Devasa Yüzen Şehir Projesi 'Freedom Ship' Yeniden Gündemde
Dünya

Devasa Yüzen Şehir Projesi 'Freedom Ship' Yeniden Gündemde

3

1990'lı yıllardan bu yana zaman zaman kamuoyunun dikkatini çeken ve ardından rafa kaldırılan 'Freedom Ship' (Özgürlük Gemisi) adlı devasa yüzen şehir projesi, yatırımcıların girişimiyle yeniden hayata geçirilme potansiyeli taşıyor. Kalıcı bir deniz yerleşimi olarak planlanan bu vizyoner proje, sahip olduğu iddialı teknik özellikler, öngörülen devasa bütçe ve beraberinde getirdiği çevresel etkilerle yeniden tartışma yaratıyor. Projenin hayata geçirilmesi durumunda, insanlık tarihinde benzeri görülmemiş bir yaşam alanı oluşturulması hedefleniyor.

Resmi kaynaklardan edinilen bilgilere göre, tamamlandığında yaklaşık 2 milyon grostonluk bir hacme ulaşması beklenen bu yüzen şehir, 1.6 kilometre uzunluğunda, 244 metre genişliğinde ve tam 30 katlı bir gökdelen kadar yüksekliğe sahip olacak. Projenin güncel maliyet tahmininin 16,1 milyar Amerikan doları seviyesinde olduğu belirtiliyor. Geleneksel yolcu gemilerinden farklı bir konseptle tasarlanan Freedom Ship, sadece bir ulaşım aracı olmanın ötesinde, uzun vadeli bir yaşam alanı sunmayı amaçlıyor. Bu kapsamda, konut birimlerinin yanı sıra çeşitli iş yerleri, ilköğretimden yükseköğretime kadar eğitim kurumları, tam teşekküllü hastaneler ve ileri düzey tıbbi araştırma merkezleri de gemi bünyesinde yer alacak.

Freedom Ship'in sosyal donatıları da en az mimari ve mühendislik özellikleri kadar dikkat çekici. Bünyesinde lüks oteller, dünya mutfaklarından lezzetler sunan restoranlar, finansal işlemler için bankalar, kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak müzeler, geniş alışveriş merkezleri ve 15.000 kişilik kapasiteye sahip bir spor stadyumu bulunacak. Ayrıca, eğlence odaklı su parkları ve büyük ölçekli konser salonları da sakinlerin ve ziyaretçilerin sosyal yaşamını zenginleştirmeyi hedefliyor. Geminin aşırı boyutları nedeniyle geleneksel limanlara yanaşması mümkün olmayacağından, dünya turunu yaklaşık iki yılda tamamlaması ve saatte ortalama 8 mil (yaklaşık 7 deniz mili) hızla sürekli hareket halinde olması planlanıyor. Bu devasa yapıda, 80.000'e kadar insanın yaşaması öngörülüyor. Yolcuların, ziyaretçilerin ve gerekli lojistik malzemelerin taşınması ise feribotlar, özel ikmal tekneleri ve hava araçları aracılığıyla açık denizde gerçekleştirilecek.

Yatırımcı grubun aktardığı detaylara göre, gerekli finansmanın sağlanması halinde inşaat sürecinin Endonezya'da başlayıp, gemi gövdesinin denizde parçalar halinde birleştirilmesiyle ilerlemesi planlanıyor. İnşaatın tahmini olarak 3 ila 4 yıl sürmesi bekleniyor ve projenin bazı bölümlerinin tamamlanması beklenmeden sakinlerin yerleşmeye başlayabileceği de ifade ediliyor. Bununla birlikte, projenin çevresel etkileri ve hukuki boyutu önemli soruları beraberinde getiriyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre küresel deniz taşımacılığının önemli bir sera gazı emisyon kaynağı olduğu biliniyor. Freedom Ship geliştiricileri, sıkışık liman trafiğini azaltma, gelişmiş hibrit tahrik sistemleri kullanma, enerji geri kazanımı ve gelişmiş su ile atık yönetimi gibi çevresel taahhütlerde bulunsa da, şehir ölçeğindeki yaşam alanlarının, hastanelerin ve ticari faaliyetlerin sürekli enerji ihtiyacının yanı sıra, açık denizdeki yoğun hava ve deniz trafiğinin yaratacağı karbon ayak izi projenin temel çevresel denklemini oluşturuyor. Ayrıca, açık denizlerde yürütülecek ticari faaliyetlerin, tıbbi araştırmaların ve atık yönetimi süreçlerinin hangi uluslararası yasal mevzuatlara ve denetim mekanizmalarına tabi olacağı da güncelliğini koruyan önemli bir hukuki sorundur.

Paylaş

İlgili Haberler