Aile Sağlığı Merkezlerinde Kira Krizi: Kamu Sorumluluğu Tartışılıyor
Türkiye genelinde Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), giderek artan kira bedelleri ve yetersiz fiziki koşullar nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıya. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin, kiracı aile hekimlerinin insafına bırakılamayacağını belirterek, bu hizmetin sunulacağı güvenli ve uygun mekanların sağlanmasının devletin temel görevi olduğunu savundu. Mehlepçi, özellikle büyükşehirlerde yaşanan bu sorunların, hem sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını olumsuz etkilediğini hem de kayıtlı on binlerce hastanın sağlık hizmetine erişimini riske attığını dile getirdi.
Dr. Mehlepçi, ülke genelinde hizmet veren yaklaşık 8 bin 300 Aile Sağlığı Merkezi'nin önemli bir bölümünde bina güvenliği, depreme dayanıklılık, yeterli havalandırma sistemleri, hasta mahremiyetini sağlayacak odalar ve hatta temel lavabo gibi fiziki altyapı eksikliklerinin yaşandığını aktardı. Mevcut merkezlerin birçoğunda, sağlık çalışanlarının aynı odayı paylaşmak zorunda kaldığı veya kan alma gibi hassas işlemlerin yapıldığı alanların yetersizliği gibi sorunların yaygın olduğunu belirtti. Tahliye edilen veya yıkılan merkezlerde görev yapan personelin geçici olarak başka birimlerin ortak kullanım alanlarına yerleştirilmesinin ise geçici bir çözüm olmaktan öteye gidemediğini ve mevcut sorunları daha da derinleştirdiğini vurguladı.
Özellikle büyükşehirlerde kamuya ait uygun bina bulmanın zorluğu nedeniyle birçok ASM'nin özel mülklerde kiracı olarak faaliyet gösterdiğini hatırlatan Dr. Mehlepçi, bu durumun kira maliyetlerini astronomik seviyelere taşıdığını ifade etti. Sendika genel başkanının verdiği bilgilere göre, bazı ASM'ler için aylık 100 ila 150 bin Türk Lirası arasında kira ödemeleri yapıldığı, bunun yanı sıra elektrik, su, doğalgaz, temizlik, bakım-onarım, personel ve tıbbi malzeme gibi ek giderlerin de aile hekimlerinin omuzlarına yüklendiği belirtildi. Kamu binalarının yetersizliği nedeniyle kiralık yerlerde hizmet veren ve halk arasında "sanal ASM" olarak da bilinen bu merkezlerde mali yükün çok daha ağır hissedildiği vurgulandı.
Kartal'da yaşanan bir kira ve tahliye sorununun, bu genel tablonun somut bir örneği olduğunu söyleyen Dr. Mehlepçi, 2010'dan beri 10 binden fazla hastaya hizmet veren merkezin, mevcut binası için aylık 38 bin TL kira öderken, mülkün el değiştirmesiyle birlikte yeni sahibinin yaklaşık 150 bin TL gibi fahiş bir kira talep ettiğini ve tahliye ihtarnamesi gönderdiğini belirtti. Bu durumun, sadece sağlık çalışanlarını değil, o merkeze kayıtlı on binlerce vatandaşı da doğrudan etkileyecek bir mağduriyet yarattığını dile getirdi. Mehlepçi, Aile Sağlığı Merkezlerinin birer ticarethane olmadığını, sunulan hizmetin kamu sağlığı hizmeti olduğunu hatırlatarak, bu tür sorunların çözümü için Sağlık Bakanlığı ve ilgili il müdürlüklerinin acil ve kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini söyledi. Güvenli, erişilebilir ve mahremiyeti sağlayan sağlık mekanlarının oluşturulmasının kamunun temel sorumluluğu olduğunu vurgulayan Dr. Mehlepçi, kamuya ait bina ve arsaların bu ihtiyacın karşılanması için öncelikli olarak değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca, ülke genelindeki ASM'lerin kiralık durumları, ortalama kira bedelleri ve bu giderlerin ne kadarının kamu tarafından karşılandığına dair şeffaf verilerin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.