29 Ren Geyiğiyle Başlayan Hikaye Beklenmedik Bir Sonuuçlandı
II. Dünya Savaşı'nın ardından Alaska'nın uzak bir köşesinde yer alan St. Matthew Adası'na, stratejik bir karar sonucu 29 ren geyiği yerleştirildi. Bu kararın ardında, savaş dönemi personelinin olası gıda ihtiyacını karşılama amacı yatıyordu. Beş erkek ve yirmi dört dişi ren geyiğinin bu ıssız adaya bırakılmasının üzerinden çok geçmeden, savaş sona erdi ve ada insan kontrolünden çıktı. Hayvanlar, kendilerini tamamen doğal koşulların insafına bırakılmış bir halde buldular. Bu durum, tarihte eşine az rastlanır bir ekolojik olayın fitilini ateşleyecekti.
St. Matthew Adası'nın coğrafi yapısı ve ekosistemi, ren geyikleri için adeta bir cennet haline geldi. Yaklaşık 330 kilometrekarelik bu ada, geyiklerin doğal düşmanları olan kurt, ayı gibi büyük yırtıcı hayvanlardan tamamen yoksundu. Bu durum, sürülerin herhangi bir dış tehdit olmaksızın özgürce çoğalmasına olanak tanıdı. Ayrıca, ren geyiklerinin temel besin kaynağını oluşturan likenler, adanın geniş alanlarını kaplıyor ve bol miktarda bulunuyordu. Bu elverişli koşullar altında, ren geyiği popülasyonu tahminlerin çok ötesinde bir hızla büyümeye başladı. Bilimsel gözlemler, bu olağanüstü nüfus artışının boyutlarını gözler önüne serdi.
Sadece on dokuz yıl gibi kısa bir sürede, adadaki ren geyiği sayısı inanılmaz bir rakama ulaştı. 1957 yılına gelindiğinde yapılan sayımlar, adada bin üç yüz elli ren geyiği olduğunu ortaya koydu. Ancak bu artış durmakla kalmadı. Sadece altı yıl sonra, yani 1963'te, adadaki ren geyiği nüfusunun yaklaşık altı bine ulaştığı belirlendi. Uzmanlar, bu denli hızlı bir büyük memeli popülasyon artışının, kaydedilmiş en çarpıcı örneklerden biri olduğunu vurguluyor. Bu durum, doğru çevresel koşullar altında doğanın ne denli hızlı bir üreme kapasitesine sahip olabileceğini gösteriyordu.
Ancak bu etkileyici büyüme hikayesi, beklenmedik ve trajik bir sonla karşılaştı. Nüfusun kontrolsüz bir şekilde artması, adanın sınırlı kaynakları üzerinde aşırı bir baskı oluşturmaya başladı. Özellikle yavaş büyüyen likenlerin büyük bir kısmı tükendi ve geyiklerin beslenme kaynakları ciddi şekilde azaldı. Bu durum, 1963 ve 1964 yıllarındaki dondurucu kış koşullarıyla birleşince, adada büyük bir felakete yol açtı. Açlık ve zorlu hava şartları nedeniyle binlerce ren geyiği kısa süre içinde hayatını kaybetti. Bu dramatik çöküş, adadaki ren geyiği popülasyonunun bir daha asla toparlanamamasına neden oldu. Nihayetinde, erkek geyiklerin de yok olmasıyla birlikte sürü tamamen ortadan kalktı. Günümüzde St. Matthew Adası'nda tek bir ren geyiği bile bulunmuyor. Bu olay, insan müdahalesinin ve sonrasındaki doğal dengenin, bir ekosistemi nasıl kökten değiştirebileceğinin ibretlik bir örneği olarak bilim dünyasında incelenmeye devam etmektedir.