Altın Piyasası Kritik Eşik: 20 Yılın En Yüksek Tahvil Faizi Baskısı
Ekonomi

Altın Piyasası Kritik Eşik: 20 Yılın En Yüksek Tahvil Faizi Baskısı

1

Küresel piyasalarda haftanın başında yaşanan sert satışların ardından ons altın, petrol fiyatlarındaki düşüş ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı beklentilerindeki zayıflama ile yeniden toparlanma eğilimine girdi. Ancak, ABD'nin 30 yıllık hazine tahvili faizlerinin Haziran 2002'den bu yana görülmemiş bir zirveye ulaşması, değerli metal üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Bu kritik dönemde, piyasaların tüm odağı, altının gelecekteki seyrini belirleyecek olan ABD'den gelecek önemli ekonomik verilerde yoğunlaşıyor.

Salı günkü işlemlerde ons altın, %1,63'lük bir yükselişle 4.181 dolar seviyesinden günü tamamladı. Sabah seansında ise 4.176 dolar civarında işlem gördü. Gram altında da benzer bir toparlanma gözlemleniyor; gram altın, sabah saatlerinde 6.575 lira seviyesinde alıcı buldu. Altındaki bu tepki yükselişinde, uluslararası ham petrol fiyatlarındaki belirgin gerileme önemli bir rol oynadı. Ham petrolün vadeli işlemleri, 100 dolar sınırının altına inerek 96 dolara kadar düştü. Bu durum, enflasyonist baskıları hafifleterek altın gibi güvenli liman varlıkları için olumlu bir atmosfer yarattı.

Altın piyasası için en önemli risk faktörlerinden biri olan ABD hazine tahvili faizlerindeki hareketlilik ise devam ediyor. Özellikle 30 yıllık ABD hazine tahvil faizi, %5,62 seviyesine çıkarak son 20 yılın zirvesini tazeledi. Benzer şekilde, 10 yıllık tahvil faizi de %5,29'a kadar yükseldi. Tahvil faizlerindeki bu artışın temel nedenleri arasında, enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki potansiyel etkisine dair artan endişeler gösteriliyor. Yüksek seyreden petrol fiyatlarının enflasyonu yeniden yukarı taşıyabileceği beklentisi, Fed'in daha sıkı bir para politikası izleyebileceği yönündeki spekülasyonları güçlendiriyor. Faiz getirisi sağlamayan altın, bu tür sıkılaşma politikalarından olumsuz etkileniyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen açıklamalar, finansal piyasalar tarafından büyük bir dikkatle takip ediliyor. New York Fed Başkanı John Williams, son yaptığı açıklamalarda, yüksek enerji fiyatlarının ve yapay zeka yatırımlarından kaynaklanan güçlü talebin enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti. Williams, ekonomik gidişatın beklentiler doğrultusunda ilerlemesi halinde, yılın geri kalanında ek bir faiz artışının gündeme gelebileceği ihtimalini dile getirse de, bu konuda temkinli bir yaklaşım sergiledi. Eylül ayındaki faiz artırımının ardından yeni bir adım için aciliyet bulunmadığını vurgulayan Williams'ın bu sözleri ve petrol fiyatlarındaki gevşeme, piyasalardaki faiz artışı beklentilerini zayıflattı. Bu gelişmelerin ardından, vadeli işlemlerde faiz artırımı olasılığını ölçen anketlerde, bir sonraki toplantıda faiz artırımı ihtimali %47'ye kadar geriledi.

Finans dünyasının gözü kulağı, bugün açıklanacak olan ABD Ağustos ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi verisi ile Cuma günü yayımlanacak olan Eylül ayı tarım dışı istihdam raporunda olacak. PCE enflasyonunun yıllık bazda %3,7, çekirdek PCE'nin ise %3,3 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu veriler, ABD'deki enflasyonist eğilimler hakkında önemli ipuçları sunacak. Tarım dışı istihdam verisi için ise yaklaşık 84 bin kişilik bir artış öngörülüyor. Analistler, bu iki kritik verinin de beklentilerin üzerinde gelmesi halinde, Fed'in para politikasını sıkılaştırma yönündeki adımlarının daha fazla ağırlık kazanabileceği görüşünü taşıyor.

Paylaş

İlgili Haberler