3 Bin Metre Rakımda Doğal Bal: Arıcıların Zorlu Yolculuğu ve Şifa Kaynağı
Gündem

3 Bin Metre Rakımda Doğal Bal: Arıcıların Zorlu Yolculuğu ve Şifa Kaynağı

6

Van'ın Çatak ilçesinin sarp ve ulaşılması güç dağlık bölgelerinde, arıcıların olağanüstü çabasıyla elde edilen eşsiz bir bal, şifa arayanların sofralarına ulaşıyor. Yüksek rakımlı Arnos Dağı eteklerinde, doğanın kendi akışıyla ve dış müdahale olmadan üretilen bu özel bal, binbir emekle gün yüzüne çıkarılıyor. Kovanlarından ayrılan arıların, kilometrelerce uzaktaki ağaç kovuklarına yerleşerek adeta bir mucize yarattığı bu bal, yöre halkı ve Türkiye genelindeki tüketiciler tarafından büyük ilgi görüyor.

Çatak ilçesi, el değmemiş doğası ve zengin bitki örtüsü sayesinde arıcılık için ideal bir coğrafya sunuyor. Bu bölgede görev yapan Vahap Semo ve Erkan Sevinç gibi deneyimli arıcılar, ilkbahar aylarında kovanlarından ayrılan ve doğada kendi yaşam alanlarını kuran arıları takip ediyor. Arıların yerleştiği ağaç kovuklarını ve kayalıkları özenle tespit eden Semo ve Sevinç, bu doğal üretim noktalarına ulaşmak için kilometrelerce süren zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Kayalıkları aşmak, sarp yamaçlardan tırmanmak ve akarsuları geçmek bu yolculuğun ayrılmaz bir parçası.

Bu yılki keşiflerinde, 3 bin 547 metre rakımlı Arnos Dağı'nın eteklerinde, daha önce tespit edilmemiş bir arı kolonisine ait bal yuvasına ulaşmayı başardılar. Ulaştıkları noktada, arıların doğal yaşam döngüsünü bozmamak adına öncelikle duman kullanarak arıları nazikçe sakinleştiren arıcılar, ardından ağaç kovuğundaki bal peteklerini büyük bir ustalıkla çıkardılar. Elde edilen bu bal, hiçbir katkı maddesi içermeyen, tamamen saf ve doğal yapısıyla dikkat çekiyor. Yurdun dört bir yanından gelen yoğun siparişler üzerine, bu değerli ürün özenle paketlenerek alıcılara ulaştırılıyor.

Yıllardır arıcılıkla uğraşan Vahap Semo, bu özel balın önemine vurgu yaparak, "Arının olduğu yerde hayat var," diyor. Arıların ilkbaharda kovandan ayrılıp doğada yuva kurmalarının doğal bir süreç olduğunu belirten Semo, topladıkları balın adeta bir ilaç gibi görüldüğünü ifade ediyor. Bir kovuktan ortalama 3 ila 5 kilogram, bazen ise 10 kilograma kadar bal alabildiklerini dile getiriyor. Semo, arıların yaşam döngüsünü korumak adına balın tamamını almadıklarını, kışlama dönemleri için arılara yeterli miktarda bal bıraktıklarını vurgulayarak, bu hassas dengeyi gözetmenin hayati önem taşıdığını belirtiyor. Erkan Sevinç de bu zorlu doğa koşullarında yapılan toplamanın ne kadar meşakkatli olduğunu ancak elde edilen şifalı balın tüm yorgunluklarına değdiğini sözlerine ekliyor.

Paylaş

İlgili Haberler