Muhalefetten Erdoğan'a CHP'deki "Butlan" Süreci Tepkisi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki (CHP) genel başkanlık krizi ve "mutlak butlan" olarak adlandırılan hukuki süreçle ilgili yaptığı "CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda kıymeti harbiyesi yoktur" şeklindeki açıklamaları, siyasetin gündemine bomba gibi düştü. Bu ifadeler, muhalefet partileri tarafından sert tepkiyle karşılandı ve Cumhurbaşkanlığı'nın CHP'nin iç işlerine müdahil olduğu yönündeki iddiaları güçlendirdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, konuyla ilgili yöneltilen sorulara verdiği yanıtta, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirerek, "Bu işlere karışıp karışmadığını gelsin kahvehanede söylesin, vatandaş ne diyor görsün" çağrısında bulundu. Dervişoğlu, CHP'deki durumun sadece iki parti arasındaki bir mesele olmaktan çıktığını belirterek, "CHP'de hem seçilmiş hem de atanmış yönetim siyasi bir satranç oynuyor. Satranç iki kişiyle oynanır ama burada müdahil olanlar var, oyuna başkaları da girmiş. İktidar olaya müdahil, mahkemeler müdahil. Vatandaşın ortak kabulü ise demokrasi dışı bir takım olayların yaşandığı. Mesele iki tarafın meselesi olmaktan çıktı ve bu da demokrasimize katkı sağlamaz" ifadelerini kullandı. Bu sözleriyle Dervişoğlu, mevcut durumun demokrasiye zarar verdiğini ve iktidarın da bu sürece dahil olduğunu ima etti.
CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt ve CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarına sert yanıtlar verdi. Enginyurt, "Erdoğan bu işin sağında, solunda, başında ve tam ortasında" diyerek, Cumhurbaşkanlığı'nın sürece olan müdahalesini gözler önüne serdiğini belirtti. Enginyurt, daha önce Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sert eleştirilerde bulunan Erdoğan'ın, şimdi Kılıçdaroğlu'na yapılan hakaretlerden üzüntü duyduğunu söylemesinin samimiyetsiz olduğunu vurgulayarak, "Erdoğan, 'mutlak butlan' ile aynı dili kullanıyor. CHP kendi içinde bölünsün, ben de yoluma bakayım diyor. Ne yaparsan yap, yolun sonu göründü. Emekli, emekli memur, işçi, köylü, esnaf, çiftçi, gençler, kadınlar sandığı bekliyor, gideceksiniz" şeklinde konuştu. Torun ise, Erdoğan'ın sürece dahil olmadığını söylemesinin, aslında ne kadar içinde olduğunu gösterdiğini ifade ederek, "Bugün yargının siyasallaştığını, alınan kararların talimatlı olduğunu bilmeyen var mı? Mutlak butlan sürecinin nasıl işlediğini sağır sultan bile biliyor, bu olayda kendisini dışarıda tutmaya çalışıyor" dedi.
CHP Muğla eski Milletvekili Süleyman Girgin de benzer bir tespit yaparak, "Herkes CHP'ye operasyon çeken orkestranın maestrosunun Tayyip Erdoğan olduğunu biliyor. Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun attığı adımlarda bir paralellik var" değerlendirmesinde bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ise, "Butlanı kim bu partinin başına bela ettiyse Allah belasını versin" diyerek tepkisini dile getirdi ve bu durumun "devlet aklı" değil, "Saray aklı" olduğunu savundu. Bu yorumlar, muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, CHP içerisindeki hukuki ve siyasi çekişmelerin merkezinde yer almakla suçladığını açıkça ortaya koydu. Erdoğan'ın açıklamalarının, kendisini süreçten uzaklaştırma çabası olarak algılandığı ve bu durumun tam tersine, olayın merkezinde yer aldığının bir kanıtı olarak görüldüğü anlaşılıyor.