Antalya'da Konkordato Krizi: 10 Milyar TL'lik Borç Esnafı Vurdu
Türkiye'nin tarımsal üretiminde kilit rol oynayan Antalya, son dönemde artan konkordato ilanlarıyla sarsılıyor. Ülkenin sera üretiminin yaklaşık yüzde 42'sini ve genel sebze üretiminin ise yüzde 13'ünü tek başına karşılayan bu önemli bölgede, bazı büyük işletmelerin içine düştüğü mali sıkıntılar, zincirleme bir krizi tetiklemiş durumda. Bu firmaların piyasaya olan toplam 10 milyar TL'lik borcu, bölgedeki küçük ve orta ölçekli işletmeleri, yani esnafı derinden etkiliyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan bir siyasetçi, mevcut durumun yarattığı domino etkisine dikkat çekti. Siyasetçi, üreticilerin ve esnafın artık ödeme bekledikleri çeklerle baş başa kaldığını vurgulayarak, bir firmanın konkordato ilan etmesinin, elindeki çekleri tahsil edemeyen yüzlerce kişiyi mağdur ettiğini belirtti. Bu durum, konkordato ilan eden firmanın ödemelerini durdurmasına rağmen, alacaklı durumda olan diğer işletmelerin kendi borçlarını ödemek zorunda kalmasıyla daha da ağırlaşıyor.
Piyasadaki çeklerin, sadece üreticilerin değil, aynı zamanda komisyoncuların, fide ve tohum tedarikçilerinin, gübre satıcılarının, galericilerin, nakliyecilerin ve daha pek çok farklı sektördeki esnafın elinde dolaştığına dikkat çekildi. Bu yaygın mağduriyetin önüne geçmek için mevcut konkordato yasalarının yeniden gözden geçirilmesi ve ilan sürecinin daha sıkı denetimlere tabi tutulması gerektiği savunuldu. Zor durumdaki işletmelere nefes aldırmak amacıyla var olan konkordato mekanizmasının, kötüye kullanılmasına karşı önlemler alınması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca, konkordato sürecinde firmalara tanınan üç aylık sürenin sonunda, borçlarını ödeme konusunda somut adımlar atmayan ve iyi niyet göstermeyen işletmelere ek süre verilmemesi gerektiği de vurgulandı. Bu tür firmaların, hem alacaklıları hem de genel ekonomik düzeni daha fazla riske attığı belirtilerek, yasal düzenlemelerin bu yönde güncellenmesinin aciliyet taşıdığı dile getirildi. Bu ekonomik çalkantının, tarımsal üretimin sürekliliği ve bölge ekonomisinin sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğu belirtiliyor.