Davutoğlu'nun Vekilinden Çarpıcı Açıklamalar: Mehmet Şimşek'e Çağrı
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun vekili Avukat Hasan Seymen, gazeteci Şaban Sevinç'in Taşyapı İnşaat sahibi Emrullah Turanlı ile katıldığı bir canlı yayında gündeme getirilen Kadıköy'deki Meteoroloji arazisiyle ilgili ortaya atılan iddialara yönelik kapsamlı bir yazılı açıklama yaptı. Seymen, açıklamasında, Davutoğlu hakkında kullanılan bazı ifadelerin 'iftira ve hakaret' niteliği taşıdığını belirterek, ilgili yayıncı ve iş insanı hakkında yasal yollara başvurulacağını bildirdi.
Seymen, yaptığı bilgilendirmede, söz konusu araziyle ilgili özelleştirme süreçlerinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü ve bu idarenin o dönemde Maliye Bakanlığı'na bağlı olduğunu vurguladı. Tüm ilgili işlemlerin ve kararların Maliye Bakanlığı'nın onayı ve denetimi altında gerçekleştiğini ifade eden Seymen, iddiaların kamuoyunda yer bulduğu dönemin Maliye Bakanı olan Mehmet Şimşek'e seslendi. Şimşek'in, süreçle ilgili tüm bilgi ve belgelere hakim olduğunu ve bu konuda kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapması gerektiğini savundu. Seymen, "Sayın Mehmet Şimşek, esas itibarıyla tüm bilgi ve belgelere bugün de sahip olan bakan olarak, belgeli bir şekilde bu iddialara yanıt vermekle yükümlüdür" şeklinde konuştu.
Açıklamasında, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararlarının, ilgili bakanın sunduğu dosya ve bilgiler doğrultusunda alındığını ileri süren Seymen, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Mehmet Şimşek'in konu hakkındaki sessizliğini eleştirdi. Özelleştirme kapsamındaki tüm kurum, kuruluş ve taşınmazlara yönelik idari işlemlerin ve ihale süreçlerinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın sorumluluğunda olduğunu belirten Seymen, iptal kararlarının da yine aynı idarenin yetkisinde olduğunu hatırlattı. Canlı yayında gündeme gelen kararın, ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından alınan nihai onay kararı olduğunu ifade eden Seymen, Danıştay'ın daha önce verdiği yürütmeyi durdurma kararından ötürü, esas hakkında nihai bir karar verilinceye kadar herhangi bir işlem yapılamayacağının hukuki bir zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.
Seymen, Danıştay'ın nihai kararının ardından yapılan işlemlerin, Ahmet Davutoğlu'nun görevde bulunmadığı bir döneme denk geldiğini belirterek, bu aşamalara ait belgelere erişimlerinin mümkün olmadığını dile getirdi. Elde ettikleri duyumlara göre, ikinci ihalenin, Emrullah Turanlı'nın yayında iddia ettiği gibi daha düşük bir bedelle değil, ilk ihalenin yaklaşık iki katı bir meblağ ile sonuçlandığını öne sürdü. Bu çerçevede, ihale sürecinin tüm aşamalarına dair detaylı bilgi ve belgelerin Mehmet Şimşek tarafından kamuoyu ile paylaşılmasının gerekliliğini vurguladı. Açıklamada ayrıca, ilk ihalede 'Ortak Sosyal Kullanım Alanı' olarak belirlenen ve daha sonra imara açıldığı iddia edilen 8 bin metrekarelik alan konusuna da değinildi. Seymen, bu imar değişikliğini 'yağmacılık ve haksız kazanç temini' olarak nitelendirerek, işlemin hangi birim tarafından gerçekleştirildiğinin acilen aydınlatılması gerektiğini savundu. Arazinin, müteahhitin iddialarının aksine kendilerine ait bir hak olmadığını belirten Seymen, eski veya yeni müteahhitlerin bu bölgede konut veya alışveriş merkezi inşa etme yetkisi bulunmadığını iddia etti. Seymen, açıklamasının sonunda, ilgili tüm işlemlerden sorumlu kişilerin tespit edilerek hesap vermelerinin sağlanması gerektiğini ifade etti.