Altın Fiyatları Yükselişte: Uzmanlardan Kritik Seviye Uyarısı Geldi
Ekonomi

Altın Fiyatları Yükselişte: Uzmanlardan Kritik Seviye Uyarısı Geldi

5

Son haftalarda yatırımcıların yüzünü güldüren altın fiyatları, küresel ekonomi dinamiklerindeki değişimlerle birlikte belirgin bir yükseliş trendine girdi. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırma beklentilerinin azalması ve ABD hazinesinin tahvil piyasasına yönelik likidite destekleyici adımları, doların küresel talebinde bir miktar gerilemeye yol açtı. Bu durum, güvenli liman olarak görülen altının ons fiyatını yukarı yönlü destekleyen temel faktörler arasında yer alıyor. Yılın başından bu yana Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve bunun petrol fiyatları üzerindeki yükseltici etkisi, enflasyonist baskıların artacağı endişelerini beraberinde getirmişti. Bu gelişmeler, merkez bankalarının daha sıkı para politikaları izleyeceği beklentilerini güçlendirerek altının ons fiyatı üzerinde bir baskı unsuru oluşturmuştu. Bu süreçte, güvenli liman varlığı olarak öne çıkan dolara olan talebin artması, emtia piyasasında, özellikle de değerli metaller üzerinde satış baskısını artırmıştı. Hatta yılın sonuna doğru altın fiyatlarında yüzde 6'nın üzerinde bir düşüş yaşanmıştı.

Ancak, temmuz ayının başlarından itibaren gözlenen toparlanma eğilimi ağustos ayında da hız kesmeden devam etti. Altının ons fiyatı, Fed'in para politikasında faiz artırımı olasılığının zayıflamasıyla birlikte belirgin bir yükseliş kaydetti. Bu durum, piyasalarda daha güvercin bir politika beklentisini güçlendirerek altının cazibesini artırdı. Öte yandan, artan jeopolitik riskler nedeniyle yükselişini sürdüren enerji fiyatları ve devletlerin kamu harcamalarındaki artış eğilimi, tahvil piyasasında satış baskısını tetikledi. ABD Hazinesi, piyasa likiditesini desteklemek ve finansal istikrarı sağlamak amacıyla yürüttüğü uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının hacmini iki katına çıkarma kararı aldı. Bu stratejik hamle, dolara olan talebi azaltırken, altın başta olmak üzere değerli metallerde kayda değer bir yükselişin önünü açtı. Bu gelişmeler, altının ons fiyatını olumlu etkileyen başlıca unsurlar olarak öne çıkarken, dolar endeksindeki düşüş de bu yükselişi pekiştirdi.

Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1'lik bir artışla 4 bin 46 dolara ulaşan ons altın, beş aylık bir aradan sonra ilk kez aylık bazda artış kaydetmişti. Ağustosta ise bu yükseliş trendi daha da belirginleşerek, üç hafta üst üste artış gösterdi ve toplamda yüzde 13,83'lük bir yükselişle 4 bin 603 dolar seviyesine ulaştı. Ons altın, nisan ayından bu yana ilk kez üç hafta üst üste yükseliş sergileyerek son üç ayın en yüksek seviyesine erişti. Bu performans, şubat ayındaki yüzde 8,5'lik artışın ardından mart ayında yüzde 11,3, nisan ayında yüzde 1, mayıs ayında yüzde 1,8 ve haziran ayında yüzde 11,7'lik bir değer kaybı yaşayan altının, yeni bir toparlanma sürecine girdiğini gösteriyor. Altının yanı sıra gümüşün onsu da son iki aydır süregelen düşüş eğilimini sonlandırarak, bu ay yüzde 19,6'lık bir kazançla 69 dolara yükseldi. Ons altına paralel bir seyir izleyen gümüşün onsu, ABD Hazinesi'nin tahvil alımlarını artırma kararı sonrası 17 Ağustos haftasında yüzde 6,6'lık bir artış kaydetti.

Vadeli işlem ve emtia piyasaları alanında uzman görüşü veren Zafer Ergezen, altın fiyatlarındaki son üç haftalık toparlanmanın temelinde piyasalardaki iyimserliğin artmasının yattığını belirtti. Ergezen, daha önceki dönemde enflasyonist baskılar, jeopolitik gerilimler, tahvil faizlerindeki yükseliş ve merkez bankalarının olası faiz artırımları gibi faktörlerin altın fiyatlarını 3 bin 900-4 bin dolar bandına kadar çektiğini hatırlattı. Ancak gelinen noktada daha olumlu fiyatlamaların başladığını ve 4 bin 400 dolara kadar olan yükselişin normal karşılandığını ifade etti. Ergezen, 4 bin 400 dolar seviyesinin aşılması için ek faktörlere ihtiyaç duyulduğunu, bunun da petrol fiyatlarındaki düşüş veya dolar endeksi ve tahvil faizlerindeki gerileme şeklinde olabileceğini belirtti. ABD Hazinesi'nin tahvil alımlarını artıracağı açıklamasının piyasalar için önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Ergezen, bu gelişmenin dolar endeksinin 99 seviyesinin altına inmesine ve tahvil faizlerinde kısa vadeli geri çekilmelere yol açtığını, bunun da altının 4 bin 550 dolar seviyesine ve üzerine çıkmasına neden olduğunu söyledi. Uzman, ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil alımlarını artıracağı beklentisinin iyimserliği artırdığını, Japonya Merkez Bankası ile birlikte dolar-yen paritesine müdahalenin de bu iyimserliği desteklediğini ekledi. Ergezen, Çin Merkez Bankası'nın altın alımlarının yaklaşık yüzde 5'lik bir yükselişe katkı sağladığını, ABD Hazinesi'nin hamlesinin de benzer bir etki yaratabileceğini ve bu durumun altını 4 bin 800 dolar seviyelerine taşıyabileceğini öngördü. Ancak Ergezen, bu iyimserliğin kalıcı olabilmesi için petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesine yaklaşması gerektiğini vurguladı. Piyasanın mevcut durumda savaşın sona ereceği ve petrol fiyatlarının düşeceği beklentisiyle hareket ettiğini belirten Ergezen, aksi bir gelişme durumunda satışların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu ve bundan sonraki süreçte petrol fiyatlarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Paylaş

İlgili Haberler