Türkiye'nin Otoyol ve Köprü Özelleştirmelerinde Son Durum: Fransız Devi de Adaylar Arasında
Türkiye'nin ulaşım altyapısının kritik unsurlarından olan köprü ve otoyolların özelleştirilme süreci hız kazanıyor. 30 yıl süreyle işletme hakkının devredilmesi planlanan bu önemli varlıklar için hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgisi yoğunlaşmış durumda. Özellikle uluslararası altyapı projelerinde deneyimli şirketler, bu büyük ihalelerde yer almak için şimdiden hazırlıklarını yapıyor. Özelleştirme modelinin, varlıkların tek bir bütün olarak mı yoksa coğrafi veya işlevsel olarak birkaç parçaya ayrılarak mı gerçekleştirileceği konusundaki değerlendirmeler devam ediyor.
Sektördeki gelişmeler, Fransız altyapı devi Egis'in de Türkiye'deki yetkililerle temas halinde olduğunu gösteriyor. 20 farklı ülkede toplamda 29 yol ve otoyol işletmeciliği tecrübesine sahip olan Egis, Türkiye'nin stratejik geçiş noktalarındaki bu özelleştirme fırsatını yakından takip ediyor. Şirket temsilcilerinin, potansiyel iş birliği modellerini ve ihalenin detaylarını görüşmek üzere Ankara'da temaslarda bulunduğu belirtiliyor. Egis'in küresel ölçekteki deneyimi, Türkiye'nin altyapı projelerine uluslararası standartlarda bir yönetim anlayışı getirme potansiyeli taşıyor.
Özelleştirme sürecinin, ekonomik bütünlüğü ve operasyonel verimliliği göz önünde bulundurarak üç veya dört ayrı grup halinde yapılandırılması ihtimali de masada duruyor. Bu yaklaşım, farklı yatırımcı gruplarının sürece dahil olmasını kolaylaştırabilir ve rekabeti artırabilir. Karayolları Genel Müdürlüğü kontrolündeki mevcut köprüler ve çevre otoyollarının, işletme hakkı devri, uzun süreli kiralama veya gelir paylaşımı gibi çeşitli finansal ve operasyonel modellerle özelleştirilmesi öngörülüyor. Ancak, bu süreçte mülkiyet devrinin söz konusu olmayacağı vurgulanıyor. Tüm bu işlemlerin en geç 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanması hedefleniyor.
Özelleştirmeyle yakından ilgilenen Egis'in yanı sıra, yerli sermayeli büyük inşaat ve altyapı şirketlerinin de potansiyel yatırımcılar arasında yer aldığı biliniyor. Bu firmaların, uluslararası ortaklıklar kurarak veya kendi bünyelerinde güçlü konsorsiyumlar oluşturarak ihalelere katılması bekleniyor. Bu durum, hem yerel ekonominin güçlenmesine katkı sağlayacak hem de yabancı sermayenin ülkeye girişini teşvik edecektir. Sürecin nihai karar aşamasına gelmesiyle birlikte, Türkiye'nin ulaşım ağının geleceğine yön verecek bu önemli özelleştirmelerin detayları daha da netleşecektir.