ABD'de Benzin Fiyatları Tarihi Zirvede: Galon Başına 4 Dolar Aşıldı
Amerika Birleşik Devletleri'nde, yaklaşan Emek Günü (Labor Day) tatili öncesinde akaryakıt fiyatlarında benzeri görülmemiş bir artış yaşandı. Orta Doğu'daki askeri tansiyonun yükselmesi ve küresel çapta rafineri operasyonlarında yaşanan aksaklıklar, benzin fiyatlarını tüm zamanların en üst seviyesine taşıdı. Amerikan Otomobil Birlikleri (AAA) tarafından yayımlanan en güncel verilere göre, 5 Eylül tarihi itibarıyla ülke genelinde ortalama kurşunsuz benzinin galon fiyatı 4,15 dolara ulaştı. Bu durum, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 1 dolarlık bir artış anlamına geliyor ve ABD tarihinde ilk kez bir Emek Günü hafta sonunda ortalama galon fiyatının 4 dolar seviyesini aşması olarak kayıtlara geçti. Bu alandaki önceki rekor, 3 Eylül 2012 tarihinde 3,82 dolar olarak belirlenmişti.
Piyasa gözlemcileri, tatil süresince ülke genelindeki ortalama fiyatların 4,03 dolar civarında seyretmesini bekliyor ve bu rakamların geçmişteki zirveleri belirgin bir şekilde geride bırakacağı öngörülüyor. Eyaletler arasındaki fiyat farklılıkları ise dikkat çekici boyutlara ulaştı. AAA'nın verilerine göre, en yüksek ortalama fiyat 5,83 dolar ile Kaliforniya eyaletinde gözlemlenirken, bu eyaleti 5,50 dolarla Washington ve 5,40 dolarla Hawaii takip etti. Oregon, Alaska ve Nevada gibi eyaletlerde ise fiyatlar 4,90 dolar seviyesine yaklaşırken, en düşük ortalama fiyat 3,43 dolarla Indiana'da kaydedildi. Bu büyük farklılıklar, tüketicilerin bulundukları coğrafyaya göre önemli ölçüde değişen yakıt maliyetleriyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor.
Akaryakıt maliyetlerindeki bu artışlar, sadece karayolu kullanıcılarını değil, aynı zamanda havayolu yolcularını da olumsuz etkiledi. AAA tarafından yapılan rezervasyon analizleri, iç hatlarda gidiş-dönüş uçak biletlerinin ortalama fiyatının geçen yıla göre yüzde 2'lik bir artışla 750 dolara yükseldiğini ortaya koydu. Özellikle yoğun talep gören popüler iç hat güzergahlarında bilet fiyatları yüzde 20'lik bir artışla ortalama 800 dolara yaklaştı. Buna karşılık, uluslararası uçuşlarda ise bilet fiyatlarında ortalama yüzde 4'lük bir düşüş yaşandığı belirtildi. Bu durum, küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların ve jeopolitik faktörlerin havayolu taşımacılığı maliyetlerini nasıl etkilediğine dair önemli bir gösterge sunuyor.
Yaz sezonunun sona ermesiyle birlikte talebin düşmesi beklenirken, yüksek ham petrol maliyetleri bu beklentiyi gölgede bıraktı. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki devam eden gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki olası sevkiyat aksaklıklarına dair endişeler, petrolün varil fiyatını 90 doların üzerine çekti. Ayrıca, Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırıları, dünya genelinde işlenmiş yakıt arzını daraltan önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu jeopolitik gelişmeler, küresel enerji piyasalarındaki istikrarsızlığı artırarak akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş eğilimini destekliyor. Bu durum karşısında ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA), ülke içi rafinerilerin yüzde 98'lik rekor bir kapasiteyle çalıştığını duyurdu. Başkan Donald Trump yönetimi, piyasadaki baskıyı hafifletmek amacıyla yabancı gemilerin ABD limanları arasında yakıt taşımasına izin veren Jones Yasası'na yönelik muafiyeti 15 Kasım'a kadar uzattı. Çevre Koruma Ajansı (EPA) ise yaz dönemi benzin karışımı zorunluluğunu erken kaldırarak piyasaya ek arz sağlama yoluna gitti. Ancak bu çabalara rağmen, ABD'deki benzin stokları 1,2 milyon varil azalarak son beş yılın mevsimsel ortalamasının yüzde 6 altında kalmaya devam ediyor. Bu durum, arz ve talep arasındaki dengesizliğin sürdüğünü ve fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının devam etme potansiyelini gösteriyor.