Büyükşehir Davasında Tahliye Yok: Casusluk İddiaları Çürütüldü
İstanbul'da merakla beklenen büyük davada ara karar açıklandı. Yargılamanın 37. duruşmasında, 4 sanık hakkında tahliye talepleri mahkemece kabul edilmedi. Duruşma, 6 Temmuz tarihine ertelenerek yeni bir aşamaya geçildi. Davada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu toplam 414 sanık bulunuyor.
Özellikle dikkat çeken isimlerden biri, yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan ve İmamoğlu ile bir otelde karşılaştığı gerekçesiyle yargılanan Seza Büyükçulha oldu. Büyükçulha, savunmasında iddianamede yer alan 143 eylemin hiçbirinde adının geçmediğini vurgulayarak, suçsuz yere hapsedildiğini dile getirdi. Kendisine yöneltilen 'örgüt üyeliği' ve 'rüşvet' suçlamalarının yanı sıra gayri resmi olarak 'Belediye Başkanı'nın kasası' olduğu iddialarını da reddetti. Büyükçulha, mahkemeye seslenerek, "Bir yıldır suçsuz olduğum hâlde cezaevinde yatırılıyorum ve bunun vebalini nasıl taşıyorsunuz?" sorusunu yöneltti.
Savunmasında otelde yaşananları detaylandıran Seza Büyükçulha, Ekrem İmamoğlu ile olan karşılaşmasının tamamen tesadüfi bir sohbetten ibaret olduğunu belirtti. Çocukluk arkadaşı olan İmamoğlu ile ameliyat sonrası iyileşme sürecinde gittiği otelin restoranında ayaküstü görüştüğünü anlattı. Sohbetin kısa sürdüğünü ve sadece bir kahve teklifinde bulunduğunu, İmamoğlu'nun ise daha sonra Trabzon'da buluşma teklifinde bulunduğunu ifade etti. Bu karşılaşmanın, kendisinin 'gizli kasa' olarak nitelendirilmesine neden olan görüntülere dayanak oluşturduğunu belirtti.
Duruşmada ayrıca, tutuklu sanıklardan İBB Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy'un sağlık durumu da gündeme geldi. İmamoğlu, Ulusoy'un sağlığına ilişkin endişelerini dile getirerek önlem alınmasını talep etti. Bu esnada İmamoğlu, iddianamede adı geçen 6 örgüt yöneticisinden 4'ünün hayatını kaybettiğini de mahkeme heyetine bildirdi. Büyükçulha, ayrıca gazeteci Cem Küçük'ün kendisi hakkında henüz havalimanından bile ayrılmadan sosyal medyada 'gizli kasa' şeklinde paylaşımlar yaptığını belirterek, bu durumun delillerin nasıl toplandığına dair soru işaretleri yarattığını savundu.