Almanya'da Eyalet Seçimleri: Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de Kader Belirlenecek
Almanya'da siyasi dengeler, Pazar günü gerçekleştirilecek olan Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyaletlerindeki kritik seçimlerle yeniden şekillenecek. Yaklaşık 3,7 milyon seçmenin oy kullanacağı bu önemli halk oylamaları, ülkenin siyasi geleceği ve federal koalisyon hükümetinin istikrarı açısından hayati bir dönüm noktası olarak görülüyor. Özellikle Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı ve Başbakan Friedrich Merz'in siyasi kariyeri üzerindeki etkileri merakla bekleniyor.
Son dönemde Saksonya-Anhalt eyaletinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) birinci parti olarak çıkması ve CDU'nun ağır bir yenilgi yaşaması, gözleri bu iki eyaletteki seçim sonuçlarına çevirdi. Bu sonuçlar, CDU içindeki güç dengelerini ve Hristiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokrat Parti arasındaki federal hükümet ortaklığının geleceğini doğrudan etkileyecek birer gösterge olarak kabul ediliyor. Başbakan Merz'in artan siyasi baskı altında olduğu bir dönemde, bu seçimler onun liderliği ve parti stratejileri açısından da ciddi bir sınav niteliği taşıyor.
Berlin eyaletinde yaklaşık 2,4 milyon seçmen, Sol Parti ile iktidardaki CDU arasındaki kıyasıya mücadeleye tanıklık edecek. Yapılan anketler, Sol Parti'nin yüzde 20 ile 23 arasında değişen oy oranlarıyla CDU'nun biraz önünde yer aldığını gösteriyor. Sol Parti'nin başbakan adayı olarak öne çıkan, Türk kökenli 45 yaşındaki Elif Eralp'in seçimi kazanması durumunda, Berlin'in ilk göçmen kökenli eyalet başbakanı olarak tarihe geçmesi bekleniyor. Eralp, kampanyasını yükselen kiralar ve konut sıkıntısı gibi toplumsal sorunlara odaklandırırken, kadın bir göçmen olarak yaşadığı deneyimleri de ön plana çıkarıyor. Bu durum, CDU'nun oylarını yüzde 20-21 seviyelerinde tutarak oy kaybı riskiyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. CDU'nun 46 yaşındaki adayı Maliye Senatörü Stefan Evers ise güvenlik, tasarruf önlemleri ve kent temizliği gibi konulara ağırlık veren bir kampanya yürütüyor.
Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde ise yaklaşık 1,3 milyon seçmen sandık başına gidecek. Anketler, aşırı sağcı AfD'nin yüzde 38'lik oy oranıyla birinci parti olacağına işaret ediyor. AfD'nin eyaletteki hedefi, Federal Meclis üyesi Leif-Erik Holm'u başbakan olarak göstermek. İktidardaki Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Sol Parti koalisyonunun oy oranı ise yüzde 33-35 aralığına gerilemiş durumda. SPD'nin başbakan adayı Manuela Schwesig, seçmen nezdindeki popülaritesini ve federal hükümete yönelik eleştirilerini kullanarak oy farkını kapatmaya çalışıyor. CDU'nun bu eyaletteki durumu ise daha da endişe verici görünüyor. Bir önceki seçimde yüzde 13,3 oy alan partinin desteğinin yüzde 7'ye kadar düşmesi ve yüzde 5'lik seçim barajının altında kalma riskiyle karşı karşıya olması, partinin itibarında büyük bir kayba yol açabilir. Bu durumun, Berlin'deki CDU üzerinde de olumsuz bir etki yaratması bekleniyor. Altı partinin meclise girmesi halinde koalisyon görüşmelerinin zorlu geçmesi öngörülürken, Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) gibi yeni oluşumların da dengeleri değiştirebileceği değerlendiriliyor.