Bankaların Komisyon Gelirleri 5 Ayda 472 Milyar TL'ye Ulaştı
Türkiye'deki bankacılık sektörü, bu yılın ilk beş ayında elde ettiği 'ücret ve komisyon' gelirleriyle önemli bir başarıya imza attı. Bankaların, yaptıkları işlemlerden ve sundukları hizmetlerden tahsil ettiği ücretler ve komisyonlar, Ocak'tan Mayıs sonuna kadar olan dönemde toplamda 472 milyar 441 milyon liraya ulaştı. Bu rakam, bankaların ana faaliyet alanı olan faiz gelirleri dışında kalan en büyük gelir kalemini oluşturarak, sektörün finansal yapısındaki çeşitliliği ve bu gelirlerin artan önemini ortaya koyuyor. Vatandaşların yüksek faiz oranlarıyla mücadele ettiği bir dönemde, bankaların sadece hizmet bedelleri üzerinden elde ettiği bu devasa kazanç, finansal piyasalardaki dinamikleri de gözler önüne seriyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan verilere göre, sektörün net ücret ve komisyon gelirleri Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 3'lük bir gerilemeyle 94.9 milyar liraya inse de, bu durum yılın ilk beş ayındaki genel eğilimi değiştirmekte yetersiz kaldı. Yılın tamamına bakıldığında, bu kalemdeki artışın yıllık bazda yüzde 35.1'lik dikkat çekici bir orana ulaşması bekleniyor. Bu büyüme trendi, bankaların karlılıklarını destekleyen ve faiz gelirlerine olan bağımlılıklarını azaltan stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Elde edilen bu gelirler, bankaların operasyonel maliyetlerini karşılama ve yeni yatırımlar yapma kapasitelerini de güçlendiriyor.
Gelir dağılımına bakıldığında, özel mevduat bankaları 183.4 milyar lira ile komisyon gelirlerinde en büyük paya sahip oldu. Yabancı sermayeli bankalar ise 134.4 milyar liralık gelir ve yüzde 36.8'lik büyüme oranıyla öne çıktı. Kamu bankaları da 116.6 milyar liralık gelir elde ederek, geçen yıla göre yüzde 34'lük bir büyüme kaydetti. Katılım bankacılığı sektöründe ise gelirler 27.3 milyar lirada kalmasına rağmen, komisyon gelirlerini en hızlı artıran grup olmalarıyla dikkat çektiler; bu grupta büyüme oranı yüzde 52.5 olarak gerçekleşti. Net ücret ve komisyon gelirleri; para transferleri (EFT, havale, FAST), kredi kartı yıllık aidatları, POS cihazlarından alınan komisyonlar, kredi kullanım ücretleri, ekspertiz raporu bedelleri, ATM ve şube işlem ücretleri ile sigorta ve yatırım ürünlerinin satışından elde edilen aracılık gelirlerini kapsayan geniş bir yelpazeyi ifade ediyor.
Öte yandan, bankacılık sektöründe sorunlu kredileri temsil eden takipteki alacaklar oranı (TGA) da Mayıs ayında artış eğilimini sürdürdü. Sektör genelinde bu oranın yaklaşık yüzde 2.8'e yükselmesinde, yüksek faiz ortamının borçluların geri ödeme kabiliyetleri üzerindeki gecikmeli etkisinin rol oynadığı belirtiliyor. Banka grupları arasında en yüksek takipteki alacaklar oranı yüzde 3.5 ile yabancı mevduat bankalarında görülürken, yerli özel mevduat bankalarında bu oran yüzde 3.4'e ulaştı. Kamu mevduat bankalarında ise oran yüzde 2.4 ile sektör ortalamasının altında kalarak daha stabil bir tablo çizdi. Bu durum, kredi portföyü risklerinin yönetimi açısından farklı bankacılık modellerinin performansını da ortaya koyuyor.