Çingene Kızı Mozaiği'nin Kayıp Parçası Türkiye'ye Döndü
Amerika Birleşik Devletleri'nde tespit edilen ve uzun süredir kayıp olan "Çingene Kızı" mozaiğine ait 13. parça, yapılan yoğun uluslararası temaslar ve işbirliği sonucunda Türkiye'ye geri getirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bu önemli eserin ülkeye kazandırılmasının, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi'nin koleksiyonunu bilimsel açıdan tamamlayan ve mozaiğin bütünlüklü bir şekilde incelenmesine olanak tanıyan büyük bir başarı olduğunu belirtti. Bakan Ersoy, teslim töreninde yaptığı konuşmada, Zeugma'nın tarih boyunca Doğu ile Batı arasındaki ticaret, sanat ve kültürün buluşma noktası olmuş stratejik bir Roma kenti olduğunu hatırlattı.
Gaziantep'in ve Türkiye'nin en bilinen kültürel sembollerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" mozaiğinin, 1960'lı yıllarda gerçekleştirilen kaçak kazılar sonucu yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığını vurgulayan Bakan Ersoy, daha önce de taban mozaiğine ait 12 panelin iadesinin sağlandığını ve bu panellerin 2018 yılından bu yana müzede sergilendiğini ifade etti. Yurt dışında bulunan ve Türkiye'ye ait olan kültürel miras unsurlarının geri alınması için Bakanlığın yürüttüğü çabaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirten Ersoy, "Bugün, aynı kompozisyona ait, milattan sonra 2. ve 3. yüzyıllara tarihlenen bu 13. paneli müzemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu panelin, Grenoble Alpes Üniversitesi'nden Dr. Camila Felag'ın araştırmaları ve Zeugma Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay'ın bilimsel çalışmalarıyla, büyük "Çingene Kızı" mozaiğinin bir parçası olabileceği saptanmıştır." dedi.
Bakan Ersoy, yapılan bilimsel değerlendirmelerin ardından eserin satışa çıkarıldığının ve el değiştirdiğinin tespit edildiğini aktardı. Bu bilginin ardından Amerika Birleşik Devletleri yetkilileriyle temasa geçilerek eserin durumu hakkında bilgi istendiğini, ancak o dönemde alıcı bilgilerine ulaşılamadığını kaydetti. Süreci yakından takip eden Bakanlık uzmanlarının, uluslararası müzayede takip sistemleri aracılığıyla panelin yeniden satışa sunulduğunu tespit etmesi üzerine, daha önceki talepler ve bilimsel kanıtlar doğrultusunda iade süreçlerinin yeniden başlatıldığını anlattı. Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi'nin yürüttüğü başarılı operasyonlar sonucunda eserin Türkiye'ye iadesinin sağlandığını belirten Ersoy, bu sürecin, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelenin bilimsel araştırmalar, hukuki mekanizmalar ve uluslararası işbirliğiyle ancak başarılı olabileceğini bir kez daha gösterdiğini vurguladı. Ersoy, her bir kültür varlığının özgün bir hikayesi olduğunu, ait olduğu bütünün bir parçası olarak yeniden bir araya gelmesinin, sadece bir eseri tamamlamakla kalmayıp, aynı zamanda zedelenen bir hafızayı onardığını ve kültürel kimliği güçlendirdiğini sözlerine ekledi.
Kültür varlıklarının iadesi konusundaki uluslararası işbirliğinin önemine değinen Bakan Ersoy, ABD ile 2021 yılında imzalanan ve Türkiye'den yasa dışı yollarla çıkarılan kültür varlıklarının ABD'ye yasal girişini önlemeyi amaçlayan mutabakat zaptının, bu yıl beş yıllık yeni bir dönem için uzatıldığını duyurdu. Bu uzatmanın, iki ülke arasındaki işbirliğinin güven, süreklilik ve kararlılık temelinde ilerlediğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Türkiye'nin, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan kültürel mirasın tespit edilmesi, takibi ve ait olduğu topraklara geri getirilmesi konusunda yürüttüğü titiz çalışmaların sonucunda, 2002 yılından bu yana toplamda 13 bin 454 kültür varlığının ülkeye iadesini sağladıklarını açıkladı. Bu iadelerin önemli bir kısmının, son 8 yılda gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, en büyük hedeflerinin, kültür varlığı kaçakçılığına karşı toplumsal bilinç ve kurumsal işbirliğini güçlendirerek önleyici ve bütüncül bir mücadele anlayışı geliştirmek olduğunu dile getirdi. Bakanlık olarak, yurt içindeki kaçak kazı ve kaçakçılıkla mücadeleyi sürdürdüklerini, ihbarların değerlendirilmesi, olaylara erken müdahale ve kültürel mirasın yerinde korunması için tedbirleri sürekli geliştirdiklerini, ayrıca eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla toplumun kültürel mirasa sahip çıkma bilincini artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Ersoy, "Bu topraklardan yasa dışı yollarla çıkarılmış her kültür varlığı ait olduğu topraklara dönene kadar aynı azim, aynı inanç ve aynı kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz." diyerek mücadelesinin devam edeceğinin altını çizdi.