51 Yıllık Arıcılık Serüveni: Ali Kutluer'den 1 Milyon Arıyla Doğal Bal Üretimi
Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan 57 yaşındaki Ali Kutluer, tam 51 yıldır sürdürdüğü arıcılık mesleğiyle dikkat çekiyor. Babasının 6 yaşındayken yanında başladığı bu serüven, bugün 60 kovanda yaklaşık 1 milyon 200 bin işçi arıyla devam ediyor. Kutluer, Uludağ'ın eteklerindeki zengin bitki örtüsünden topladıkları nektarla tamamen doğal kara kovan balı üretiyor. Babasından devraldığı mirası büyük bir titizlikle yaşatan Kutluer, bu mesleğin sağlığına da olumlu etkileri olduğunu vurguluyor.
Ali Kutluer'in arıcılığa olan tutkusunun kökeninde, babası Ömer Kutluer'in yaşadığı bir sağlık sorunu yatıyor. 34 yaşındayken ülser teşhisi konulan Ömer Kutluer'e, yakınları bal tüketmesini tavsiye etmiş. Düzenli bal tüketimi sonucunda rahatsızlığının geçtiğini gören Ömer Kutluer, kendi balını üretme kararı almış. Bu amaçla bir-iki kovan arı alarak arıcılığa ilk adımını atmış. O dönemde henüz 6 yaşında olan Ali Kutluer de babasına yardım ederek arıların dünyasına adım atmış ve onlarla birlikte büyümüş. Yıllar boyunca babasıyla omuz omuza çalışan Ali Kutluer, babasının vefatının ardından mesleği tek başına devralarak sürdürmeye devam etmiş. Kutluer, bu mesleği hayatının bir parçası haline getirdiğini ve sağlığını büyük ölçüde bala borçlu olduğunu ifade ediyor.
Bugün Uludağ'ın eteklerindeki arılığında 60 adet kovan bulunduran Ali Kutluer, her kovanda ortalama 20 bin işçi arı ile toplamda yaklaşık 1 milyon 200 bin kişilik devasa bir arı ordusuyla üretim yapıyor. Bölgedeki zengin ve çeşitli bitki örtüsünün arılara sunduğu geniş besin kaynağı sayesinde, 80'den fazla farklı bitkiden nektar ve polen toplayan arılar, eşsiz lezzette doğal kara kovan balı elde edilmesini sağlıyor. Kutluer, bu geleneği babasından devraldığı 51 yıl boyunca sürdürdüğünü ve her zaman en doğal yöntemleri kullandıklarını belirtiyor.
Ali Kutluer'in üretiminde öne çıkan kara kovan balının en belirgin özelliklerinden biri, peteklerin tamamen arılar tarafından, hiçbir dış müdahale olmaksızın, doğal yöntemlerle örülmesidir. Kutluer, arıcıların hazır petek kullanmadığını ve kovanların da özel bir yöntemle, genellikle ağaç gövdelerinin oyulmasıyla hazırlandığını açıklıyor. Bu geleneksel üretim biçimi, arıların kendi yuvalarını inşa etme ve balı işleme süreçlerinin tamamen doğal koşullarda gerçekleşmesini sağlıyor. Bu yıl arıların oğul verme eğilimi nedeniyle verimin yarı yarıya azaldığını, normalde tonlarca bal ürettiğini ancak bu yıl 500 kilograma düştüğünü belirten Kutluer, buna rağmen talebin yüksek olduğunu ve özellikle Eskişehir ve İstanbul gibi büyük şehirlerden yoğun sipariş aldığını dile getiriyor. Propolis, polen, arı sütü, kestane balı, çiçek balı ve çam balını harmanlayarak oluşturduğu özel karışımın ise tam bir şifa kaynağı olduğunu ekliyor.