Aileler Bölündü: Öğretmenlerin Mazeret Atamaları Yüreklere Düştü
Milli Eğitim Bakanlığı'nca gerçekleştirilen mazerete bağlı yer değiştirme işlemleri tamamlanmış olsa da, bu süreç pek çok ailenin yüreğine ateş düşürdü. Atama kontenjanlarındaki yetersizlikler nedeniyle binlerce öğretmen, eşlerinden ve çocuklarından kilometrelerce uzakta yeni bir eğitim-öğretim yılına başlamak durumunda kaldı. Ailelerin parçalanması ve çocukların ebeveynlerine duyduğu özlem, ülkenin dört bir yanında yürek burkan hikayelere neden oluyor. Geçmiş yıllarda aile birliğinin korunması amacıyla uygulanan ve büyük takdir toplayan 'İl Emri' uygulamasının bu yıl da hayata geçirilmesi yönündeki beklentiler giderek artıyor.
Bu zorlu süreçte en büyük yıkımı yaşayanlar ise çocuklar oldu. Babasından ayrı kalacak olmanın üzüntüsünü yaşayan küçük bir kız çocuğunun gözyaşları, yaşanan dramın boyutunu gözler önüne serdi. Çocuğun, “Konuşamıyorum, çok kötü durumdayım... Babamı çok özlüyorum” şeklindeki feryadı, duygu dolu anlara sahne oldu. Benzer bir şekilde, annesinin atanamaması nedeniyle uzak bir şehre gitmek zorunda kalacak olan bir başka çocuk ise, “Annem tercihlerde atanamadığı için yine uzaklara gidecek” diyerek içinde bulunduğu çaresizliği dile getirdi. Bu çocukların yaşadığı travma, yetkililerin acil çözüm üretmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Afet bölgesinde görev yapan ve yaşadığı zorlukları dile getiren bir öğretmen, süreci şu sözlerle anlattı: “Afet bölgesinde bir anne ve öğretmen olarak, bebeğimi tek başıma okullara onunla beraber götürerek büyütmek zorunda kaldım. Nihayetinde annemin desteğiyle bebeğim memleketim olan Aydın’a gitti, eşim de Aydın’da görev yapmakta. Ancak ben burada, görev yerimde yalnız kaldım ve büyük bir mağduriyet yaşıyorum.” Bu durum, özellikle zorlu coğrafyalarda görev yapan eğitimcilerin karşılaştığı eşsiz güçlükleri ve aile hayatları üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne seriyor.
Öte yandan, Samsun Barosu avukatlarından Macit Mert Yıldız, eşinden üç yıldır ayrı kalmanın acısını yaşarken, Diyarbakır'daki eşinin görev yaptığı okulun önünden seslenerek yetkililere çağrıda bulundu. Yıldız, “Eşimle tam 3 yıldır ayrıyız; ben Samsun’dayım, o Diyarbakır’da... Durumumuz bu kadar vahimken, bazı öğretmenlerimiz eşinden ve çocuğundan ayrı kalıyor, bazılarımızın şehir dışında ağır hastası bulunan yakınları var, bazılarımız ise çalıştığı şehirde tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanmış durumda. Bu mağduriyetlerin bir an önce giderilmesi gerekiyor” diyerek yaşanan dramın farklı boyutlarına dikkat çekti.
Devlet Memurları Eğitim Sendikası Başkanı Metin Öksüz, süreçle ilgili yaptığı değerlendirmede, Milli Eğitim Bakanlığı’na seslenerek, “Dinlediğimiz her öğretmenimizin hikayesinde ayrı bir dram, ayrı bir acı yatıyor. Öğretmenlerimizin bu çığlığına ve yaşadıkları mağduriyetlere artık kulak verilmesi gerektiğine inanıyoruz. ‘İl Emri’ uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi, ailelerin bir araya gelmesi ve bu zorlu sürecin sona ermesi için büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Bu çağrı, binlerce öğretmenin ve ailesinin gözlerinin Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gelecek müjdeli bir habere çevrildiğini gösteriyor.