Bodrum'un Eşsiz Koyları Özelleştirme Listesinde: Betonlaşma Tehdidi Kapıda
Gündem

Bodrum'un Eşsiz Koyları Özelleştirme Listesinde: Betonlaşma Tehdidi Kapıda

4

Türkiye'nin turizmde önde gelen merkezlerinden Muğla'nın Bodrum ilçesinde, doğal SİT alanları ve eşsiz koylarıyla tanınan bölgeler, özelleştirme kapsamına alınarak yapılaşmaya açılıyor. Bu durum, bölgedeki doğal dokunun korunması konusunda ciddi endişelere yol açıyor. Daha önce de çeşitli yapılaşma girişimleriyle gündeme gelen Bodrum'un cennet köşelerinden biri olan Kızılburun mevkiindeki kayalık alanlar, Hazine'ye ait taşınmazlar arasında yer alarak özelleştirme programına dahil edildi. Bu adım, bölgede betonlaşmanın daha da yaygınlaşması riskini beraberinde getiriyor.

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile bu stratejik bölgelerdeki arazilerin akıbeti belirlendi. Karara göre, Bodrum'un Kızılburun ve Tavşanburnu mevkilerinde bulunan, toplamda yaklaşık 120 bin metrekarelik iki ayrı taşınmaz özelleştirme kapsamına alındı. Ayrıca, Çırkan Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve yaklaşık 55 bin 374 metrekarelik bir başka taşınmaz da aynı programa dahil edildi. Özellikle Kızılburun ve Tavşanburnu'ndaki arazilerin denize doğrudan sıfır konumda bulunması, bu bölgelerin turizm ve yapılaşma açısından ne denli değerli olduğunu gözler önüne seriyor.

Özelleştirme sürecinin nasıl ilerleyeceği de kararda belirtildi. Bu değerli araziler, satış, kiralama, gelir ortaklığı modelleri veya işletme hakkının devri gibi çeşitli yöntemlerle özel sektöre kazandırılacak. Bu yöntemler aracılığıyla arazilerin ticari veya turistik amaçlı projelere dönüştürülmesinin önü açılmış olacak. Özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için ise 31 Aralık 2028 tarihine kadar bir süre öngörüldü. Bu tarihe kadar söz konusu taşınmazlarla ilgili tüm hukuki ve idari süreçlerin tamamlanması hedefleniyor.

Bodrum'un doğal güzelliklerinin korunması gerektiği yönündeki çağrılara rağmen alınan bu karar, bölge halkı ve çevreciler tarafından endişeyle karşılanıyor. Tatil beldelerindeki plansız yapılaşmanın ve betonlaşmanın zaten önemli bir sorun olduğu bir ortamda, denize sıfır konumdaki bu tür stratejik alanların özelleştirilmesi, ekolojik denge ve peyzaj bütünlüğü açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Yetkililerden, bu özelleştirme sürecinde doğal çevrenin korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınması ve bölgenin eşsiz güzelliklerinin gelecek nesillere aktarılabilmesi için hassasiyet gösterilmesi bekleniyor.

Paylaş

İlgili Haberler