Avrupa'da Nehirlerin Önündeki Engeller Kaldırılıyor
Avrupa genelinde nehirlerin serbest akışını engelleyen eski ve kullanılmayan yapıların kaldırılması yönünde önemli bir ivme kazanıldığı gözlemleniyor. Bu kapsamda, nehir yataklarına inşa edilmiş olan barajlar, bentler ve menfezler tek tek sökülerek doğal su döngüsünün yeniden canlandırılması hedefleniyor. Dam Removal Europe adlı kuruluşun yayımladığı son rapor, bu alanda kaydedilen ilerlemeyi çarpıcı rakamlarla ortaya koyuyor. Raporun verilerine göre, Avrupa kıtasındaki 21 farklı ülkede toplamda en az 603 adet eski nehir yapısının söküm işlemi gerçekleştirildi. Bu operasyonlar sayesinde, 3 bin 740 kilometreden daha uzun nehir kesiti, daha önce yapay engellerle bölünmüş halinden kurtularak yeniden kesintisiz bir akışa kavuştu.
Gerçekleştirilen çalışmalarda öncelik, halen aktif olarak elektrik üretimi gibi amaçlarla kullanılan büyük hidroelektrik santrallerinden ziyade, geçmişte inşa edilmiş ancak zamanla işlevini yitirmiş daha küçük ölçekli yapılara verildi. Sökülen yapılar arasında, artık su tutma veya enerji üretme kapasitesi kalmamış eski küçük barajların yanı sıra, su akışını kontrol etmek amacıyla kurulan bentler, savaklar ve karayolu geçişlerinin altından suyun akmasını sağlamak için yapılan menfezler de bulunuyor. Bu yapıların büyük bir çoğunluğunun, nehir ekosistemi üzerindeki etkileri daha sınırlı olan, 2 metreden daha alçak seviyelerde olduğu belirtildi.
Yapılan söküm faaliyetlerinde en yoğun ilerleme İsveç'te kaydedildi. Ülke genelinde toplam 173 eski nehir yapısının kaldırılmasıyla İsveç, bu alanda başı çekiyor. İsveç'i, 143 yapıyla Finlandiya ve 109 yapıyla İspanya takip ediyor. Bu önemli gelişmeyle birlikte, İzlanda ve Kuzey Makedonya da nehirlerindeki kullanılmayan yapıları kaldırma sürecine dahil olarak bu çabalara katkıda bulunan ülkeler arasındaki yerini aldı. İzlanda'daki Melsá Nehri'nde yaşanan değişim, bu sürecin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. 1958 yılında yöredeki bir çiftliğe elektrik sağlamak amacıyla inşa edilen küçük hidroelektrik barajı, zamanla işlevini yitirmesine rağmen nehrin akışını on yıllarca engellemişti. Bu yapının kaldırılmasının ardından, nehrin yaklaşık 2,55 kilometrelik bir bölümü yeniden doğal akışına kavuştu.
Bu yapıların kaldırılmasındaki temel amaç, nehirlerin ekosistem sağlığı için hayati önem taşıyan kesintisiz ve doğal akışını yeniden tesis etmek. Eski barajlar ve bentler, özellikle balık türlerinin üreme ve beslenme alanlarına ulaşmalarını sağlayan göç yollarını fiziksel olarak kesintiye uğratıyor. Ayrıca, bu yapılar nehir boyunca taşınması gereken tortu ve besin maddelerinin doğal döngüsünü de olumsuz etkileyebiliyor. Raporda belirtilen 3 bin 740 kilometrelik yeniden birleşen nehir bölümü, bu müdahalenin ne kadar geniş bir alanda nehir ekosistemlerinin iyileşmesine olanak tanıdığını gösteriyor. Avrupa'da halen yaklaşık 150 binden fazla kullanılmayan nehir yapısının bulunduğu tahmin ediliyor. Yetkililer, nehir ekosistemlerinin sağlığını korumak ve doğal akışı yeniden sağlamak amacıyla benzer çalışmaların önümüzdeki yıllarda da hız kesmeden devam ettirileceğini planlıyor.