Altın Fiyatları Beklenenin Dışına Çıktı: ABD Enflasyon Verisinin Ardındaki Sürpriz
Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanan son enflasyon verileri, finans piyasalarında ve özellikle altın fiyatlarında sürpriz bir etki yarattı. Normalde düşüş eğilimi göstermesi beklenen altının değer kazanması, ekonomistlerin ve yatırımcıların dikkatini çekti. Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, söz konusu verileri detaylı bir şekilde analiz ederek, altındaki bu beklenmedik tırmanışın ardındaki nedenleri ve piyasaların bu duruma nasıl tepki verdiğini açıkladı.
Aydoğmuş'un değerlendirmelerine göre, yatırımcıların odağında artık Federal Rezerv'in (Fed) faiz politikalarından ziyade, enflasyonun kalıcı hale gelme riski ve küresel jeopolitik gelişmeler yer alıyor. Açıklanan verilerde, yıllık çekirdek enflasyon oranının yüzde 2,5 seviyesinden yüzde 2,4'e gerilemiş olması ilk bakışta olumlu görünse de, aylık bazda yaşanan yüzde 0,2'den yüzde 0,3'e yükseliş, enflasyonist baskının devam ettiğine işaret ediyor. Bu durum, Fed'in para politikaları üzerindeki baskıyı artırırken, faiz artırımı beklentilerini de güçlendiriyor. Piyasa analistleri, Eylül ayındaki Federal Rezerv toplantısında 25 baz puanlık bir faiz artışı olasılığının yüzde 90'lara kadar çıktığını belirtiyor. Bu noktada Aydoğmuş, Fed'in faiz artırıp artırmayacağından çok, olası bir faiz artışı sonrası izleyeceği yol haritasının daha önemli hale geldiğini vurguluyor.
Altın fiyatlarındaki bu ani yükselişin perde arkasını irdeleyen Aydoğmuş, normal koşullar altında açıklanan çekirdek enflasyon verisinin altının değerini düşürmesi gerektiğini belirtti. Ancak altının buna rağmen gösterdiği yükseliş trendi, yatırımcıların enflasyonun kalıcılaşması endişesiyle birlikte jeopolitik risklere karşı bir sığınak olarak altını gördüğünü ortaya koyuyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan ve beklentilerin üzerinde gelen tarım dışı istihdam verileri, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile çekirdek enflasyon verileri, ayrıca petrol fiyatlarındaki artışın küresel risk algısını yükseltmesi gibi faktörlere rağmen, altının haftayı 4.350 dolar seviyesinin üzerinde kapatmaya hazırlanması dikkat çekici bir gelişme. Bu durum, altının kendi iç dinamikleri açısından sağlıklı bir fiyatlama sergilediğini ve destek ile direnç seviyelerinin hala güçlü olduğunu gösteriyor.
Aydoğmuş, açıklanan ekonomik verilerin piyasada gerekli fiyatlamaların büyük ölçüde yapıldığına işaret ettiğini düşünüyor. Bu bağlamda, önümüzdeki dönemde ortaya çıkabilecek yeni ve güçlü olumsuz bir gelişme yaşanmadığı sürece, altının önümüzdeki haftaya daha dirençli ve güçlü bir başlangıç yapma olasılığının yüksek olduğunu öngörüyor. Verilerin açıklanmasının ardından piyasalarda yaşanan hareketlilik de bu durumu teyit eder nitelikte. Kritik veri öncesinde ons altın 4.336 dolar civarındayken, veri sonrası ilk etapta 4.292 dolara gerilese de ardından 4.382 dolara kadar yükseldi. Gram altın da benzer bir seyir izleyerek, 6.776 liradan 6.705 liraya indikten sonra 6.847 liraya ulaştı. Dolar endeksi ise 99,133 puandan 99,367 puana yükseldikten sonra 99,045 puana geriledi. Bu dalgalı seyir, piyasaların veriye verdiği anlık tepkileri ve sonrasında oluşan yeni dengeyi gözler önüne seriyor.