CHP'de Eşine Rastlanmayan Durum: Parti Meclisi İcra Yoluyla Göreve Döndü
Türkiye siyasetinde daha önce benzeri görülmemiş bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) eski Parti Meclisi (PM), alınan bir mahkeme kararı neticesinde adeta icra yoluyla yeniden göreve getirilmiş oldu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatları aracılığıyla Ankara 3. Genel İcra Dairesi Müdürlüğü'ne sunduğu dilekçe, siyasi kulislerde bomba etkisi yarattı. Dilekçede, daha önceki parti kurultayının iptal edilmesi sebebiyle görevlerine iade edilmesi talep edilen Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerine tebligat çıkarılması istendi.
Ankara 3. Genel İcra Dairesi, bu talebi haklı bularak kabul etti. Bu karar neticesinde, 26 Temmuz 2020 tarihinde gerçekleştirilen CHP'nin 37. Olağan Kurultayı'nda seçilen Parti Meclisi üyeleri, bir icra müdürünün kararıyla tekrar yetkilendirilmiş oldu. Bu durum, parti içi demokrasi ve kurultay süreçlerinin hukuki yollarla nasıl etkilenebileceğine dair önemli bir emsal teşkil ediyor. Normal şartlarda parti organlarının belirlenmesi ve görevlendirilmesi partinin kendi tüzük ve yönetmeliklerine göre gerçekleşirken, bu olayda hukuki bir mekanizmanın devreye girmesi dikkat çekici.
Parti Meclisi, 60 asil üye ile göreve başlamış ancak zamanla belediye başkanı seçilenler veya hayatını kaybeden üyeler nedeniyle üye sayısı 52'ye düşmüştü. Ayrıca, PM listesinde bulunan 15 yedek üye bulunuyor ve bu yedeklerden ilk 8'inin, boşalan asil üyeliklere dahil edilmesi öngörülüyor. Bu gelişme, parti içindeki mevcut dengeleri ve gelecekteki olası kurultay süreçlerini nasıl etkileyeceği merak konusu oldu. Parti Meclisi, CHP içindeki en üst karar alma organlarından biri olarak biliniyor ve alınacak kararlar partinin genel politikalarını ve stratejilerini doğrudan şekillendiriyor.
Şimdi gözler, Parti Meclisi'nin ilk toplantısına çevrilmiş durumda. Bu organın, genel başkanın gündeme alacağı maddeler doğrultusunda kararlar alması bekleniyor. Partinin mevcut genel başkanı Özgür Özel'e yakın kanatların, 45 gün içinde olağanüstü kurultay toplanması yönündeki taleplerini gündeme taşıyacağı konuşuluyor. Eğer bu yönde bir karar alınamazsa, imza toplama sürecinin başlatılması da planlanıyor. Öte yandan, Kılıçdaroğlu'nun ise il kongrelerinin tamamlanmasının ardından en erken 7 ay sonra bir kurultay yapılmasını hedeflediği belirtiliyor. Bu durum, parti içinde bir kurultay takvimi ve yöntemine ilişkin ciddi bir görüş ayrılığının bulunduğunu gösteriyor. 26 Temmuz 2020'deki kurultayda PM ve YDK'ya seçilen isimlerin bu kararla görevlerine dönmesi, siyasi dengeleri yeniden gözden geçirmeyi gerektirecek nitelikte.