Bahçelievler'de Kan Donduran Ölüm: 9 Yaşındaki Kardeşin İfadesiyle Dayı Hakkında Ağırlaştırılmış Müebbet İstemi
İstanbul'un Bahçelievler ilçesinde yaklaşık iki ay önce meydana gelen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran 8 yaşındaki Oğuzhan Moğol'un yüksekten düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, küçük çocuğun ölümünde en yakın aile bireylerinden birinin parmağı olabileceği yönündeki şüpheler üzerine odaklanıldı. Özellikle, hayatını kaybeden Oğuzhan'ın 9 yaşındaki kız kardeşinin verdiği kan donduran ifade, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi. Kardeşin beyanları doğrultusunda, çocuğun dayısı Mustafa Uğur S. hakkında 'çocuğu kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Bu gelişme, olayın sıradan bir kaza olmadığını, potansiyel bir cinayet vakası olabileceği ihtimalini güçlendirdi.
Olay, 20 Ağustos 2024 tarihinde Bahçelievler Siyavuşpaşa Mahallesi'nde meydana gelmişti. 7 katlı bir apartmanın 6. katındaki dairenin penceresinden düşen Oğuzhan Moğol, olay yerinde yaşamını yitirmişti. İlk başta bir kaza olarak değerlendirilen olayın ardından başlatılan soruşturma, küçük kardeşin savcılıkta verdiği detaylı ifadelerle bambaşka bir boyut kazandı. İddianamede yer alan bilgilere göre, Oğuzhan'ın ölüm anında evde bulunan 9 yaşındaki kız kardeşi G.H.M., yaşadıklarını adım adım anlattı. Kardeşin ifadesi, dayı Mustafa Uğur S.'nin, Oğuzhan'ı pencere kenarında oturduğu sırada önce 'Seni atayım mı?' diyerek tehdit ettiğini, ardından da küçük çocuğu camdan aşağı attığını iddia etti. Bu dehşet verici beyanlar, soruşturma makamlarını harekete geçirdi ve dayı hakkında savcılık soruşturması başlatıldı.
İddianamede, küçük G.H.M.'nin ifadesi en önemli delillerden biri olarak öne çıkıyor. Kardeşin beyanına göre, olay günü öğleden sonra dayılarının evine gittiklerinde, ağabeyi Oğuzhan'ın bir süre sonra 'cips istiyorum' diye bağırması üzerine dayısı Mustafa Uğur S.'nin tepki gösterdiği belirtildi. Ardından pencere kenarında oturan dayısının, elindeki Oğuzhan'a yönelik 'Seni atayım mı?' sorusunu sorduğu ve Oğuzhan'ın ağladığı anlatıldı. Kardeşin 'Sen ne yapıyorsun?' diye bağırmasına rağmen, dayının Oğuzhan'ı pencereden aşağı attığı iddia edildi. Olayın hemen ardından yengesinin Oğuzhan'ın nerede olduğunu sorduğunda, dayının 'Uyuyor' şeklinde yalan söylediği, ancak küçük kızın 'Yalan atma' diyerek gerçeği ortaya çıkardığı da ifadede yer aldı. Küçük kızın yaşadığı travmaya rağmen gösterdiği cesaret, olayın aydınlatılmasında kilit rol oynadı.
Oğuzhan'ın ölümüne dair soruşturma kapsamında, dayı Mustafa Uğur S. ile birlikte, olayın yaşandığı sırada evde bulunan yengesi İ.S. ve kayınvalidesi Ş.K.'nin de ifadeleri alındı. Çocukların annesi İ.S. ile babası Ersin Moğol'un boşanmış olmaları ve velayetin anneye ait olması nedeniyle, anne İ.S.'nin de ifadesi alındı. Anne İ.S., olay sırasında evde olmadığını ve oğlunun nasıl düştüğünü bilmediğini belirtirken, kızı G.H.M.'nin kendisini tehdit eden aile bireyleri tarafından yönlendirildiğini ve bu nedenle dayısını suçladığını öne sürdü. Anne, kızının zaman zaman farklı beyanlarda bulunduğunu, Oğuzhan'ın oyun oynarken dengesini kaybederek düştüğünü iddia etti. Ancak küçük kızın annesi ve dayısı tarafından tehdit edildiği yönündeki iddiaları da soruşturma dosyasına girdi. Baba Ersin Moğol ise bu duruma tepki göstererek, 'Eski eşim ve diğer aile bireylerinin de ihmali olduğunu düşünüyoruz ve onların da yargılanması için hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz' açıklamasında bulundu.
Şüpheli Mustafa Uğur S. ise savunmasında, Oğuzhan'ın elinde büyüdüğünü, aralarının iyi olduğunu ve olay günü çocuklarla oyun oynadıklarını belirtti. Pencere kenarında telefonla ilgilenirken Oğuzhan'ın cama tutunarak yürüdüğünü ve dengesini kaybederek düştüğünü gördüğünü iddia etti. Tutmak için hamle yaptığını ancak yetişemediğini söyleyen S., suçlamaları reddetti ve yeğeni G.H.M.'nin ifadelerinin babası tarafından yönlendirildiğini öne sürdü. Diğer yandan, tanık H.A.'nın hastanede duyduğu 'Anne kurtar beni, elimden kaydı' şeklindeki sesin kime ait olduğu konusunda çelişkili ifadeler yer alırken, Adli Tıp Kurumu raporu da ölümün yüksekten düşme sonucu meydana geldiğini ancak düşme nedeninin net olarak belirlenemediğini belirtti. Tüm bu deliller ışığında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Mustafa Uğur S. hakkında 'çocuğu kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye sundu. Anne İ.S., kayınvalide Ş.K. ve yenge İ.S. hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Baba Ersin Moğol, iddianamenin hazırlanmasının ardından yaptığı açıklamada, kızının ifadesinin pedagoglar eşliğinde alındığını ve bu ifadenin gerçeği yansıttığını vurguladı. Kızının velayetini aldıktan sonra aile bireylerinin kendisini ve kızını tehdit ettiğini belirten Moğol, bu tehditler nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. İddianamede eksiklikler olduğunu düşündüğünü ifade eden baba, özellikle eski eşinin velayet yükümlülüklerini yerine getirmediği ve oğlunun ölümünde ihmalinin bulunduğu gerekçesiyle hakkındaki karara itiraz edeceklerini belirtti. Dayının ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanacak olmasının kendileri için bir nebze teselli kaynağı olduğunu ancak evdeki diğer şahısların da ihmallerinin bulunduğunu düşündüklerini ve onların da yargılanmalarını talep ettiklerini dile getirdi. Hukuki süreçte gerekli tüm işlemleri yaparak faillerin cezalandırılmasını istediklerini sözlerine ekledi. Dosya, önümüzdeki günlerde Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.