Altın Kaynağı Sahipsiz Topraklar: Mısır ve Sudan'ın Çekiştiği Bölge
Mısır ve Sudan arasında yer alan, uluslararası hukukun dahi sahiplenmediği Bir Tawil bölgesi, günümüzde denetimsiz madencilerin ve yerel kabilelerin fiili hakimiyetine girmiş durumda. Yaklaşık 2 bin 60 kilometrekarelik bu stratejik öneme sahip kara parçası, üzerinde hiçbir devletin resmi egemenlik iddiası bulunmamasıyla dikkat çekiyor. Devlet kontrolünün tamamen yok denecek kadar az olduğu bu ıssız coğrafya, yasa dışı yollarla altın arayanların ve bölgenin yerleşik kabilelerinin kontrol alanı haline gelmiş durumda.
Bir Tawil'in bu benzersiz statüsü, İngiliz sömürge yönetiminin 1899 ve 1902 yıllarında çizdiği farklı sınır anlaşmalarından kaynaklanıyor. Mısır, Kızıldeniz kıyısındaki zengin maden yataklarına sahip Halaib Üçgeni'ni kendi toprağı saymak için 1899 tarihli anlaşmayı esas alırken, Sudan ise aynı bölgeyi kendi sınırları içine alan 1902 tarihli haritayı resmi kabul etmiştir. Uluslararası hukuk prensiplerine göre, bir devletin Halaib Üçgeni üzerindeki talebini sürdürmesi, Bir Tawil'den feragat etmesi anlamına geliyor. Bu durum, her iki ülkenin de stratejik öneme sahip Kızıldeniz kıyı şeridini kaybetmemek adına, kurak ve yerleşimden uzak olan Bir Tawil'i komşusunun toprağı olarak görmesine neden oluyor.
Uluslararası haritalarda boş bir alan olarak görünen Bir Tawil, yüzyıllardır Ababda ve Bişarin gibi göçebe kabilelerin yaşam ve göç rotası üzerinde bulunuyor. Bölgenin kabile liderleri, burayı atalarından miras kalan kutsal topraklar olarak tanımlıyor ve dışarıdan bölgeye girecek herkesin kendilerinden resmi izin almasını zorunlu kılıyor. Son yirmi yılda Sudan'da yaşanan altın arama çılgınlığı, binlerce kaçak madenciyi bu sahipsiz topraklara yönlendirmiş durumda. Madencilerin geleneksel yöntemlerle kullandığı tonlarca cıva ve diğer kimyasallar, çölün hassas yeraltı su kaynaklarını geri dönülmez bir şekilde kirleterek ekolojik dengeyi tehdit ediyor.
Herhangi bir hukuki otoritenin bulunmadığı bu bölge, internet üzerinden kendini 'kral' veya 'sultan' ilan eden maceraperestler için de bir cazibe merkezi haline gelmiş durumda. 2014 yılında Amerikalı bir vatandaş, kızını prenses ilan etmek amacıyla 'Kuzey Sudan Krallığı'nı kurduğunu duyurmuştu. Takip eden yıllarda, bir Hintli iş insanı ve bir Rus müzisyen de benzer şekilde Bir Tawil'de kendi krallıklarını ilan ederek internet üzerinden vatandaşlık satışı yapmaya çalıştılar. Ancak Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler'e üye egemen devletler, hiçbir yasal geçerliliği olmayan bu dijital tac giyme törenlerini ve ilan edilen sözde krallıkları tamamen yok saymaktadır. Bu durum, Bir Tawil'in hem coğrafi hem de hukuki açıdan ne kadar karmaşık bir statüye sahip olduğunu gözler önüne seriyor.