Biyolojik Mücadele Felaketi: Salyangozlar Doğal Yaşamı Yok Etti
Fransız Polinezyası'nın eşsiz biyoçeşitliliği, tarımsal zararlılarla mücadele amacıyla uygulanan bir biyolojik mücadele programı nedeniyle ağır bir darbe aldı. Bölgeye dışarıdan getirilen bazı türlerin kontrolsüz yayılımı, adaların kendine has ve nesli tehlike altındaki birçok canlı türünün tamamen ortadan kalkmasına yol açtı. Bu durum, doğayı koruma adına atılan adımların bazen beklenmedik ve yıkıcı sonuçlar doğurabileceğinin acı bir kanıtı olarak kayıtlara geçti.
Sürecin başlangıcı, 1970'li yıllara dayanıyor. O dönemde yerel halka ek bir besin kaynağı sunmak ve tarım alanlarını korumak amacıyla Afrika kökenli dev kara salyangozu olan 'Achatina fulica' türü bölgeye getirildi. Ancak, bu türün doğal bir avcısı bulunmaması, popülasyonunun hızla artmasına ve tarım arazileri ile yerleşim yerlerindeki bahçelere ciddi zararlar vermesine neden oldu. Bu istilacı türle başa çıkabilmek için yetkililer, 1974 yılında Tahiti'ye 'Euglandina rosea' adıyla bilinen etçil bir salyangoz türünü saldılar. Bu yeni tür, 1977'de Moorea adasına ve ilerleyen yıllarda ise 1980'den itibaren diğer adalara da nakledildi.
Ancak, planlanan biyolojik mücadele beklenen sonucu vermedi. Etçil salyangoz olan 'Euglandina rosea', asıl hedefi olan dev Afrika salyangozları yerine, ağaçlarda yaşayan ve avlanması daha kolay olan, bölgeye özgü 'Partula' cinsine ait endemik salyangoz türlerine yöneldi. Bu endemik türler, milyonlarca yıldır bu adalarda varlıklarını sürdüren, eşsiz canlılardı. 'Euglandina rosea'nın avcılığı karşısında savunmasız kalan 'Partula' türleri, kısa süre içinde kitlesel bir yok oluşla karşı karşıya kaldı. Yapılan incelemelere göre, Moorea adasında bulunan 8 'Partula' türünden 7'si, Tahiti'de ise 8 türden 4 ila 5'i tamamen neslini yitirdi. Raiatea, Huahine, Tahaa ve Bora Bora gibi adalarda ise toplamda 44 farklı 'Partula' türünün tamamı yok oldu.
Bu yıkıcı etkinin boyutları, uluslararası doğa koruma kuruluşları tarafından da teyit edildi. Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından 2022 yılında yapılan bir değerlendirme, incelenen 51 'Partula' türünden 45'inin doğada artık bulunmadığını ortaya koydu. Tarihsel kayıtlarda yer alan 70'ten fazla 'Partulidae' familyasına ait türden ise sadece 20'den azı hayatta kalabildi. En son olarak, 'Partula pearcekellyi' türü, yaşam alanının istilacı türler tarafından tamamen işgal edilmesi gerekçesiyle Haziran 2024'te IUCN tarafından resmen 'nesli tükenmiş' olarak ilan edildi. Bu trajik olaylar, biyolojik mücadele programlarının uygulanmasında ne kadar dikkatli olunması gerektiğini ve ekosistemlerin hassasiyetini gözler önüne seriyor. 2000'li yıllardan bu yana Londra Hayvanat Bahçesi ve Fransa'daki Thoiry Parkı gibi kurumlar koordinasyonunda yürütülen uluslararası koruma çabalarıyla bazı türlerin merkezlerde üretilerek yeniden doğal yaşam alanlarına bırakılması umut verse de, yaşanan kayıpların telafisi mümkün görünmüyor.