Çiftçinin Üretim Coşkusu ve Tüketicinin Cep Yakıcı Fiyatları: Bir Verimlilik Paradoksu
Ekonomi

Çiftçinin Üretim Coşkusu ve Tüketicinin Cep Yakıcı Fiyatları: Bir Verimlilik Paradoksu

3

Türkiye'de gıda enflasyonu Avrupa birinciliğini kimseye bırakmazken, vatandaşlar sofralarına koyacakları meyve ve sebzeler için dudak uçuklatan rakamlarla karşılaşıyor. Bir yanda artan fiyatlar, diğer yanda ise çiftçinin belini büken yüksek girdi maliyetleri... Bu karmaşık ekonomik tablo içinde, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), gelecek senenin bitkisel üretim tahminlerini kamuoyuyla paylaştı. Kurumun öngörülerine göre, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 12.6'lık bir artış beklenirken, meyve, içecek ve baharat bitkileri grubunda ise adeta bir bolluk yaşanacağı, üretimin yüzde 57.8 oranında yükseleceği tahmin ediliyor. Sebze üretiminde büyük bir değişim öngörülmezken, meyve rekoltelerinde ciddi bir artış beklenmesi dikkat çekiyor.

Özellikle meyve grubunda, geçen yıla kıyasla elma üretiminde yüzde 93.6, şeftalide yüzde 88.6, nektarinde yüzde 107.7'lik devasa artışlar öngörülüyor. Geçtiğimiz yılın zorlu koşulları nedeniyle üretiminin düştüğü kirazda ise yüzde 255.7'lik rekor bir yükseliş bekleniyor. Üzümde de yüzde 53'lük bir artış tahmini yapılmış durumda. Bu yüksek artış oranlarının temelinde, 2025 yılında yaşanan don olayları nedeniyle üretimde yaşanan ciddi düşüş yatıyor. TÜİK, bu baz etkisinden dolayı 2026 yılı için bazı meyve ve sebzelerde üretimin iki hatta üç katına çıkabileceği öngörüsünde bulunuyor. Ancak, mevcut durumda meyve ve sebze fiyatlarının zaten zirvede olması, beklenen bu üretim artışının dar gelirli vatandaşların sofralarına ne ölçüde yansıyacağı ve alım güçlerini ne kadar yükselteceği konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Çiftçiler, yüksek girdi maliyetlerinin yanı sıra akaryakıt fiyatlarındaki sürekli artışın nakliye masraflarını katlamasından dolayı büyük sıkıntılar yaşadıklarını belirtiyor. Bu zorluklara rağmen, hükümetin ekonomik sorunların kaynağı olarak gösterdiği bahaneler arasında ekstrem hava koşulları, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve Ramazan ayı gibi unsurlar yer alıyor. Ancak çiftçinin dile getirdiği temel sorunlar, bu bahanelerin ötesine geçiyor. Üretim maliyetlerinin karşılanamaması, çiftçileri tarlasını ekmekten caydırıyor. Bu durum, gelecekte arz sıkıntısı ve daha da yüksek fiyatlar anlamına gelebilir.

Bitkisel üretimde genel olarak verimli bir yıl beklenmesine rağmen, bazı temel ürünlerde üretim düşüşleri yaşanacağı tahmin ediliyor. Özellikle kuru soğan ve patateste beklenen rekolte düşüşü, bu ürünlerin fiyatlarının daha da yukarı tırmanmasına neden olabilir. Sebze grubunda hıyarda yüzde 8.8, kuru sarımsakta yüzde 17.5 ve salçalık kapya biberde yüzde 2.3 oranında üretim artışı öngörülürken; domates, karpuz, kuru soğan ve patates gibi temel gıda maddelerinde ise üretim azalışları söz konusu. Domateste yüzde 0.6, karpuzda yüzde 1.9, kuru soğanda yüzde 13.5 ve patateste ise yüzde 3.1'lik üretim düşüşü tahminleri, tüketiciler için endişe verici bir tablo çiziyor. Bu çelişkili veriler, gıda güvenliği ve erişilebilirliği konusunda acil ve somut politikalar geliştirilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor.

Paylaş

İlgili Haberler