ABD Başkanı Trump ve Netanyahu Arasındaki Gerilim Tırmanıyor
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki diplomatik temaslar, son dönemde artan bir gerilimle gündeme geliyor. Özellikle İran ile yapılan ekonomik anlaşma sonrası, Netanyahu'nun bölgedeki askeri gerilimi tırmandırma yönündeki ısrarcı tutumu, Trump yönetiminde ciddi rahatsızlığa yol açmış durumda. Kaynaklara göre, Trump'ın Netanyahu'nun sürekli savaş çağrıları ve askeri çözüm önerilerinden duyduğu memnuniyetsizlik, iki lider arasındaki telefon görüşmelerinin seyrini de olumsuz etkiledi. Trump'ın, Netanyahu'nun görüşme taleplerini ertelediği ve yaklaşan seçimlerde İsrail liderine yönelik siyasi desteğini gözden geçirebileceği konuşuluyor.
The Wall Street Journal'da yer alan bilgilere göre, Trump'ın İran ile vardığı anlaşmanın küresel bir ekonomik krizi önleme amacı taşıdığı belirtiliyor. Başkan Trump'ın, İran ile olası bir çatışmanın 1930'lardaki Büyük Buhran benzeri bir ekonomik felakete yol açabileceği endişesini taşıdığı ve bu tür bir olumsuzlukla anılmak istemediği aktarılıyor. Netanyahu'nun ise bu ekonomik kaygıları bir kenara bırakarak, bölgedeki askeri operasyonların ve çatışmaların devam etmesi yönündeki taleplerini sürdürdüğü ifade ediliyor. Bir görüşme sırasında Trump'ın, Netanyahu'ya yönelik, "Neden binaları patlatıyorsun? Bu eylemlere son vermelisin" şeklinde bir çıkış yaptığı, ancak Netanyahu'nun bu uyarıya karşılık, daha fazla binayı nasıl hedef alabileceği konusunda tartışmaya girdiği öne sürülüyor. Bu durum karşısında ABD Başkanı'nın, daha fazla dinlemeyi reddettiği belirtiliyor.
ABD Başkanı Trump'ın, yakın çevresine Netanyahu'nun kontrol edilemez bir lider olduğunu ve sürekli olarak herkesi bombalama eğiliminde olduğunu ifade ettiği iddia ediliyor. İran ile varılan mutabakat çerçevesinde, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı tamamen açma karşılığında ABD'nin uyguladığı yaptırımların kaldırılması ve petrol satışına izin verilmesi konusunda anlaştığı bilgisi paylaşıldı. İran'ın nükleer faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik müzakerelerin ise önümüzdeki 60 günlük bir süreye ertelendiği açıklandı. Bu ateşkes kararının açıklanması, askeri çözüm yanlısı oldukları düşünülen İsrailli yetkililer arasında şaşkınlık yaratmış durumda. Netanyahu'nun, bu anlaşmadaki nükleer silah hükümlerinin nasıl denetleneceğini sorguladığı ve geçmişteki tecrübelere dayanarak İranlılara güvenilmemesi gerektiğini savunduğu belirtiliyor. "Donald, bu anlaşmanın uygulanacağından nasıl emin olacağız?" sorusuna Trump'ın yanıt vermekten kaçındığı aktarılıyor.
Netanyahu'nun, Trump'ın bu yaklaşımına rağmen savaş baskısını sürdürdüğü ancak Trump'ın bu baskılara kulak asmadığı ifade ediliyor. ABD Başkanı'nın danışmanlarına, Netanyahu'nun harika bir lider olduğunu ancak bazen fazla coşkuya kapıldığını söylediği ve açıkça ondan sıkıldığını belirttiği kaydediliyor. Netanyahu'nun diplomatik çabaları sadece telefon görüşmeleriyle sınırlı kalmadı. İsrail Başbakanı, ülkesinin bu yeni anlaşma ile devre dışı bırakılacağını belirterek, Trump ile yüz yüze bir görüşme talep etti. Ancak ABD Başkanı, bu talebi beklemeye aldı. İki liderin, G-7 Zirvesi sonrasında bir araya gelmesi planlanıyor. İsrail'in etkinliğinin azaltılacağı bir anlaşma imzalanacağı duyumunu almasının ardından acil görüşme talep eden Netanyahu'ya yönelik Trump'ın, İsrail liderinin kendisinden "izin istediğini" ve bu durumun kendisi için büyük, Netanyahu için küçük bir gelişme olduğunu belirttiği aktarılıyor. Ortadoğu Enstitüsü'nden kıdemli uzman Nathan Sachs, Netanyahu'nun Trump'ın desteğini kaybetme endişesi taşıdığını ancak yine de onu İran'a yönelik bir saldırı dahil her türlü adıma ikna edebileceğini düşündüğünü belirtti. Beyaz Saray içindeki bazı yetkililer ise Netanyahu'nun, yolsuzluk davalarından sıyrılmak ve siyasi konumunu güçlendirmek amacıyla bölgedeki gerilimi ve olası bir savaşı kullanmaya çalıştığı yönünde görüşler dile getiriyor. Sonbaharda yapılacak seçimlerde çoğunluğu elde edemeyeceği tahmin edilen Netanyahu'ya, daha önce yolsuzluk davaları için af çağrısı yapan Trump'ın bu kez destek vermesinin beklenmediği ifade ediliyor.