DEM Parti'nin Eylemleri Cumhur İttifakı'nda Gerginliğe Yol Açtı: Erdoğan'a Durum Bildirildi
Son günlerde yürürlüğe giren ve kamuoyunda 'çerçeve yasa' olarak bilinen düzenlemenin ardından, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından sergilenen bazı tutumlar ve sahadan yansıyan görüntüler, Cumhur İttifakı'nda ciddi bir iç tartışmayı alevlendirdi. Terör örgütü mensuplarının posterlerinin açılması, örgütle bağlantılı kişilere yönelik taziye programlarının düzenlenmesi ve kutlama etkinlikleri, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) içinde sert tepkilere neden oldu. Parti kulislerinde yapılan değerlendirmelerde, bu tür eylemlerin toplumsal desteği olumsuz etkilediği ve özellikle milliyetçi seçmenin iktidardan uzaklaşmasını hızlandırabileceği endişesi hakim.
'Açılım süreci' adı altında hazırlanan ve 'çerçeve yasa' olarak adlandırılan yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, gözler DEM Parti'nin ve terör örgütünün atacağı adımlara çevrilmişti. Ancak, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından DEM Parti'den gelen bazı açıklamalar ve terör örgütü üyelerinin posterlerinin kamu alanlarında sergilenmesi, örgüt mensupları için düzenlenen taziyeler ve kutlama görüntüleri, AKP'de derin bir rahatsızlık yarattı. Parti yöneticileri, sürecin toplum nezdinde kabul görmesi için daha 'temkinli, kapsayıcı ve yaşanan acılara saygılı' bir dil kullanılması gerektiğini vurguluyor. Son dönemdeki görüntülerin, özellikle şehit aileleri ve yakınları nezdinde büyük tepki topladığı ve toplumdaki mevcut endişeleri daha da artırdığı belirtiliyor. Bu tavrın, söz konusu sürecin toplumsal zeminini zedelediği görüşü yaygınlaşıyor.
Edinilen bilgilere göre, AKP'nin üst düzey yöneticileri, DEM Parti ve terör örgütüyle iltisaklı çevrelerin kullandığı söylemler ve sahadaki gösteriler hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a kapsamlı bir bilgilendirme yaptı. Parti kulislerinde yer alan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, terör örgütü mensuplarını yücelten posterlerden ve sözde 'zafer kutlaması' havası yaratan etkinliklerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği belirtiliyor. Sürecin başından bu yana kritik bir rol üstlenen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de benzer bir rahatsızlık hissettiği iddia ediliyor. Cumhur İttifakı'nın kilit isimleri, 'barış ve toplumsal bütünleşme' amacı güden bu sürecin, terör örgütünün bir siyasi veya toplumsal zaferi olarak algılanmasına kesinlikle karşı çıkıyor. AKP kaynakları, bu tür olumsuz görüntülerin devam etmesi halinde, sürecin iktidar açısından yönetilmesinin daha da zorlaşacağı yönünde bir değerlendirme yapıyor.
AKP ve MHP açısından en büyük endişelerden biri, Cumhur İttifakı'nın tabanında oluşan güçlü tepki olarak öne çıkıyor. Özellikle şehit yakınları, gaziler ve milliyetçi-muhafazakâr seçmen kitlesinin, DEM Parti'nin açıklamalarına ve terör örgütü mensuplarını yücelten görüntülere karşı belirgin bir tepki gösterdiği kaydediliyor. AKP içindeki müzakerelerde, Cumhur İttifakı'nın oy oranlarındaki düşüş eğilimi ve milliyetçi seçmenin iktidardan uzaklaşma potansiyeli de gündeme getiriliyor. Süreç kapsamında atılan adımların kamuoyuna yeterince etkili bir şekilde anlatılamadığı, buna karşılık terör örgütü mensuplarının posterlerinin taşındığı görüntülerin çok daha geniş kitlelere ulaştığı ve olumsuz bir algı yarattığı belirtiliyor. Parti yöneticileri, milliyetçi seçmendeki olası bir kopuşun hem devam eden sürece hem de Cumhur İttifakı'nın gelecekteki seçim stratejilerine zarar verebileceği endişesini taşıyor. Bu nedenle, DEM Parti'den toplumu galeyana getirebilecek türden açıklama ve eylemlerden kaçınması bekleniyor. AKP'li yetkililer, bu tür görüntülerin sürmesi halinde, çözüm süreci adı verilen girişimin toplumsal meşruiyetini yitireceği ve terörle mücadeledeki hassas dengelerin bozulacağı konusunda uyarıyor.
