ABD Kamu Borcu Rekor Kırdı: 40 Trilyon Dolar Sınırını Aştı
Amerika Birleşik Devletleri, ekonomik tarihinde daha önce hiç görülmemiş bir dönüm noktasına ulaşarak kamu borcu miktarında 40 trilyon dolar sınırını geride bıraktı. Bu tarihi zirveye ulaşılmasında, artan savunma harcamaları, uygulanan geniş çaplı vergi indirimleri ve küresel kriz dönemlerinde devreye alınan trilyonlarca dolarlık mali destek paketlerinin bütçe açıklarını derinleştirmesi etkili oldu. Yüksek faiz oranlarının getirdiği maliyetlerin de artmasıyla birlikte, son çeyrek asırda yaklaşık yedi katına çıkan borç yükü, hem ABD ekonomisi hem de küresel finans piyasaları üzerinde önemli bir baskı oluşturmaya başladı.
ABD Hazine Bakanlığı tarafından derlenen veriler, ülkenin borçlanma eğilimindeki çarpıcı artışı gözler önüne seriyor. Ağustos 2001'de yaklaşık 5,8 trilyon dolar civarında seyreden kamu borcu, Afganistan ve Irak gibi askeri operasyonlara ayrılan ek savunma bütçeleri ve vergi politikalarındaki değişiklikler nedeniyle hızla yükseldi. Bu faktörlerin etkisiyle 2008 yılında borç miktarı ilk kez 10 trilyon doları geçti. Küresel finansal sistemin çöküşünü önlemek amacıyla uygulanan kurtarma programları da bu yükselişi daha da hızlandırdı. Ardından gelen yıllarda borçlanma hız kesmeden devam etti ve 2017'de 20 trilyon dolar seviyesine ulaşıldı. Tüm dünyayı etkisi altına alan ve enflasyonist baskıları artıran yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde de devlet harcamalarının artmasıyla birlikte, 2022'nin başlarında borç 30 trilyon doları aşarak önemli bir eşiği geçti. Salgın sonrası dönemde de artan kamu ve savunma harcamaları, borç yükünü daha da artırdı.
Yılın başında yaklaşık 38,4 trilyon dolar olan ABD'nin toplam kamu borcu, son olarak 18 Ağustos itibarıyla 40 trilyon 47 milyar dolara çıkarak rekor kırdı. Dikkat çekici bir diğer nokta ise, borcun 30 trilyon dolardan 40 trilyon dolara ulaşması için gereken sürenin yaklaşık 4,5 yıl gibi kısa bir zaman dilimine denk gelmesi. Bu durum, borçlanma hızındaki tarihi ivmeyi ve bu ivmenin ne denli hızlandığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Son 25 yıllık periyotta kamu borcunun yaklaşık yedi katına çıkması, ülkenin mali yapısındaki köklü değişimleri ve artan yükümlülükleri simgeliyor. Bu durum, gelecekteki mali politikalar ve ekonomik istikrar açısından önemli soruları da beraberinde getiriyor.
Ekonomistler, kamu borcundaki bu hızlı artışın ardında yatan çok sayıda faktör bulunduğunu belirtiyor. Bunlar arasında, artan faiz maliyetleri, yaşlanan nüfus yapısının getirdiği sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarındaki yükseliş, gelir ve gider dengesizlikleri, uygulanan vergi indirimlerinin kamu gelirlerini azaltması ve ekonomik kriz anlarında devreye sokulan teşvik programları öne çıkıyor. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadele amacıyla uyguladığı sıkı para politikası ve yüksek faiz oranları, Hazine'nin borçlanma maliyetini ciddi şekilde artırdı. Geniş çaplı vergi indirimleri kamu gelirlerini baskılarken, savunma ve sosyal programlara yapılan devam eden harcamalar yapısal bütçe açıklarını kalıcı hale getirdi. Küresel finansal kriz ve salgın sonrası dönemde uygulanan trilyonlarca dolarlık doğrudan mali destekler de borç seviyesini daha da yukarı çekti. Mali yılın ilk 10 ayında bütçe açığının ve net faiz giderlerinin rekor seviyelere ulaşması, bu trendin devam edeceğine işaret ediyor.
