Adana ve Osmaniye'de 20 Dakikada 3 Sarsıntı: Uzmanlar Değerlendiriyor
Gündem

Adana ve Osmaniye'de 20 Dakikada 3 Sarsıntı: Uzmanlar Değerlendiriyor

2

Adana'nın Saimbeyli ilçesi, kısa aralıklarla meydana gelen üç ayrı depremle güne sarsıntılı başladı. İlk olarak saat 14.19'da Richter ölçeğine göre 4.8 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Yerin yaklaşık 8 kilometre derinliğinde gerçekleşen bu deprem, bölgedeki birçok yerleşim yerinde hissedildi. AFAD tarafından yapılan açıklamada, depremin ardından olumsuz bir ihbarın bulunmadığı belirtildi. Kandilli Rasathanesi ise depremin büyüklüğünü 4.8, derinliğini ise 5 kilometre olarak duyurdu.

İlk depremin şokunu atlatamadan, saat 14.36'da Saimbeyli merkezli ikinci bir deprem daha meydana geldi. Bu kez büyüklüğü 4.9 olarak ölçülen sarsıntının derinliği ise yaklaşık 8.7 kilometre olarak açıklandı. Art arda gelen bu iki deprem, bölge halkında endişeye neden oldu. Ancak yetkililerden alınan ilk bilgiler, can ve mal kaybı yönünde herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı yönünde oldu. Adana Valisi Mustafa Yavuz, acil çağrı merkezlerine olumsuz bir ihbar ulaşmadığını ve ekiplerin saha taramalarına devam ettiğini bildirdi.

Adana'daki sarsıntıların ardından gözler komşu illere çevrildi. Nitekim, ilk iki depremden kısa bir süre sonra, saat 14.50 sularında Osmaniye'nin Sumbas ilçesinde Richter ölçeğine göre 5.2 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Bu deprem, bölgedeki sismik hareketliliğin devam ettiğini gösterdi. İçişleri Bakanı, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve tüm ilgili birimlerin sahada tarama çalışmalarını sürdürdüğünü, şu an için olumsuz bir durum olmadığını belirtti. Bakan, etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, ülkenin afetlerden korunması temennisinde bulundu.

Bölgede meydana gelen bu üç deprem, bilim dünyasının da dikkatini çekti. Deprem bilimci Prof. Dr. Okan Tüysüz, üç sarsıntının farklı aktivitelere ve konumlara sahip olduğunu belirtti. Bu tür durumların bazen deprem fırtınaları şeklinde görülebileceğini ancak kesin bir yorum için etkinliğin izlenmesi gerektiğini söyledi. Tüysüz, bu büyüklükteki depremlerin daha büyük depremleri tetikleme olasılığının düşük olduğunu ancak artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceğini ekledi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise bölgedeki çok sayıda fay hattına dikkat çekerek, bol miktarda ancak genellikle daha küçük magnitüdlü depremlerin beklenebileceğini ifade etti. Prof. Dr. Ahmet Ercan ise Adana'daki depremlerin bir gerginlik boşalması olduğunu ve 6 Şubat depremleri sonrası bölgeye kayan gerilimin bir göstergesi olabileceğini belirtti. Ercan, bu tür depremlerin yeni ve daha büyük bir ana depremin öncüsü olup olamayacağı sorusuna kesin yanıt verilemeyeceğini, ancak bu olasılığın jeofizikçiler için sürpriz olmayacağını dile getirdi.

Paylaş

İlgili Haberler