Bürokratların Gezi Harcamaları Vatandaşı Borca Sürükledi
Ülkenin genelinde yüksek enflasyonla mücadele eden ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken vatandaşlar, ekonomik sıkıntıların pençesinde kıvranıyor. Bu zorlu süreçte, kamu bürokratlarının ve memurların gerçekleştirdiği yurt içi ve yurt dışı seyahatler ile ilgili harcama rakamları kamuoyunda büyük tepki topladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan tasarruf tedbirleri genelgesine rağmen, kamu kaynaklarının önemli bir kısmının temsil, tanıtma ve 'yolluk' giderleri adı altında kullanıldığı ortaya çıktı.
Devletin kendi belirlediği tasarruf tedbirlerine uyulmadığına dair endişeler artarken, resmi rakamlar dikkat çekici bir tabloyu gözler önüne seriyor. Yılın ilk dört aylık diliminde, yalnızca bürokratların ve memurların çeşitli seyahatleri ve bu seyahatlere bağlı konaklama ile yeme-içme masrafları için ayrılan 'yolluk' ödenekleri toplamda 8 milyar 554 milyon lirayı aştı. Bu rakam, vatandaşın alım gücünün düştüğü, temel gıda maddelerine dahi erişimin zorlaştığı bir dönemde kamu harcamalarının önceliklendirilmesi konusundaki tartışmaları daha da alevlendirdi.
Mayıs ayında yürürlüğe giren ve zorunlu haller haricinde temsil ve tanıtma ödeneklerine dokunulmaması yönünde bir uyarı içeren genelgeye rağmen, bu kaleme ayrılan bütçede de ciddi artışlar gözlendi. Genelgenin yayınlandığı yılın ilk dört ayında, temsil ve tanıtma giderleri için 348 milyon 491 bin lira harcandığı belirtildi. Ocak ayında 24 milyon 790 bin lira olan bu harcama, nisan ayına gelindiğinde 129 milyon 853 bin liraya yükseldi. Yılsonu itibarıyla bu kalemin toplamda 1 milyar 951 milyon 341 bin liraya ulaşacağı tahmin ediliyor.
Bu harcamaların yanı sıra, kamuda görevli personelin yurt içi ve yurt dışı seyahatlerine ilişkin 'yolluk giderleri' de dudak uçuklatan boyutlara ulaştı. Sadece bu yılın ocak ayında 1 milyar 410 milyon lira, şubat ayında 2 milyar 146 milyon lira, mart ayında 2 milyar 404 milyon lira ve nisan ayında ise 2 milyar 593 milyon lira harcandı. Bu dört aylık toplamın 8.5 milyar lirayı aşması, 'itibardan tasarruf olmaz' anlayışının vatandaşın alım gücü üzerindeki olumsuz etkileriyle birlikte değerlendirildiğinde, kamuoyunda önemli bir rahatsızlığa yol açıyor. Gelecek yıllar için öngörülen bütçeler de bu harcama eğiliminin devam edeceğine işaret ediyor.