Ağır Hasarlı Araçlarda Yeni Dönem: 1 Temmuz'da Yürürlüğe Giren Düzenlemeler
Türkiye'de ikinci el araç piyasasında önemli bir dönüm noktası olacak yeni düzenlemeler, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren uygulamaya konulacak. Son günlerde kamuoyunda yer alan ve ağır hasarlı veya pert olarak nitelendirilen araçların satışının tamamen yasaklanacağına dair çıkan haberler gerçeği yansıtmıyor. Getirilen düzenleme, araçların doğrudan satışını engellemek yerine, hasar tespit süreçlerinin standardize edilmesi, sigorta işlemlerinin şeffaflaştırılması ve tazminat ödeme mekanizmalarının yeniden yapılandırılması üzerine odaklanıyor. Bu kapsamda, araçların geçmişte yaşadığı hasarların kaydı daha detaylı tutulacak ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) veri tabanı üzerinden erişilebilir hale getirilecek. Amaç, araç sahiplerinin ve potansiyel alıcıların araçların gerçek durumu hakkında daha net bilgiye sahip olmasını sağlamak ve piyasadaki belirsizlikleri ortadan kaldırmak.
Yeni kurallar çerçevesinde, ağır hasarlı veya pert olarak sınıflandırılan araçlar için sigorta şirketlerinden tazminat alınabilmesi için ek bir şart getiriliyor. 1 Temmuz sonrası süreçte, sigorta şirketleri tarafından tazminat ödemesi yapılabilmesi için araç sahibinin, aracın trafikten çekildiğini resmi olarak belgeleyen tescil belgesini sigorta şirketine ibraz etmesi zorunlu hale gelecek. Bu belge olmadan, yani araç trafikten çekilmemişse, sigorta şirketi tarafından herhangi bir tazminat ödemesi gerçekleştirilmeyecek. Bu adım, hem piyasadaki kayıt dışılığı azaltmayı hem de sigorta sisteminin daha kontrollü işlemesini hedefliyor. Araç sahiplerinin bu yeni prosedürü dikkatle takip etmesi ve gerekli belgeleri zamanında sunması büyük önem taşıyor.
Hasar tespit süreçlerinde de önemli sıkılaştırmalara gidiliyor. Yapılacak yeni düzenlemeye göre, bir aracın rayiç değerinin yüzde 60'ını aşan bir hasar tutarına ulaşması durumunda, o araç ağır hasarlı olarak kabul edilecek. Bununla birlikte, hasar oranı yüzde 60'ın altında kalsa bile, eğer aracın şasi, tavan, hava yastığı sistemleri veya ana elektrik aksamı gibi hayati önem taşıyan kritik parçalarında ciddi bir hasar meydana gelmişse, oran şartı aranmaksızın araç ağır hasar kaydıyla işlem görebilecek. Bu değişiklik, araçların güvenliği açısından kritik olan unsurların korunmasını ve bu tür hasarların daha görünür kılınmasını amaçlıyor. Böylece, sadece maddi değer kaybı değil, aynı zamanda aracın yapısal bütünlüğü ve güvenliği de ön planda tutulacak.
Kamuoyunda yanlış anlaşılan genel bir satış yasağı söz konusu değil. Ağır hasarlı olarak kayıtlara geçen araçların mevcut yasal mevzuat çerçevesinde alım satım işlemleri devam edebilecek. Ancak bu süreçlerde daha önceki dönemlere kıyasla çok daha sıkı denetimler ve şeffaflık esas alınacak. Ekspertiz raporlarının doğruluğu, hasar kayıtlarının güncelliği ve yapılan işlemlerin resmi kayıt altına alınması konularında titiz bir yaklaşım sergilenecek. Sektör uzmanları, bu düzenlemelerin ikinci el araç piyasasında güven ortamını pekiştireceğini, alıcıların araçların geçmişini daha net görebilmelerini sağlayarak daha bilinçli yatırım kararları almalarına yardımcı olacağını ifade ediyor. Bu yeni dönem, hem araç sahipleri hem de alıcılar için daha güvenli ve şeffaf bir ikinci el piyasası vaat ediyor.