ABD'nin kamu borcunun Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya (GSYH) oranı, 2020'nin ikinci çeyreğinde yüzde 132,7 gibi rekor bir seviyeye ulaşmış olsa da, 2023'ün ilk çeyreğinde yüzde 115,6'ya kadar gerilemişti. Ancak bu yılın ilk çeyreği itibarıyla bu oran yeniden yüzde 122,6'ya yükseldi. İlginç bir şekilde, ABD'nin kamu borcu ilk kez 2012 yılında ülke ekonomisinin toplam büyüklüğünü aşmıştı. Bu durum, borcun milli gelirle olan ilişkisinin karmaşıklığını ve ekonomik büyümenin borç artışını dengeleyemediği zamanları gösteriyor.
Artan kamu borcu, yapay zeka altyapısı gibi alanlara yönelik yoğun kurumsal borçlanma, jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların tetiklediği enflasyon endişeleri gibi nedenlerle ABD Hazine tahvili faizlerinde de yükseliş eğilimi devam ediyor. Küresel ekonomik belirsizlik ortamında yatırımcıların daha yüksek risk primi talep etmesi de bu faiz artışlarını destekliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın görevdeki ilk döneminde bir miktar gerileyen uzun vadeli Hazine tahvili faizleri, son dönemdeki jeopolitik gelişmeler ve artan enflasyon beklentileriyle yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyelerine yaklaştı. Bu durum, tahvil piyasasında baskıyı artırırken, Hazine Bakanlığı'nın tahvil geri alım operasyonlarını iki katına çıkarma kararı gibi adımlar, geçici bir rahatlama sağlamayı amaçlıyor. Ancak ekonomistler, bu tür müdahalelerin kalıcı bir çözüm sunmadığını ve ABD'nin devasa bütçe açıklarının yakın vadede kapanmayacağına dair işaretlerin zayıf olduğunu belirtiyor.
Sorumlu Federal Bütçe Komitesi'nin (CRFB) verilerine göre, ABD kamu borcu son 5 aydan kısa bir süre içinde 1 trilyon dolar arttı. CRFB Başkanı Maya MacGuineas, toplam borcun son 10 yılda ikiye, 20 yıldan kısa bir sürede ise dörde katlandığını vurguladı. MacGuineas, ABD'nin toplam borcunun 1981'de ilk kez 1 trilyon dolara ulaşmasının yaklaşık 200 yıl sürdüğüne dikkat çekerek, günümüzde ise sadece borç faiz ödemeleri için bu miktarın çok daha fazlasının harcandığını belirtti. Kamu borcunun ülke ekonomisinin büyüklüğünü aşmış olması ve bütçe açığının milli gelire oranının hedeflenen seviyenin iki katına çıkması endişe verici bir tablo çiziyor. MacGuineas, borcun sadece resmi kayıtlarda yer alan bir rakam olmadığını, ekonominin genelinde hissedildiğini ve sonuçlarının halkın cebine yansıyacağını, enflasyonu körükleyebileceğini, diğer öncelikleri göz ardı etmeye zorlayabileceğini ve ülkeyi acil durumlara karşı daha savunmasız hale getirebileceğini ifade etti. Mali gidişatın düzelmesinin zaman alacağını ancak yeni borçlanmayı durdurma taahhüdünün önemli bir ilk adım olacağını belirten MacGuineas, seçilmiş yetkililerin acil harekete geçmesi gerektiğini ve ülkenin bu tür kritik dönüm noktalarını ne kadar daha kaldırabileceğinin belirsiz olduğunu sözlerine ekledi.