AKP kaynakları, söz konusu açıklamaları ve gösterileri, 'sürece zarar veren, toplumsal rızayı zedeleyen ve tahrik edici eylemler' olarak nitelendiriyor. Toplumun önemli bir kesiminin bu tür adımlara hala mesafeli yaklaştığını belirten parti yetkilileri, atılacak her adımın bu hassasiyetler göz önünde bulundurularak planlanması gerektiğinin altını çiziyor. AKP'li yöneticiler, terör örgütünün silah bırakma hedefinin, toplumun sürece tam olarak ikna olmasıyla aynı aşamada olmadığını ifade ediyor. Terör örgütünün silah bırakmasının önemli bir gelişme olduğunu ancak tek başına kalıcı bir çözüm için yeterli sayılamayacağını belirtiyorlar. Kalıcı bir huzur ortamının tesis edilebilmesi için, şehit ailelerinin ve toplumun geniş kesimlerinin hissettiği acıların ve hassasiyetlerin dikkate alınmasının zorunlu olduğu vurgulanıyor. Bu bağlamda, DEM Parti'nin kullanacağı dilin ve sergileyeceği tutumun, sürecin geleceği açısından belirleyici bir rol oynayacağı savunuluyor. Bir AKP'li yetkili, gerçek bir barış ortamında taraflardan birinin diğerine karşı zafer naraları atmayacağını belirterek, 'Kendi yaşadığınız acıyı dile getirirken, başka bir annenin yüreğine dokunan bir eylemde bulunamazsınız' şeklinde bir değerlendirmede bulundu. Geçmişte güvenlik güçleri ve sivil vatandaşların hayatını kaybetmesine neden olan terör örgütü mensuplarının posterlerinin taşınmasının, toplumsal entegrasyon söylemiyle çeliştiğini savunan aynı yetkili, herkesin kendi yasını tutma ve taziyesini yaşama hakkı olduğunu ancak bir kişinin, kardeşini öldüren bir teröristin fotoğrafını taşıyarak gurur duyduğunu ifade ettikten sonra, 'barış' talebiyle kapısına gidilemeyeceğini belirtti. Başka bir AKP'li yetkili ise silah bırakma, devlet güvenliğinin sağlanması ve toplumsal barışın birbirinden farklı kavramlar olduğuna dikkat çekerek, 'Eğer silahı bıraktıysanız, aynı zamanda tahrik edici eylemleri de bırakmalısınız. Silah sustuğunda ancak dil silaha dönüşürse, bu kavganın bittiği anlamına gelmez; yalnızca biçim değiştirdiği anlamına gelir' diyerek durumu özetledi. AKP'nin üst düzey kurmayları, önümüzdeki dönemde DEM Parti'nin yapacağı açıklamaların, düzenleyeceği etkinliklerin ve sahadan yansıyacak görüntülerin yakından takip edileceğini belirtiyor. Cumhur İttifakı'nın, tabanında oluşan tepkinin daha fazla büyümesini engellemek amacıyla, DEM Parti'den 'zafer havası yaratan görüntülere ve terörü yücelten söylemlere derhal son vermesini' beklediği ifade ediliyor. Bu durumun, sürecin selameti ve ittifakın geleceği açısından kritik önem taşıdığı vurgulanıyor.