Çin'in Sarp Kayalıklarındaki Gizemli Tabutların Sırrı Çözüldü
Dünya

Çin'in Sarp Kayalıklarındaki Gizemli Tabutların Sırrı Çözüldü

4

Çin'in güney bölgelerindeki sarp ve ulaşılması güç coğrafyalarda binlerce yıldır varlığını sürdüren ahşap tabutların sır perdesi, yapılan son bilimsel çalışmalarla aralanıyor. Yüksek kayalıklara yerleştirilmiş bu tabutların kimler tarafından ve hangi amaçla oraya konulduğu sorusu, arkeologlar ve tarihçiler için uzun yıllardır süregelen bir muammaydı. Ancak son teknoloji antik DNA analizleri, bu gizemli geleneği uygulayan kadim topluluklarla günümüzde Çin'in Yunnan eyaletinde yaşamlarını sürdüren Bo halkı arasında doğrudan bir genetik bağlantı olduğunu ortaya koydu.

Nature Communications adlı saygın bilimsel dergide yayımlanan araştırmanın detayları, bu tarihi gizemin aydınlatılmasına büyük katkı sağlıyor. Bilim insanları, Çin'deki dört farklı noktada bulunan 'asılı tabut' alanlarından elde edilen 11 bireyin antik genomunu titizlikle inceledi. Bu genetik veriler, modern Yunnan eyaletinin Qiubei ilçesine bağlı She De köyünde yaşayan 30 Bo bireyinin genomuyla karşılaştırıldı. Elde edilen sonuçlar, şaşırtıcı bir şekilde, günümüzdeki Bo topluluğunun genetik yapısının önemli bir kısmının, geçmişte bu sıra dışı cenaze ritüelini uygulayan topluluklardan miras kaldığını gösterdi.

Asılı tabut geleneği, ölülerin geleneksel defin yöntemlerinden farklı olarak toprağa gömülmek yerine, özel olarak hazırlanan ahşap tabutlara yerleştirilerek, sarp kayalıkların zirvelerindeki doğal oyuklara, mağaralara veya kayalara monte edilen ahşap iskeleler üzerine bırakılmasını içeriyor. Bu cenaze uygulaması, yalnızca Çin'in güneyinde değil, aynı zamanda Güneydoğu Asya'nın çeşitli bölgelerinde de rastlanan ve yaklaşık üç bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilen köklü bir gelenek. Tarihi kayıtlarda bu uygulamanın sıklıkla Bo halkıyla ilişkilendirilmiş olması, yapılan genetik çalışmalarla somut bir şekilde doğrulanmış oldu. Ancak, Bo topluluğunun Ming Hanedanlığı'nın son dönemlerinden itibaren tarihi kayıtlarda neredeyse yok olması, bu bağlantının kesin olarak kanıtlanmasını zorlaştırıyordu. Antik DNA analizleri, bu tarihi bağlamı genetik düzeyde destekleyerek, yüzyıllardır süregelen bir gizeme ışık tuttu.

Araştırmada incelenen Çin'deki insan kalıntılarının yaşları, yaklaşık 660 ile 2 bin 490 yıl öncesine kadar uzanıyor. Genetik analizler, sadece asılı tabut geleneğini uygulayan eski toplulukların değil, aynı zamanda günümüzde yaşayan Bo halkının da, Neolitik dönemde Güney Doğu Asya'nın kıyı bölgelerinde yaşamış topluluklarla güçlü genetik bağlar taşıdığını ortaya koydu. Bu bulgu, kültürel ve genetik etkileşimlerin ne kadar geniş bir coğrafyaya yayıldığını göstermesi açısından büyük önem taşıyor. Dahası, bilim insanları bu araştırmayı Tayland'ın kuzeybatısındaki Pang Mapha bölgesinde bulunan ve 'kütük tabut' olarak bilinen farklı bir defin geleneğine ait dört bireyin antik genomunu analiz ederek genişletti. Çin ve Tayland'daki bu farklı tabut örneklerinde ortak genetik izlerin bulunması, bu cenaze pratiklerinin tekil olaylar olmayıp, daha geniş bir coğrafi ve kültürel etkileşim ağının parçası olabileceği fikrini güçlendiriyor. Araştırmacılar ayrıca, yaklaşık 1200 yıl önce asılı tabut topluluklarının, Çin'in kuzeydoğusundaki ve Sarı Nehir havzasındaki topluluklarla da etkileşime geçtiğine dair genetik kanıtlar buldu. Bu durum, coğrafi olarak izole gibi görünen bu toplulukların, sanılandan çok daha fazla etkileşim içinde olduğunu gösteriyor. Asılı tabut geleneğinin zamanla kaybolması ve Bo halkının da uzun süre tarih sahnesinden çekilmiş olması, bu topluluğun kökenlerine dair soru işaretleri yaratıyordu. Ancak yeni DNA sonuçları, Yunnan'da yaşayan Bo halkının, bu eski ve gizemli cenaze ritüelini gerçekleştiren atalarıyla genetik bir devamlılık içinde olduğunu kesin olarak kanıtlayarak, sarp kayalıkların üzerindeki tabutların ardındaki topluluğa dair en güçlü bilimsel kanıtı sunuyor.

Paylaş

İlgili Haberler