Avrupa Liderleri Trump'ın Rusya Politikasına Karşı Ukrayna'ya Destek Kararı Aldı
Dünya

Avrupa Liderleri Trump'ın Rusya Politikasına Karşı Ukrayna'ya Destek Kararı Aldı

11

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'ya yönelik uyguladığı baskıcı tavır ve aynı zamanda Rusya Federasyonu ile yakınlaşma sinyalleri vermesi, Avrupa kıtasının önde gelen liderlerini endişeye sevk etti. Brüksel'de gerçekleştirilen acil zirvede bir araya gelen Avrupalı devlet ve hükümet başkanları, ABD yönetiminin Rusya Federasyonu'na doğru fiilen bir kayma eğilimi göstermesi ihtimaline karşı Ukrayna'ya yönelik ortak destek politikalarını sürdürme kararlılığını yineledi. Liderler, bir yandan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile diplomatik kanalları açık tutmaya çalışırken, diğer yandan Washington yönetiminin Moskova'nın yanında yer alabileceği olası bir senaryoya karşı hazırlıklarını hızlandırdı.

Donald Trump'ın Kremlin'e yönelik uygulanan enerji yaptırımlarını bir hafta gibi kısa bir sürede geri plana itmesi, Kiev'e yönelik Rus petrol rafinerilerine yönelik operasyonları durdurması yönündeki baskısı ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin meşruiyetini sorgulayan tutumu, Batı ittifakında ciddi bir kırılma noktası olarak değerlendirildi. Bu gelişmelerin hemen ardından, teknoloji girişimcisi Elon Musk'a ait olan Starlink uydu internet sistemine erişimin kısıtlanması, Ukrayna ordusunu cephe hattında zorlu bir duruma soktu. Yaşanan bu olumsuz gelişmelerin ardından, kendisini ihanete uğramış hisseden ve Donald Trump'a kamuoyu önünde sert eleştiriler yönelten Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin, Brüksel'deki zirveye katılarak bir hitap gerçekleştirmesi bekleniyor.

Brüksel'de düzenlenen zirvede bir araya gelen Fransa ve Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği üyesi pek çok ülkenin lideri, yaptıkları özel görüşmelerde Donald Trump'ın Ukrayna'yı baskı altına alarak Rusya'yı ön plana çıkarma eğiliminde olduğunu ve bu tutumun değişmesinin pek muhtemel görünmediğini ifade etti. Zirve öncesinde basına açıklamalarda bulunan Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, mevcut durumu şu sözlerle özetledi: "Batı ittifakı, birkaç gün öncesine kıyasla şu an daha zayıf bir pozisyonda bulunuyor. Eğer Ukrayna'ya destek olmazsanız, tüm Avrupa'yı ve bana göre dolayısıyla bütün NATO'yu çok daha tehlikeli bir duruma sokmuş olursunuz." Geçmişte de benzer krizlerin yaşandığına dikkat çekilirken, Oval Ofis'teki sert tartışmaların ardından istihbarat paylaşımının geçici olarak sekteye uğradığı ve Washington yönetiminin Rusya lehine 28 maddelik bir barış planını kabul ettirmeye çalıştığı hatırlatıldı. Ancak, yaklaşan kış mevsimi, Ukrayna'nın Patriot hava savunma füzelerine olan acil ihtiyacı, bütçe açıkları ve enerji altyapısına yönelik artan saldırılar, mevcut gerilimi daha da kritik bir boyuta taşıyor.

Washington'daki yaklaşan ara seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarını düşürme hedefi güden Donald Trump'ın, yaptırımlara rağmen Rus dizel yakıtı tedarik etme girişimi ve Ukrayna'dan saldırılarını durdurmasını talep etmesi, Ukrayna krizi sürecini doğrudan etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, yüksek yakıt maliyetlerinin asıl sorumlusu olarak ABD'nin Orta Doğu'daki politikalarını ve çatışmalarını gösterse de, Donald Trump fiyat odaklı adımlarını sürdürmeye devam ediyor. Gelecek ay Çin'de düzenlenmesi planlanan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Donald Trump'ın bir araya gelmesi bekleniyor. Ancak bu kritik görüşmede Ukrayna veya Avrupalı temsilcilerin yer almayacak olması dikkat çekiyor. Geçtiğimiz hafta sonu Florida'da Donald Trump'ın temsilcileri Steven Witkoff ve Jared Kushner ile yürütülen müzakereler, Ukrayna heyetinin Rus dizel anlaşması nedeniyle temasları erken kesmesi sonucu herhangi bir ilerleme kaydedilemeden sonlandı. Bu durum, Avrupa Birliği'nin elini kolunu bağlar nitelikte bir gelişme olarak yorumlanıyor.

Avrupalı yetkililer, Amerika Birleşik Devletleri'nin sağladığı silah ve kritik istihbarat desteğinin alternatifi bulunmadığı gerekçesiyle, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'ye Donald Trump'a yönelik eleştirilerini yumuşatması yönünde tavsiyelerde bulunuyor. Fransa'nın Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamalarda, önceliğin Ukrayna'ya yönelik desteğin kesintisiz sürdürülmesi olduğu vurgulanırken, Almanya Şansölyeliği konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Avrupa Birliği dışişleri bakanları ise, Washington'daki siyasi dalgalanmalara rağmen Avrupa'nın Ukrayna'ya yönelik politikasında herhangi bir değişiklik olmaması gerektiği konusunda hemfikir kaldı. Yaptırımların arkasında durmaya devam eden ve toprak bütünlüğü konusunda taviz verilmesine karşı çıkan Avrupa, Ukrayna'ya yönelik mali destek sağlama ve F-16 savaş uçakları için mühimmat tedarik etme süreçlerini sürdürüyor. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, geçtiğimiz perşembe günü Brüksel'de yaptığı açıklamalarda, "Bu savaşa kesinlikle farklı bir yaklaşımımız var. Mağdurun teslim olması için değil, saldırganın savaşı durdurması için baskı yapmamız gerektiğini görüyoruz. Ukrayna'yı sıkıştırmak doğru bir yaklaşım değildir" ifadelerini kullanarak, Avrupa'nın duruşunu net bir şekilde ortaya koydu.

Paylaş

İlgili Haberler