ASELSAN'da Maaş Zammı Yok: Satış İddiaları Alevlendi
Türkiye'nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ASELSAN'da bu yıl maaş zammı yapılmaması, şirketin olası bir satış sürecine girdiği yönündeki spekülasyonları yeniden alevlendirdi. Özellikle şirketin ABD merkezli dev yatırım fonu BlackRock tarafından satın alınacağına dair söylentiler, bu durumla birlikte daha fazla önem kazandı. ASELSAN gibi stratejik bir öneme sahip bir kurumda böylesine bir sessizliğin, piyasalarda ve kamuoyunda çeşitli yorumlara yol açması bekleniyor.
Söz konusu iddialar, siyasi arenada da geniş yankı buldu. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı açıklamalarda, geçmişte benzer durumların yaşandığını hatırlattı. Çömez, Türk Telekom, SEKA, TEKEL ve TEDAŞ gibi kamu kuruluşlarının özelleştirme süreçleri öncesinde de personel maaşlarına zam yapılmadığını belirtti. Bu uygulamanın amacının, özelleştirme öncesinde ilgili şirketi daha kârlı göstermek olduğunu savundu. Çömez, benzer bir senaryonun ASELSAN için de geçerli olup olmadığını ve şirketin ABD'li bir yatırımcıya satılmasının hedeflenip hedeflenmediğini sorguladı.
Turhan Çömez, açıklamalarının devamında, BlackRock'un Üst Yöneticisi Laurence Fink'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyareti de gündeme getirdi. Fink'in Türkiye'ye geliş amacının ne olduğu, kimlerle görüştüğü ve bu görüşmelerin içeriğinin neden kamuoyu ile paylaşılmadığı sorularını yöneltti. Bilindiği üzere, Dünya Ekonomik Forumu'nun ve BlackRock'un Başkanı olan Fink, 27 Mart tarihinde Türkiye'de bulunmuş ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmişti. Bu kritik görüşmeye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın yanı sıra Ekonomik Forum yöneticisi Alois Zwinggi de katılmıştı.
Bu iddiaları daha önce dile getiren bir diğer isim ise Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan olmuştu. Arıkan, geçtiğimiz Temmuz ayı başlarında yaptığı bir açıklamada, ASELSAN'ın ABD merkezli fon şirketi BlackRock tarafından devralınabileceği yönündeki duyumlarını paylaşmış ve bu satış sürecinde ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın da rol aldığını iddia etmişti. Arıkan, Türkiye'nin savunma sanayiindeki bu denli önemli bir kuruluşunun özelleştirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı. Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada ise, ASELSAN'ın ABD menşeli bir şirkete satılacağı yönündeki iddiaların asılsız olduğu belirtilerek, şirketin stratejik önemine vurgu yapılmış ve yabancı bir şirkete devrinin söz konusu olmadığı kesin bir dille ifade edilmişti.
ASELSAN'ın mevcut yapısı incelendiğinde, şirketin kökleri 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası uygulanan ambargolara dayanmaktadır. 14 Kasım 1975 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın öncülüğünde kurulan ASELSAN, Türkiye'nin en büyük savunma elektroniği şirketi konumundadır. Askeri haberleşme sistemleri, radar teknolojileri, elektronik harp sistemleri, hava savunma sistemleri, elektro-optik sistemler, güdüm ve silah sistemleri gibi geniş bir yelpazede projeler geliştiren şirket, aynı zamanda güvenlik, ulaşım, enerji ve sağlık teknolojileri alanlarında da faaliyetlerini sürdürmektedir. Hisselerinin büyük çoğunluğu, yani yüzde 74.20'si TSK Güçlendirme Vakfı'na aittir. Kalan yüzde 25.80'lik hisse ise Borsa İstanbul'da işlem görmektedir. ASELSAN, Türkiye'nin deniz gücünü artıran MİLGEM Savaş Sistemi Tedariki Projesi gibi önemli projeleri de başarıyla yürütmektedir.