Yorgunluk İhmali Hayatı Kararttı: Fonksiyonel Nörolojik Bozukluk Tekerlekli Sandalyeye Mahkum Etti
Sağlık

Yorgunluk İhmali Hayatı Kararttı: Fonksiyonel Nörolojik Bozukluk Tekerlekli Sandalyeye Mahkum Etti

1

Modern yaşamın getirdiği yoğunluk ve koşuşturmaca içinde birçok kişi, kendisini hissettiği yorgunluk ve bitkinlik gibi belirtileri 'geçici' olarak nitelendirip önemsemiyor. İngiltere'de yaşayan 41 yaşındaki iki çocuk annesi Sarah Lewis de bu kişilerden biriydi. Yoğun iş temposu ve ebeveynlik sorumluluklarını dengelemeye çalışırken hissettiği sürekli yorgunluğu, yetersiz uykuya veya demir eksikliğine bağladı. Ancak zamanla yüzünde, göğsünde ve vücudunun sol tarafında başlayan karıncalanmalar, yutkunma güçlüğü, şiddetli migren atakları ve giderek artan yürüme zorluğu gibi semptomlar, bu 'yorgunluğun' çok daha derin ve ciddi bir sorunun habercisi olduğunu gösteriyordu.

Lewis, ilk belirtilerin ortaya çıkmasından yaklaşık dört yıl sonra, yani 45 yaşındayken aile hekimine başvurma kararı aldı. Yapılan tetkikler sonucunda doğrudan hastaneye sevk edildi. On gün süren kapsamlı bir inceleme ve değerlendirmenin ardından kendisine Fonksiyonel Nörolojik Bozukluk (FNB) tanısı konuldu. FNB, beynin yapısında belirgin bir hasar olmamasına rağmen, hareket, algı, konuşma ve bilinç gibi işlevleri kontrol eden sinir ağlarının iletişimindeki bozulmalardan kaynaklanan nörolojik bir durum olarak tanımlanıyor. Bu durum, günümüzde giderek daha fazla bir 'beyin ağı bozukluğu' olarak ele alınıyor. FNB Action adlı kuruluşa göre bu hastalık; uzuvlarda güçsüzlük, felç benzeri durumlar, fonksiyonel nöbetler, yürüme güçlüğü, istemsiz kasılmalar, duyusal algı değişiklikleri ve konuşma ile bilişsel işlevlerde sorunlara yol açabiliyor. Belirtiler bazen inme veya multipl skleroz gibi daha bilinen nörolojik hastalıkların semptomlarını taklit edebiliyor.

Şu anda 46 yaşında olan ve İngiltere'nin Batı Midlands bölgesindeki Solihull'da yaşayan Sarah Lewis, FNB teşhisi konulduktan sonra hayatı kökten değişti. Artık günlük yaşamını sürdürmek için tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalıyor ve temel ihtiyaçları için annesinin yardımına bağımlı hale geldi. Lewis, yaşadığı bu zorlu süreci değerlendirirken, belirtileri daha erken fark edip tıbbi yardım alsaydı, hastalığın bu denli hızlı ilerlemeyebileceğine inanıyor. Kendisinin yaşadığı bu tecrübe, birçok insanın, özellikle yoğun yaşam temposu içinde kendi sağlıklarını erteleme eğilimini gözler önüne seriyor. Araştırmalar, ebeveynlerin büyük bir çoğunluğunun çocuklarının sağlığına odaklanırken kendi sağlıklarını ikinci plana attığını gösteriyor. Bu durum, hem bireylerin yaşam kalitesini düşürüyor hem de ilerleyen dönemlerde daha ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarabiliyor.

FNB Vakfı'na göre, hastalığın erken teşhis edilmesi, tedavi sürecinin daha erken başlatılmasını sağlayarak uzun vadede daha olumlu sonuçlar elde edilmesine olanak tanıyor. FNB tedavisinde genellikle fizyoterapi ve bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi multidisipliner yaklaşımlar kullanılıyor. Lewis, yaşadığı süreci anlatırken, o dönemde kendisine sürekli olarak 'yarın her şey düzelecek' dediğini, ancak bu ertelemenin onu geri dönülmez bir noktaya getirdiğini ifade ediyor. Yoğun bir ebeveyn ve çalışan olarak, her zaman yapılması gereken başka bir şeyin olduğunu ve bu nedenle kendi sağlığını en sona bıraktığını belirtiyor. Bu acı tecrübe, 'sadece yorgunum' gibi basit görünen belirtilerin dahi, altında yatan ciddi bir sağlık sorununun işareti olabileceği gerçeğini ve erken tıbbi başvurunun hayat kurtarıcı olabileceği gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. İngiltere'de FNB'nin yaklaşık 50 bin ila 100 bin kişiyi etkilediği tahmin ediliyor ve nöroloji polikliniklerine başvuran hastaların yaklaşık yüzde 6'sını oluşturuyor. Her yıl ortalama 8 bin yeni FNB vakası teşhis ediliyor.

Paylaş

İlgili Haberler