ABD Merkez Bankası Faizleri Sabit Tuttu: Altın ve Gümüş Yükselişte
Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed), temmuz ayı olağan toplantısının ardından merakla beklenen faiz kararını duyurdu. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tarafından alınan kararda, politika faizi aralığının mevcut seviyesi olan yüzde 3,50 ile 3,75 arasında sabit tutulması yönünde oy birliği sağlanamadı. Ancak çoğunluk, faizlerde herhangi bir değişikliğe gidilmemesi kararını destekledi. Bu karar, piyasaların genel beklentileriyle uyumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.
Fed'in faizleri mevcut bandında tutma kararı, küresel finans piyasalarında anında yankı buldu. Özellikle altın ve gümüş gibi değerli metallerin fiyatlarında belirgin bir yükseliş gözlemlendi. Faiz kararı öncesinde 4 bin 43 dolar civarında seyreden ons altın, karar sonrası hızla yükselişe geçerek 4 bin 85 dolar seviyesine ulaştı. Bu yükseliş trendi devam ederek, saat 21:54 itibarıyla yüzde 2'ye yakın bir artışla 4 bin 109 dolara kadar tırmandı. Gram altın da ons altındaki bu ivmelenmeden nasibini alarak, karar öncesi 6 bin 160 liradan, saat 21:54'te 6 bin 260 liraya yükselerek yatırımcısına yaklaşık yüzde 2'lik bir getiri sağladı.
Değerli metallerdeki bu yükseliş eğilimi gümüş fiyatlarına da yansıdı. Faiz kararı öncesinde 57,90 dolar seviyesinde bulunan ons gümüş, karar sonrası 58,90 dolara yükseldi. Ardından saat 21:54 itibarıyla yüzde 2'den fazla bir artışla 59,26 dolar seviyesine ulaştı. Öte yandan, dolar endeksi ise Fed'in faiz kararının ardından önemli bir düşüş yaşayarak saat 21:54'te 100,87 puana kadar geriledi. Bu durum, doların küresel ölçekteki değer kaybına işaret ediyor.
FOMC'nin toplantı tutanaklarında, komite üyelerinin üçte birinin faiz artışı yönünde oy kullandığı dikkat çekti. Bu durum, artan enflasyonla mücadelede daha sıkı para politikası uygulanması gerektiği yönündeki görüşlerin komite içinde giderek güçlendiğini gösteriyor. Özellikle Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack ve Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari'nin 25 baz puanlık bir faiz artışı lehine oy kullanması, gelecekteki olası faiz artırımlarının sinyalini veriyor. Bu durum, özellikle Mayıs ayında göreve başlayan Fed Başkanı Kevin Warsh'ın para politikası stratejisi açısından önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh, toplantı sonrası yaptığı açıklamalarda, ekonominin dikkat çekici bir dayanıklılık gösterdiğini ve komitenin fiyat istikrarını sağlama konusundaki kararlılığını yineledi. Warsh, enflasyona yönelik örtük bir hedef olmadığını, tek hedefin yüzde 2 olduğunu belirtti. Ancak, son beş yılda yaşanan yüksek enflasyonun, Fed'in örtük hedefinin yüzde 2'nin üzerinde olduğuna dair zor silinecek bir algı yarattığını kabul etti. Warsh, piyasaların açıklanan verilere anlık tepki verdiğini ve gerektiğinde adım atmaktan çekinmeyeceklerini ifade etti. Ayrıca, sermaye harcamalarının etkilerinin tahmin edilmesinin zor olduğunu, ancak nominal ve reel tahvil getirilerinde belirgin yükselişler yaşandığını kaydetti. Warsh, para politikası araçlarının ve stratejilerinin gözden geçirildiğini, tahvil piyasasının ekonominin güçlü ve istikrarlı olduğuna dair sinyaller verdiğini söyledi.
Warsh, fiyat istikrarını sağlama gücüne sahip oldukları konusunda geniş bir mutabakat olduğunu vurgularken, faiz kararına karşı çıkan üç üyenin oyunu 'iyi bir aile içi tartışma' olarak nitelendirdi. Haziran ayı çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisinin alınan karara önemli bir etkisi olmadığını belirtti. Faiz oranlarının 42 gün öncesine göre daha yüksek olduğunu da ekledi. Piyasanın gelişmelere çok daha doğrudan tepki verdiğini gözlemlediğini söyleyen Warsh, tek bir veri noktasına aşırı ağırlık verilmediğini ve zorlu konularda geniş bir mutabakat bulunduğunu ifade etti. Warsh, bu dönemi temkinli bir değerlendirme dönemi olarak gördüğünü ve yüzde 2 enflasyon hedefine ulaşılacağına inandığını, enflasyon yüksek kalırsa faiz oranlarının çözümün bir parçası olabileceğini sözlerine ekledi.