ABD'nin Ekonomik Baskısı Çin'in Enerji Sektörünü Sarsıyor
Dünya

ABD'nin Ekonomik Baskısı Çin'in Enerji Sektörünü Sarsıyor

2

Amerika Birleşik Devletleri, İran'a uyguladığı ekonomik yaptırımları genişleterek, Tahran yönetimiyle ticari faaliyetlerini sürdüren ülkeleri küresel dolar bazlı finansal sistemin dışına itmekle tehdit ediyor. Bu durum, özellikle İran petrolünün en büyük alıcısı konumundaki Çin üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Başkan Donald Trump'ın talimatıyla İran ekonomisini hedef alan yaptırımların kapsamının genişletildiğini doğruladı. Washington yönetimi henüz en sert tedbirleri uygulamaktan kaçınsa da, İran ile ticari ilişkilerini sürdürme eğiliminde olan ülkelere yönelik uyarılarını artırdı. Bessent, İran ile iş yapmaya devam eden ülkelerin, küresel finans sisteminin dışında kalma riskiyle karşı karşıya kalacaklarını açıkça ifade etti.

ABD'nin bu politik hamlesi, özellikle Çin'in enerji piyasasını derinden etkiliyor. Çin, İran'dan büyük miktarlarda ham petrol alımı gerçekleştiriyor ve bu petrolü, genellikle 'çaydanlık' olarak adlandırılan bağımsız rafinerilerinde işleyerek akaryakıt üretiyor. Ancak ABD'nin Temmuz ortasında başlattığı ve İran limanlarını hedef alan ablukayı sıkılaştırması, Çin'e ulaşan petrol miktarında belirgin bir düşüşe neden oldu. Gemi takip verileri, İran'dan Çin'e yapılan ham petrol ihracatının son aylarda kademeli olarak azaldığını gösteriyor. Özellikle ABD'nin İran ile olan gerilimlerin tırmanmasının ardından liman ablukasını yenilemesiyle birlikte, sevkiyat hacimlerinde daha da keskin düşüşler yaşandı. Bu durum, 'çaydanlık' olarak bilinen Çinli bağımsız rafinerileri doğrudan hedef alıyor.

İran petrolünün ana alıcıları olan ve ucuz ham petrolü işleyerek benzin ve motorin gibi nihai ürünlere dönüştüren Çinli bağımsız rafineriler, mevcut durumda ciddi bir darboğazla karşı karşıya. Çin'in büyük ölçekli, devlete ait rafinerileri, uluslararası dolar bazlı finansal sistemle uyumlarını sürdürmek amacıyla 2019 yılından bu yana İran petrolünü işlemeyi bırakmışken, iç pazara yönelik çalışan bu bağımsız rafineriler, yaptırımları delerek faaliyetlerine devam ediyordu. Ancak ABD'nin artan baskısı, bu şirketlerin tedarik zincirlerini olumsuz etkiliyor. Geçmişte yaptırımları aşmayı başaran bu rafineriler, şimdi yeni bir Amerikan yaptırım dalgasıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Trump yönetiminin göreve gelmesinden bu yana artan baskı, küçük rafineriler ve nakliye şirketleri üzerinde yoğunlaşmış durumda. Nisan ayında bazı rafineri ve nakliye şirketlerine yönelik yaptırımlar uygulanmış, ancak bu şirketler İran petrolü aldıklarını reddetmişti. ABD Hazine Bakanı Bessent'in Çin bankalarına yönelik açık uyarısı, yaptırımların küresel çapta uygulanabilirliğini vurguluyor.

Pekin yönetimi ise ABD'nin bu yaptırım ve baskı taktiklerine karşı sert bir duruş sergiliyor. Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tek taraflı yaptırımların sonuç vermeyeceği ve Pekin'in kendi ulusal çıkarlarını korumak için gerekli tüm adımları atacağı belirtildi. Çin, gerilimin diplomatik ve siyasi yollarla çözülmesi gerektiğini savunuyor. İran Ekonomi Bakanı Ali Madanizadeh de, Çin ve Rusya gibi ülkelerin ABD'nin aldığı önlemleri kabul etmediğini ve diğer ülkelerin de bu baskıya direneceğini öngördüğünü ifade etti. Madanizadeh, ABD'nin ekonomik terör saldırısı başlatma hedefinde olduğunu ancak İran'ın da kendi savunma mekanizmalarına sahip olduğunu ve uluslararası oyunun kurallarını bildiğini dile getirdi. Uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında planlanan kritik görüşmeler öncesinde, Washington yönetiminin Çin bankalarına yaptırım uygulama ve Pekin'in stratejik mineral ihracatına karşı misilleme yapma konularında temkinli davrandığını değerlendiriyor.

Paylaş

İlgili Haberler