Kılıçdaroğlu'ndan Demirtaş Hakkında Yeni Açıklama: Pişmanlık ve Özgürlük Vurgusu
Gündem

Kılıçdaroğlu'ndan Demirtaş Hakkında Yeni Açıklama: Pişmanlık ve Özgürlük Vurgusu

7

CHP'deki görev değişikliğinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın durumuyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Daha önce Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması yönündeki oyuna ilişkin 'Pişman değilim' şeklindeki sözleri kamuoyunda geniş yankı uyandırmış ve eleştirilere neden olmuştu. Bu tepkiler üzerine Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili ikinci bir açıklama yaparak sözlerinin arkasındaki düşünceleri netleştirmeye çalıştı.

Gazeteci Aytunç Erkin aracılığıyla kamuoyuna duyurulan açıklamada Kılıçdaroğlu, önemli bir siyasi figür olan Selahattin Demirtaş'ın uzun yıllardır siyasi gerekçelerle cezaevinde tutulmasından derin bir üzüntü duyduğunu ifade etti. Bir televizyon programında sarf ettiği sözler nedeniyle Demirtaş üzerinden yürütülen tartışmaların doğru olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, bu durumun Demirtaş'ın üzerinden siyasi çıkar devşirme çabası olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Hiç kimsenin özgürlüğünün siyasetin bir malzemesi olamayacağının altını çizdi.

Kılıçdaroğlu, açıklamasına devam ederek, eğer bu konuda bir samimiyet testi yapılacaksa, Demirtaş'ı siyasi bir malzeme haline getirmek yerine, bir dakika dahi olsa cezaevinde tutulmasına topluca karşı çıkılması gerektiğini savundu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından verilen kararların dikkate alınarak Selahattin Demirtaş'ın derhal serbest bırakılması ve özgürlüğüne kavuşması gerektiğini güçlü bir dille ifade etti. Bu çerçeve dışındaki tüm tartışmaların, yapay bir gündem oluşturma çabası olduğunu ve Demirtaş'a zarar verdiğini sözlerine ekledi.

Bu yeni açıklamalar, Kılıçdaroğlu'nun Selahattin Demirtaş konusundaki duruşunun zaman içinde nasıl evrildiğini ve hukuki süreçlerin siyasi tartışmalar üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Kılıçdaroğlu'nun, Demirtaş'ın özgürlüğü konusunda AİHM ve AYM kararlarını temel alarak yaptığı çağrı, siyasi aktörlerin hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde nasıl bir tavır sergilemesi gerektiği sorusunu da gündeme taşıdı. Yapay gündem yaratma çabalarına karşı durarak, Demirtaş'ın durumunu hukuki zeminde çözme çağrısı dikkat çekti.

Paylaş

İlgili Haberler