Altın Fiyatları Kritik ABD Enflasyon Verisi Öncesinde Denge Arıyor
Altın piyasaları, küresel ekonomik göstergelerdeki belirsizlikler ve merkez bankalarının para politikalarına dair beklentilerle birlikte kritik bir dönemeçte bulunuyor. Dün yaşanan sert satışların ardından Asya piyasalarında toparlanma çabası içine giren altının ons fiyatı, bugün Türkiye saati ile 15:30'da açıklanacak olan ABD'nin ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi öncesinde temkinli bir seyir izliyor. Bu verinin, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) gelecekteki faiz kararlarını doğrudan etkilemesi bekleniyor. Bu durum, hem altın hem de diğer finansal piyasalarda kısa vadeli belirsizliklerin ortadan kalkmasına yardımcı olacak.
Cuma sabahı Asya seansında ons altın, yaklaşık yüzde 0,4'lük bir artışla 4 bin 338 dolar seviyesine kadar yükseldi. Bu yükseliş, önceki günlerde yaşanan kayıpların bir kısmını telafi etme potansiyeli taşıyor. Ancak yatırımcıların tüm dikkatleri, açıklanacak olan ABD enflasyon rakamlarına odaklanmış durumda. Ekonomistlerin genel beklentisi, ağustos ayı için tüketici fiyatlarında aylık bazda yüzde 0,4'lük bir artış olacağı yönünde. Yıllık enflasyonun ise mevcut seviyesi olan yüzde 3,4'te sabit kalması öngörülüyor. Gıda ve enerji gibi değişken kalemlerin dışarıda bırakıldığı çekirdek enflasyonda ise aylık yüzde 0,2, yıllık bazda ise yüzde 2,4'e düşüş bekleniyor. Çekirdek enflasyondaki beklenmedik bir sapma, Fed'in para politikası kararları üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle piyasalarda daha fazla fiyat oynaklığına yol açabilir.
Geçtiğimiz günlerde açıklanan ABD üretici fiyat endeksi (ÜFE) verileri, ağustos ayında aylık yüzde 0,4 artışla yıllık bazda yüzde 5,4'e yükselerek enflasyonist baskının devam ettiğine işaret etmişti. Bu durum, özellikle enerji maliyetlerindeki artışın bir yansıması olarak görülüyor. ÜFE verisinin ardından ABD tahvil faizleri ve dolar endeksinde gözlenen yükseliş, faiz getirisi sağlamayan altın üzerinde ek bir baskı unsuru oluşturdu. Vadeli işlem piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed'in 15-16 Eylül tarihlerinde yapacağı toplantıda faiz oranlarını artırma ihtimalinin yüzde 70'e yaklaştığını gösteriyor. Sıkılaşan para politikası beklentilerinin güçlenmesi, ABD tahvil getirilerindeki artış eğilimi ve doların değer kazanması, altın fiyatlarını kısa vadede baskılayan temel faktörler olarak öne çıkıyor.
Küresel piyasalarda petrol fiyatlarındaki yükselişin yeniden 100 dolar sınırını zorlaması, enflasyon beklentilerini yukarı çekerken aynı zamanda jeopolitik riskler nedeniyle güvenli liman talebini de destekliyor. Bu durum, piyasalarda çift yönlü bir fiyatlama dinamiği yaratıyor. Küresel finans kuruluşları da bu süreci yakından takip ediyor. UBS, kısa vadede reel faizlerdeki yükseliş ve güçlü dolar nedeniyle dalgalanma beklerken, Fed'in yıl sonuna kadar 50 baz puan ek faiz artırımı yapabileceğini öngörüyor. UBS, 12 aylık ons altın hedefini 5 bin 400 dolar olarak belirtiyor. Goldman Sachs ise merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altın alımlarına devam ettiğini vurgulayarak, yıl sonu ons altın tahminini 4 bin 900 dolar olarak açıklıyor. Dünya Altın Konseyi verileri ise ağustos ayında altının, son 25 yılın en güçlü üçüncü aylık performansını sergileyerek yüzde 13 değer kazandığını ve küresel altın fonlarına rekor girişler yaşandığını ortaya koyuyor.
Yurt içi piyasalarda ise gram altın fiyatı, hem uluslararası piyasalardaki ons altın hareketlerinden hem de dolar/TL kurundaki değişimlerden aynı anda etkilenecektir. ABD enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda ons altında bir gerileme yaşanabilir. Ancak bu durumda, dolar kurunda yaşanabilecek olası bir yükseliş, gram altındaki düşüşü sınırlayabilir. Tersine, enflasyon verisinin beklentilerin altında kalması halinde ons altında bir yükseliş görülebilir. Bu senaryoda ise dolar kurundaki olası bir gevşeme, gram altındaki yükselişi dengeleyebilir. Bu nedenle, gram altının gelecekteki seyrinde iki farklı dinamiğin eş zamanlı olarak izlenmesi büyük önem taşıyor.