Akbelen'de Toprak Mücadelesi: Mısır ve Fındık Değeri, Kömür Madenciliğine Karşı
Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Akbelen'de, termik santrallere kömür tedariki amacıyla yapılan acele kamulaştırma kararlarına karşı hukuki süreç devam ederken, bölge halkı topraklarının değerini bir kez daha vurguladı. Akbelen köylüleri, çıkarılmak istenen kömürün yerine, kendi toprağında yetişen mısır ve fındığın her şeyden daha değerli olduğunu belirterek, yaşam alanlarının madencilik faaliyetlerine açılmasına karşı direnişlerini sürdürüyor. Bu kritik süreçte, zeytinlik ve tarım arazilerinin madencilik faaliyetlerine tahsis edilmesine ilişkin verilecek önemli bir Danıştay kararı öncesinde, Akbelen sakinleri emsal niteliğinde bir sonuç alınması umuduyla protestolar düzenledi.
Ankara'da, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) binası önünde bir araya gelen Akbelen köylüleri ve destekçileri, Cumhurbaşkanlığı'nın Akbelen'deki zeytinlik ve tarım alanlarının 'acele kamulaştırılmasına' dair aldığı kararın iptali istemiyle açılan davanın duruşması öncesinde yetkililere seslendi. Ellerinde pankartlarla ve sloganlarla haklarını arayan vatandaşlar, "Bizim madenimiz mısır ve fındıktır", "Atalarımızın mezarından vazgeçmeyeceğiz" diyerek, toprağa sahip çıkma iradelerini ortaya koydu. Bölge halkı için toprağın sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda kültürel ve manevi bir miras olduğunu ifade ettiler.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı MAPEG'in Ankara'daki merkez binası önünde yapılan ortak açıklamada, köylüler yaşadıkları durumu özetledi. Açıklamada, "Elimizde ne varsa, tarlalarınızı alacağız diyorlar. Acele kamulaştırma ile ateş bize de ulaştı. Durumun ciddiyetinin farkında olmamız lazım. Fındık ve mısır kuruyacak. Biz, bize atalarımızın bize emanet ettiği suyu ve toprağımızı koruyacağız. Bizim madenimiz fındık ve mısır, altından da değerlidir" denildi. Bu sözlerle, köylülerin yer altı zenginliklerinden çok, toprağın bereketi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine verdiği önem vurgulandı. Eyleme katılan köylüler, genel müdürlük binası önüne temsili olarak getirdikleri fındık ve mısırları bırakarak, "Topraklarımızı vahşi madenciliğe teslim etmeyeceğiz" mesajını verdi.
Yapılan açıklamalarda, köylerin tamamen yok edilerek adeta haritadan silinmek istendiği endişesi dile getirildi. Köylüler, mevcut durumun büyük bir adaletsizlik örneği olduğunu belirterek, "Biz buraya adalet aramaya geldik. Bizler mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Buradan Ankara'dan sesleniyoruz. Sizlere verecek bir çakıl taşımız yok. Bizler yaşam alanlarımızdan ve atalarımızın mezarlarından vazgeçmeyeceğiz" ifadeleriyle kararlılıklarını yineledi. Akbelen Davası'nın avukatı İsmail Hakkı Atal, duruşma öncesinde yaptığı bilgilendirmede, Danıştay Savcısı'nın söz konusu acele kamulaştırma kararında 'kamu yararı' bulunduğu yönünde görüş bildirdiğini ancak tüm parseller için hukuki sürecin şimdilik durdurulduğunu belirtti. Mahkemenin bu konudaki nihai kararını en geç bir ay içerisinde açıklayacağını öngördüğünü söyledi. Milas'ta maden ruhsat sahası içinde kalan yerleşim yerlerinin sayısının 11'e ulaştığı ve maden faaliyetlerinin genişlemesi durumunda çok daha fazla yerleşimin olumsuz etkilenebileceği uyarısı yapıldı.