Alman Ekonomisi 2026'da Yarı Yarıya Yavaşlayacak: Büyüme Tahminleri Güncellendi
Ekonomi

Alman Ekonomisi 2026'da Yarı Yarıya Yavaşlayacak: Büyüme Tahminleri Güncellendi

4

Almanya'nın önde gelen ekonomi danışmanlarından oluşan Ekonomi Bilirkişi Kurulu (SVR), ülkenin 2026 yılına ilişkin büyüme beklentilerinde dikkat çekici bir düşüşe imza attı. Daha önce yüzde 0,9 olarak öngörülen büyüme oranının, mevcut jeopolitik gelişmeler ve enerji piyasasındaki dalgalanmalar göz önünde bulundurularak yüzde 0,5'e çekildiği açıklandı. Bu revizyon, Almanya ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorlukların boyutunu gözler önüne seriyor.

Kurulun son raporunda, İran merkezli çatışmaların tetiklediği enerji krizi ve bununla birlikte artan küresel risklerin, Alman ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerine vurgu yapıldı. Yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarının enflasyonu körüklediği, hane halkının alım gücünü düşürdüğü ve sanayi üretimini baskılayarak özel sektör yatırımlarını olumsuz etkilediği belirtildi. Bu durumun, Almanya'nın ihracata dayalı ekonomik modelini de zorladığı ifade edildi.

SVR'nin değerlendirmelerine göre, 2026 yılı için Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme beklentisi yüzde 0,5'e inerken, 2027 yılı için ise yüzde 0,8 seviyesinde bir büyüme öngörülüyor. Bu düşüş, sadece SVR'nin değil, aynı zamanda Alman hükümeti ve Avrupa Birliği Komisyonu'nun da daha önce açıkladığı revize edilmiş büyüme tahminleriyle paralellik gösteriyor. Almanya'nın bu yıl için büyüme beklentisinin yüzde 0,5 civarında olması, ekonominin genel seyrine dair endişeleri artırıyor.

Raporda ayrıca, Almanya'da enflasyonun 2026'da yüzde 3 seviyesine yükseleceği ve 2027'de yüzde 2,8'e gerileyeceği tahmin ediliyor. Kurul, savunma ve altyapı yatırımlarına yönelik kamu harcamalarının büyümeye sınırlı da olsa katkı sağlayacağını öngörüyor. Ancak, uzun vadeli yapısal sorunlar ve nüfusun yaşlanmasının getirdiği sosyal güvenlik yükü, ekonominin geleceği hakkında soru işaretleri yaratmaya devam ediyor.

Ekonomi Bilirkişi Kurulu, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte sosyal güvenlik sistemlerinin üzerindeki baskının arttığına dikkat çekerek, genel sosyal güvenlik primi oranının 2040 yılına kadar yüzde 50'ye yaklaşabileceği uyarısında bulundu. Bu durumun, çalışma maliyetlerini artırarak ve hane halkının net gelirini düşürerek GSYH üzerinde önemli bir olumsuz etki yaratacağı hesaplanıyor. Bu bağlamda, Kurul federal hükümete acil reform çağrısı yaptı. Özellikle sağlık ve sosyal güvenlik alanında atılacak adımların, ekonominin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.

Raporda sunulan reform önerileri arasında, hastane bakımı ve ilaç harcamalarında tasarruf yapılması, çocuk sahibi olmayan bireylerin ücretsiz sağlık sigortası kapsamından çıkarılması, bakım sigortası alanında sınırlandırmalar yapılması ve ek yardımların kaldırılması gibi radikal adımlar yer alıyor. Bu öneriler, hem sosyal güvenlik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliğini sağlamayı hem de çalışma maliyetlerini düşürerek ekonominin rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Alman ekonomisinin, küresel tedarik zincirlerindeki aksamalar, yüksek enerji maliyetleri ve Çin'den gelen yoğun rekabet gibi yapısal sorunlarla mücadele ettiği belirtiliyor. Orta Doğu'daki istikrarsızlığın yarattığı yeni enerji şoku, bu zorlukları daha da derinleştirerek ekonomik toparlanmayı riske atıyor. Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ile Merkez Bankası (Bundesbank) da içinde bulunduğumuz çeyrekte büyüme hızında yavaşlama beklentisini paylaşıyor.

Son olarak, Almanya'nın geçen yıl sadece yüzde 0,2'lik sınırlı bir büyüme ile üst üste üçüncü yılı da daralma yaşamadan tamamlamayı başardığı hatırlatıldı. Ancak mevcut veriler ve yapılan tahminler, önümüzdeki yıllarda ekonomik ivmenin korunmasının daha da zorlaşacağını gösteriyor. Bu durum, hem ülke içinde hem de Avrupa Birliği genelinde ekonomik politikaların yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor.

Paylaş

İlgili Haberler