Death Valley'deki Gizemli Hareketli Kayalar: Bilimsel Açıklama Bulundu
Amerika Birleşik Devletleri'nin en kurak ve en sıcak bölgelerinden biri olan Death Valley Ulusal Parkı içinde yer alan Racetrack Playa, yıllardır bilim insanları ve doğa meraklılarının ilgisini çeken benzersiz bir fenomene ev sahipliği yapıyor. Bu kuru göl yatağında bulunan ve ağırlıkları yüzlerce kilogramı bulabilen devasa kayaların, hiçbir insan müdahalesi olmadan kendi kendilerine hareket ederek geride uzun ve belirgin izler bırakması, uzun süre gizemini korudu. Bu olağanüstü hareketlerin ardındaki sır perdesini aralamak için yapılan kapsamlı araştırmalar nihayet sonuç verdi.
Racetrack Playa'nın düz ve geniş yüzeyinde gözlemlenen bu hareketli kayalar, hareket ettikleri yön boyunca zeminde adeta birer ressamın fırça darbeleri gibi derin ve kalıcı izler bırakıyor. Bazı kayaların bu izler sayesinde metrelerce yol kat ettiği görülürken, bu denli ağır cisimlerin nasıl olup da bu kadar uzun mesafeler boyunca hareket edebildiği sorusu, geçmişte çeşitli spekülasyonlara yol açmıştı. Kayaların hareket anına doğrudan tanıklık etmek oldukça zor olduğundan, bu doğaüstü görünen olay hakkında farklı teoriler üretilmişti. Ancak yapılan gözlemler ve bilimsel incelemeler, bu hareketin doğaüstü değil, belirli ve bir araya gelmesi gereken çevresel koşulların bir sonucu olduğunu ortaya koydu.
Bilim dünyasının vardığı sonuca göre, bu kayaların hareketini sağlayan karmaşık süreç, çölde oluşan sığ su birikintilerinin kış gecelerinde dondurucu soğuklara maruz kalmasıyla başlıyor. Geceleri sıcaklığın sıfırın altına düşmesiyle birlikte, kayaların etrafında ince bir buz tabakası oluşuyor. Gün içerisinde sıcaklıkların yeniden yükselmesiyle birlikte bu buz tabakası parçalanmaya başlıyor. Oluşan geniş ve ince buz parçaları, hafif esintilerin bile etkisiyle kayaların altına doğru itiliyor ve böylece kayalara bir miktar kuvvet uyguluyor. Bu kuvvet, ıslak ve dolayısıyla kayganlaşmış zeminde bulunan ağır kayaların yavaş ve kademeli bir şekilde hareket etmesini sağlıyor.
Bu büyüleyici doğa olayının gerçekleşebilmesi için birden fazla etkenin aynı anda ve belirli bir düzen içinde bir araya gelmesi gerekmektedir. Öncelikle, zeminin donabilecek kadar suyla kaplı olması ilk şartı oluşturuyor. Ardından, bu suyun buz tabakası oluşturacak kadar düşen gece sıcaklıklarında donması gerekiyor. Buzun parçalanabilmesi için sıcaklıkta meydana gelecek bir değişim ve bu parçalanan buz kütlelerini hareket ettirecek yeterli kuvvette bir rüzgârın esmesi de olmazsa olmaz koşullar arasında yer alıyor. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, en ağır kayalar bile çamurlu ve kaygan zeminde adeta süzülerek ilerleyebiliyor. Yıllardır merak edilen bu hareketin arkasında, doğanın kendine özgü ve bir araya gelmesi zor koşulların yarattığı fiziksel bir süreç yatıyor.