Bilal Erdoğan: Durum vahim...
'Türkiye Yüzyılında Aile' Öğrenci çalıştayı rapor lansman programında konuşan Bilal Erdoğan, "Aile konusunda geldiğimiz durum vahim.
Türkiye'nin daha fakir bölgelerinde daha çocuklu aileler var ve insanlar zenginleştikçe, imkanları genişledikçe de daha az çocuk sahibi oluyor.
Demek ki ekonomik teşvikler bunun belki sadece tamamlayıcısı olacak" dedi.
İbn Haldun Üniversitesi tarafından yürütülen "İHÜ Yüzyıla Değer Öğrenci Çalıştayları" serisinin ikinci halkasını oluşturan “Türkiye Yüzyılı'nda Aileö temalı öğrenci çalıştığının rapor lansmanı, İbn Haldun Üniversitesi'nde gerçekleştirildi.Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, Vali Yardımcısı Hasan Gözen, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İrfan Yıldız, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Program kapsamında, çalıştay sürecinde öğrenciler tarafından ortaya konulan değerlendirme, öneri ve politika başlıkları paylaşıldı.Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen çalıştay serisi, Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen “Aile Yılı" yaklaşımıyla da örtüşecek şekilde “Türkiye Yüzyılı'nda Aile" başlığı altında düzenlendi.
Aile kurumunu merkeze alan programda; aile yapısının korunması, kuşaklar arası iletişim, dijital çağda aile ilişkileri, gençlerin aileye bakışı ve toplumsal dayanışma gibi konular öğrencilerin perspektifiyle ele alındı. 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun yalnızca ekonomik ve teknolojik kalkınma hedefleriyle değil; güçlü aile yapısı, sağlam toplumsal bağlar ve değer temelli bir gelecek anlayışıyla da şekillenmesi gerektiği vurgulandı. "GELDİĞİMİZ DURUM VAHİM" İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, “Aile konusunda geldiğimiz durum vahim.
Senaryolarda kötümser senaryo bizi 2100 yılında 55 milyona taşıyor ama aslında kötümser senaryo en realist senaryo.
Hiç de kötümser bir senaryo değil, en gerçekçi senaryo.
Şu anda ekonomik teşvikler daha çok konuşuluyor çünkü şu anda ekonomide belli sıkıntıları yaşadığımız dönemden geçiyoruz.
İnsanların çocuk yapmamasının, ailenin zayıflamasının ekonomik durumdan kaynaklandığına dair bir tespit var; ama delillendirilmemiş bir tespit.
Türkiye'nin daha fakir bölgelerinde daha çocuklu aileler var ve insanlar zenginleştikçe, imkanları genişledikçe de daha az çocuk sahibi oluyor.
Demek ki ekonomik teşvikler bunun belki sadece bir tamamlayıcısı olacak" dedi. "YENİDEN DEĞERLENDİRMEMİZ LAZIM" Bilal Erdoğan, "Asıl olan aileye ne anlam yüklediğimizi belki yeniden değerlendirmemiz lazım.
Çocuk sahibi olan anne babalara ne değer verdiğimizi konuşmamız lazım.
Şu anda kendimizle yüzleşelim; bir eğitimli bir hanımefendi 'benim altı çocuğum var' dese, 'yedi çocuğum var' dese, herhalde 'sen çok cahil bir kadınsın' gözüyle bakılır.
Bir baba tarafının anne tarafına ne tür desteği, ne tür katkısı var.
Sadece kadını ilgilendiren bir konu olmadığı da aşikar.
Elbette ki bizim derin tarihimizden, inancımızdan, kültürümüzden yeniden besleyerek anlamlandırmamız lazım.
Onu yaptığımız zaman çocuk sahibi olmayı da yeniden anlamlandırmamız gerektiğini göreceğiz.
Çünkü şu anda bu devirde 20 yaşındaki bir genç kardeşim 'Niye çocuk sahibi olmalıyım?' sorusuna kendisi acaba ne cevap verir?
Eskiden tarlada çalışacak adam lazımdı, fabrikada çalışacak çocuk lazımdı.
Böbürlenmek için çocuk lazım olan kültürler var değil mi?