Altın Piyasasında Kritik Eşik: 4000 Dolar Destek Noktası ve Alım Fırsatları
Haftanın son işlem gününde gözlemlenen bir miktar gerilemeye rağmen, altın piyasası temmuz ayını genel bir yükselişle tamamlama eğiliminde. Değerli metal, kritik destek noktası olarak kabul edilen 4.000 dolar seviyesinin üzerinde tutunarak yatırımcılar için önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Piyasa analistleri, mevcut fiyatlardaki düşüşlerin, potansiyel alım fırsatları sunduğunu belirtiyor.
Piyasalarda hafta boyunca gözlemlenen satış baskısına rağmen, altın aylık bazda yaklaşık %1,7'lik bir artış kaydederek son dört ayın en güçlü aylık performansına hazırlanıyor. Spot altın, gün içinde 0,7'lik bir düşüşle 4.075 dolar seviyesine kadar gerilerken, ABD vadeli altın kontratları da benzer bir değer kaybı yaşadı. Ancak bu kısa süreli düşüşler, haftalık bazda pozitif görünümü bozmadı.
Altın piyasasında dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri, 4.000 dolar seviyesinin güçlü bir destek bariyeri olarak kendini göstermesi. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altının bu ay önceki aylara kıyasla daha istikrarlı bir performans sergilediğini vurguladı. Waterer'a göre, yatırımcılar mevcut fiyatlardaki düşüşleri birer alım fırsatı olarak değerlendiriyor ve 4.000 dolar seviyesi, son dönemde alıcıların yoğunlaştığı ve önemli bir talep gördüğü kritik bir eşik haline geldi.
Altındaki bu geri çekilmelerde, ABD dolarındaki toparlanmanın önemli bir payı bulunuyor. Geçtiğimiz Perşembe günü, Ocak 2023'ten bu yana en sert günlük düşüşünü yaşayan dolar endeksi, Cuma günü itibarıyla yeniden yükselişe geçti. Doların değer kazanması, dolar cinsinden fiyatlanan altını, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha maliyetli hale getirerek talebi bir miktar sınırladı. Bu durum, altının fiyatlamaları üzerinde baskı oluşturan faktörlerden biri olarak öne çıktı.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son toplantısında faiz oranlarını sabit tutma kararı, piyasalarda yeni beklentilerin oluşmasına neden oldu. Fed Başkanı Jerome Powell'ın gelecek dönem para politikasına ilişkin net bir yönlendirme yapmaması, yatırımcıların faiz artış beklentilerini canlı tutuyor. Para piyasalarında Fed'in eylül ayında faiz artırma olasılığı %65 civarında fiyatlanıyor. Bu durum, faiz getirisi sağlamayan altının cazibesini, yüksek faiz ortamında azaltan temel unsurlardan biri olarak görülüyor.
Diğer yandan, jeopolitik riskler güvenli liman olarak altına olan talebi desteklemeye devam ediyor. BCA Research analistlerinin yayımladığı bir değerlendirmede, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin zamanla etkisini yitirebileceği ancak küresel ölçekteki jeopolitik kutuplaşma, yavaşlayan küreselleşme eğilimleri ve ABD'nin mali durumu gibi faktörlerin, uzun vadede altına olan talebi destekleyebileceği belirtildi. Bu unsurlar, altının güvenli liman statüsünü güçlendiriyor.
Bu arada, diğer değerli metallerde de benzer şekilde satış ağırlıklı bir seyir gözlemlendi. Gümüş, platin ve paladyum gibi metaller günü ekside tamamlarken, özellikle platin ve paladyumun aylık bazda değer kazanmaya hazırlandığına dair işaretler bulunuyor. Bu durum, genel değerli metaller piyasasındaki dalgalanmaları ve yatırımcı eğilimlerini gözler önüne seriyor.