Adana ve Çevresinde Sarsıntılar: Uzman Görüşleri ve Beklentiler
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, öğleden sonra 14.19 ile 14.43 saatleri arasında peş peşe üç deprem kaydedildi. Bu sarsıntıların ikisi Adana ilinde, biri ise Osmaniye ilinde gerçekleşti. Depremlerin büyüklükleri sırasıyla 4.8, 4.9 ve 5.2 olarak ölçüldü. Meydana gelen bu sarsıntılar, Adana başta olmak üzere Gaziantep, Mersin, Kahramanmaraş, Hatay ve Osmaniye gibi çevre illerde de hissedildi. Bölgedeki milyonlarca vatandaş, yaşanan ani hareketlilik nedeniyle büyük bir endişe ve korku yaşadı.
Yaşanan bu sarsıntıların ardından gözler, deprem uzmanlarının değerlendirmelerine çevrildi. Deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Sözcü TV'de katıldığı bir programda, Adana ve çevresindeki güncel sismik durumu değerlendirdi. Üşümezsoy, bölgede yakın gelecekte büyük çaplı bir depremin beklenmediği yönünde görüş belirtti. Ancak, küçük çaplı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Üşümezsoy, bölgedeki fay hatlarının karmaşık yapısına dikkat çekerek, "Bu yukarıdan Çardak'tan ve Göksun'dan gelen fay Adana havzasına doğru gidiyordu. Yani bu bahsettiğimiz bölgede. Havza yükselmiş, çatı olarak gelmiş ama birbirini kesen onlarca fay var ve bu onlarca fayı doğru baktığımız zaman. Bol bol deprem olur, çok sayıda deprem olur ama büyük momentte deprem olmaz noktasına geliyor." şeklinde konuştu. Uzman, bölgedeki hareketliliğin tek bir ana fay hattına yüklenmediğini, aksine birbirini kesen çok sayıda fayın bulunduğunu vurguladı.
Üşümezsoy, özellikle 6 Şubat'taki büyük depremlerden bu yana bölgede elli ila altmış civarında deprem saydığını belirtti. Bu durumun, ana fay hatlarının üzerindeki gerilimi artırabileceğini ancak doğrudan büyük bir deprem beklentisinin düşük olduğunu ifade etti. Uzman, "Çevresinde depremler olursa, o depremler büyük fayı yırtarak işte altılık, altı buçukluk Yedik deprem yapabilir. Onun yapıştırdığı yüzeyin büyüklüğüne bağlı. O yüzeyin büyüklüğünü anlamak için de fayların biçimini tam koymamız gerekiyor." diyerek, olası bir büyük depremin tetiklenmesi durumunda fayın yüzey büyüklüğünün belirleyici olacağını ve bu durumu anlamak için fayların geometrisinin detaylı incelenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.