CHP'de İstifa Krizi: Kılıçdaroğlu'ndan Özgür Özel'e Suçlama ve Parti Kurma İddiaları
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde yaşanan istifa depremi, parti meclisi toplantısına damgasını vurdu. Parti Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi'nden istifa eden 28 üyeyi sert bir dille eleştirerek, bu kişilerin temel amacının partiyi bölmek ve yeni bir oluşum içine girmek olduğunu iddia etti. Kılıçdaroğlu'nun bu ifadeleri, parti içinde zaten var olan gerilimi daha da tırmandırdı.
Yoğun istifaların ardından 30 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısında, olağanüstü kurultay talepleri yükseldi. Özellikle Ali Öztunç, Gürsel Erol, Mehmet Tüm, Yaşar Seymen ve Oğuz Kaan Salıcı gibi isimlerin, kurultayın acilen toplanması yönündeki görüşlerini dile getirdiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun ise bu taleplere, 'Bizim de niyetimiz o yönde' şeklinde yanıt verdiği belirtildi. Ancak Gürsel Erol'un, 'Eğer niyetiniz buysa, aday olmayacağınızı da kamuoyuna açıklamalısınız' şeklindeki çıkışı, Kılıçdaroğlu ile arasında kısa süreli bir gerilime neden oldu. Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışa karşı, 'Zaten partiyi güvenli bir limana ulaştırıp görevi bırakacağımı daha önce ifade etmiştim. Gerekirse bu konuyu da netleştiririm' şeklinde bir açıklama yaptığı kaydedildi.
Toplantıda ayrıca, disiplin sürecine alınan dokuz ismin doğrudan partiyle ilişiğinin kesilmesi yönündeki kararın da tartışıldığı ve bu durumun adil bir şekilde değerlendirilmesi için tarafsız bir komisyon kurulması önerisinin yapıldığı aktarıldı. Kılıçdaroğlu'nun, istifa edenlerin niyetlerinin parti bütünlüğünü korumak değil, ayrı bir siyasi oluşum peşinde koşmak olduğunu vurguladığı öğrenildi. Parti Sözcüsü Müslim Sarı da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, istifa dilekçelerinin kendilerine ulaştığını ve bu süreçte parti yönetiminin doğrudan bir işlem yapma yetkisinin bulunmadığını, kararın mahkeme tarafından verileceğini belirtti.
Sarı, mahkeme kararının kesinleşmeden olağanüstü kurultay toplamanın hukuki açıdan mümkün olmadığını savundu. Kurultay sürecinin mahalle delegelerinden başlayarak ilerleyeceğini ve nihai tarihin mahkeme kararına bağlı olacağını ifade etti. Partinin seçime giremeyeceği yönündeki spekülasyonları ise 'ucuz bir polemik' olarak nitelendirdi. CHP'de yaşanan bu gelişmeler, partinin geleceği ve genel başkanlık yarışı hakkında önemli soru işaretleri barındırıyor.