ABD'den İran Nükleer Anlaşması İçin Kritik Hamle: Teknik Kadro Toplandı
Amerika Birleşik Devletleri'nin İran ile yürüttüğü nükleer müzakerelerde önemli bir aşamaya gelindiği belirtiliyor. Bu kapsamda, Başkan Donald Trump'ın önde gelen temsilcileri Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'ın, Tennessee eyaletinde bulunan Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı'nda son derece gizli bir toplantı gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Toplantının ana gündem maddesi, İran ile gelecekte imzalanması muhtemel bir nükleer anlaşmada görev alacak teknik uzman ekibinin oluşturulması ve hazırlıklarının yapılmasıydı.
Beyaz Saray'a yakın kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, Witkoff ve Kushner, nükleer programlar konusunda uzmanlaşmış yaklaşık yüz kişilik bir teknik ekiple bir araya gelerek, olası bir anlaşmanın hayata geçirilmesi için gereken teknik detayları ve stratejileri masaya yatırdı. Bu ekibin, İran'ın nükleer varlıklarının denetlenmesi, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının yönetimi ve olası yaptırımların kaldırılması gibi hassas konularda kilit rol oynaması bekleniyor. Toplantının amacı, müzakereler olumlu sonuçlandığı takdirde, sürecin teknik altyapısının eksiksiz bir şekilde hazır bulundurulması.
Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı, Amerika'nın nükleer teknoloji ve uranyum işleme konusundaki en yetkin isimlerine ev sahipliği yapan stratejik bir tesis olarak biliniyor. Bu durum, Beyaz Saray'ın konuya verdiği önemi ve uzman ekibin seçimindeki titizliği gözler önüne seriyor. Görüşmelerin son aşamaya geldiği ancak nihai bir mutabakatın henüz garanti altında olmadığı ifade ediliyor. Ancak bu hazırlıklar, Washington yönetiminin konuya ne kadar ciddiyetle yaklaştığını ve her ihtimale karşı hazırlıklı olma gayretini simgeliyor. Bir ABD'li yetkili, toplantının bir anlaşma garantisi olmadığını ancak müzakerelerin geldiği ciddiyet seviyesini gösterdiğini belirtti.
İkinci aşamaya geçilmesi halinde, bu uzman ekip İran'ın nükleer malzemelerinin imhası için detaylı planlar hazırlayacak. Ayrıca, ülkenin uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve uluslararası denetim süreçlerinin organize edilmesi de bu ekibin görevleri arasında yer alacak. Ekipteki bazı kilit isimlerin, daha önceki nükleer müzakerelerde de Kushner ve Witkoff ile birlikte çalıştığı biliniyor. Bu durum, ABD'nin en deneyimli nükleer uzmanlarından oluşan bir kadro ile İran ile yapılacak böylesine hassas bir anlaşmanın teknik inceliklerine hakimiyetini pekiştiriyor. Beyaz Saray'dan olumlu sinyaller gelse de, Tahran yönetiminin kendi içindeki farklı görüşler, sürecin ilerleyişini belirsizliğe sürükleyebiliyor.
Son günlerdeki gelişmelere bakıldığında, Witkoff ve Kushner'ın İranlı muhataplarıyla 60 günlük bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde anlaştığı öğrenildi. Bu taslak metin, ateşkesin uzatılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, İran'ın petrol satışlarına izin verilmesi ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının belirlenen sınırlar dahilinde tutulması gibi maddeleri içeriyor. Ancak Başkan Trump'ın bu taslak üzerinde iki önemli değişiklik talep ettiği ve İran'ın da kendi düzeltmelerini sunacağı belirtiliyor. Trump'ın, zenginleştirilmiş uranyumun seyreltilmesi için 60 günlük bir süre isterken, İran'ın bu sürenin 90 gün olmasını talep etmesi, müzakerelerde önemli bir pürüz olarak öne çıkıyor. Ayrıca, dondurulmuş milyarlarca dolarlık İran fonlarının ne zaman serbest bırakılacağı konusu da ayrı bir anlaşmazlık noktası oluşturuyor. İran'dan gelen açıklamalarda, fon konusundaki anlaşmazlığın müzakereleri tamamen tıkadığı ve topun artık ABD yönetiminin sahasında olduğu ifade ediliyor.