Araç Kazalarında Konum Paylaşımı Zorunlu mu? Sigorta Birliği Başkanı Açıklıyor
Ekonomi

Araç Kazalarında Konum Paylaşımı Zorunlu mu? Sigorta Birliği Başkanı Açıklıyor

3

Maddi hasarlı trafik kazalarının ardından bazı sigorta şirketlerinin, hasar inceleme süreçlerinde sürücülerden WhatsApp üzerinden karşılıklı konum paylaşımı talep etmesi, sürücüler arasında bir tartışma konusu yaratmıştı. Bu durumun yasal bir zorunluluk olup olmadığı merak edilirken, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, konuya dair önemli açıklamalarda bulundu. Yaşar, "Konum paylaşmak mevzuatta zorunlu tutulmuş bir uygulama değildir. Tek başına konum paylaşılmaması, hasar dosyasının reddedilmesi için bir gerekçe oluşturamaz." diyerek sürücülerin kafasındaki soru işaretlerini giderdi.

Sigorta şirketlerinin hasar değerlendirme süreçlerinde uygulanan yöntemlerin tam olarak aynı standartta olmadığını belirten TSB Başkanı Ahmet Yaşar, süreçlerin genel olarak ortak ve bağlayıcı bir mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti. Maddi hasarlı kazalar sonrasında bazı sigorta şirketlerinin, olayın meydana geldiği yeri ve oluş şeklini doğrulamak amacıyla sürücülerden kaza anında konum paylaşmalarını istemesi, bu uygulamanın yasal zemini hakkında soru işaretleri doğurmuştu. Yaşar, bu yöntemin zorunlu olmadığını vurgulayarak, şirketlerin dosyanın özelliklerine göre ek bilgi talep edebileceğini ancak konum bilgisinin her hasar dosyasında zorunlu bir belge gibi aranmasının uygun olmadığını belirtti. Bunun yerine tutanak, olay yeri fotoğrafları ve diğer belgelerle birlikte değerlendirme yapılmasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi.

Ahmet Yaşar, konum paylaşımının zorunlu olmadığını ve paylaşılmamasının tek başına hasar dosyasının reddedilmesine neden olamayacağını bir kez daha yineledi. Ancak, kazanın yeri veya gerçekleşme biçimine dair herhangi bir tereddüt yaşanması durumunda, sigorta şirketinin konum bilgisi yerine başka belge ve bilgilerle olayın doğrulanmasını talep edebileceğini de hatırlattı. Nihai kararın, dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelerin bir arada incelenmesi sonucunda verilmesi gerektiğini belirten Yaşar, konum paylaşımının mevzuattan kaynaklanan zorunlu bir uygulama olmadığını, sigorta şirketlerinin hasar incelemelerinde kullanabildiği yardımcı bir doğrulama yöntemi olduğunu vurguladı. Sigortalıların, taleplerinin reddedilmesi veya sürecin uzaması gibi durumlarda şirketten yazılı ve gerekçeli bir açıklama talep edebileceği ve bu durumda hukuki yollara başvurma haklarının saklı olduğunu da sözlerine ekledi.

Sigortacılık mevzuatı, genel sigorta şartları ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından belirlenen düzenlemelerin, hasar ihbarından tazminat ödemesine kadar olan tüm aşamalarda şirketlerin uyması gereken temel esasları belirlediğini hatırlatan Yaşar, özellikle son dönemde yapılan düzenlemelerle eksper atama süreçleri, ekspertiz raporlarının içeriği ve araç hasarlarının değerlendirilmesi konularında standardizasyonun daha da güçlendirildiğine dikkat çekti. Yaşar, sigorta şirketlerinin operasyonel yapılanmalarının ve iç işleyişlerinin, hasar ödemelerinin maliyetlerdeki önemli payı nedeniyle farklılık gösterdiğini belirtti. Şirketlerin dosya segmentasyonu, onay mekanizmaları, anlaşmalı servis ağları, sahte hasar tespit sistemleri, uzaktan ekspertiz, görüntülü tespit, otomatik belge kontrolü ve yapay zeka destekli değerlendirme gibi süreçleri kendi risk politikaları, ürün yapıları ve teknolojik altyapıları doğrultusunda şekillendirdiğini ifade etti. Bu nedenle sektörde hukuki ve teknik açıdan ortak asgari standartlar bulunmakla birlikte, bu standartların şirket içindeki uygulama biçiminin, kullanılan teknolojinin ve karar alma süreçlerinin şirketten şirkete değişkenlik gösterdiğini sözlerine ekledi. Hasar süreçlerinde hız ve otomasyonun artırılmasının önemli olduğunu ancak alınan kararların açıklanabilir, denetlenebilir, izlenebilir ve gerektiğinde insan kontrolüne açık olmasının sağlıklı bir hasar yönetimi için temel unsurlar arasında yer aldığını belirtti.

TSB Başkanı Yaşar, vatandaşların kaza sonrasında izlemesi gereken adımları, haklarını ve yükümlülüklerini doğru bir şekilde bilmesinin, hasar sürecinin hem hızlı hem de sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu doğrultuda Türkiye Sigorta Birliği'nin, vatandaşların sigorta ve hasar süreçleri hakkında doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını destekleyen bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Kaza anında ilk olarak can güvenliğinin sağlanması, gerektiğinde sağlık ve kolluk kuvvetlerine haber verilmesi ve zorunlu bir durum olmadıkça kaza yerinin terk edilmemesi gerektiğini hatırlatan Yaşar, ayrıca kaza tespit tutanağının eksiksiz ve doğru bir şekilde düzenlenmesi, olay yeri ve araçlara ait fotoğrafların çekilmesi, ilgili tüm bilgi ve belgelerin saklanması ve hasarın zaman kaybetmeden sigorta şirketine bildirilmesi gibi adımların da sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi.

Yaşar, hasar dosyasının değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasının sigorta şirketleri tarafından poliçe hükümlerine ve yürürlükteki mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiğini kaydetti. Sigortalıların sadece kendilerine düşen yükümlülükleri değil, aynı zamanda sahip oldukları hakları da bilmelerinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu nedenle Birliğin, vatandaşların sigorta ve hasar süreçleri konusunda bilinçlenmelerini sağlamak amacıyla çeşitli bilgilendirme faaliyetlerine devam ettiğini sözlerine ekledi. Kaza sonrası doğru adımların atılması, gerekli belgelerin eksiksiz toplanması ve sigorta şirketine zamanında bildirimde bulunulması, hasar sürecinin hızlı ve adil bir şekilde tamamlanmasına olanak tanımaktadır. Vatandaşların haklarını bilmeleri ve bu hakları etkin bir şekilde kullanmaları, sigortacılık sektöründe şeffaflığı ve güveni artırmaktadır. Bu süreçte sigorta şirketlerinin de mevzuata uygun hareket etmesi ve sigortalıların haklarını koruması büyük önem taşımaktadır.

Paylaş

İlgili Haberler