AİHM'den Türkiye'ye Osman Kavala Kararı: İkinci Kez Hak İhlali Tespiti
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, Türkiye'de 2017 yılından bu yana tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala'nın durumuyla ilgili ikinci kez hak ihlali kararı alarak önemli bir hukuki gelişmeye imza attı. Mahkemenin bugün kamuoyuna açıkladığı kararda, tespit edilen hak ihlallerinin ciddiyeti vurgulanarak, Türkiye'nin mevcut yükümlülükleri gereği Kavala'nın mümkün olan en kısa sürede özgürlüğüne kavuşturulması gerektiği net bir dille ifade edildi.
AİHM'nin 17 yargıçtan oluşan en üst düzey organı olan Büyük Daire'nin bu kararı, nihai nitelik taşıyor. Mahkemenin incelediği "Kavala v. Türkiye (no. 2)" başlıklı dava, Kavala'nın ilk AİHM kararının ardından devam eden tutukluluk sürecini ve Türkiye'deki yargılamalar sonucunda aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını mercek altına aldı. Kavala'nın başvurusunda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) öngördüğü temel hak ve özgürlüklerin, özellikle özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma ilkesi, kanunsuz ceza olmaması prensibi, ifade özgürlüğü, toplantı ve örgütlenme hakları ile insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı gibi maddelerinin ihlal edildiği iddiaları yer almıştı.
Başvuruda ayrıca, AİHS'nin 18. maddesinde yer alan, bireysel hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamaların belirlenen amaçlar dışında kullanılmasını engelleyen hükmün de ihlal edildiği öne sürüldü. Mahkeme, bu iddiaları değerlendirerek Türkiye'nin AİHS kapsamında üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediği sonucuna vardı. Kararda, Kavala'nın yaşadığı manevi zararın tazmini gerektiği de belirtilerek, Türkiye'nin bu zarar için Kavala'ya bir miktar tazminat ödemesine hükmedildi. Tazminatın miktarı ise henüz açıklanmadı.
Bu yeni karar, daha önce 2019 yılında verilen ve Kavala'nın derhal serbest bırakılması yönündeki AİHM kararının uygulanmaması üzerine alınan bir başka ihlal kararının ardından geldi. Türkiye'deki yargılamada, Osman Kavala hakkında Gezi Parkı olayları bahane edilerek verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, 2023 yılında Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmişti. Büyük Daire'nin bu konudaki son duruşmasını 25 Mart tarihinde Strazburg'da gerçekleştirdiği hatırlatıldı. Bu kararın, uluslararası hukuk ve insan hakları alanında Türkiye açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.