Devlet Tiyatroları'nda Kadro Talebi: Sanat Emekçileri Güvenceli Gelecek İstiyor
Devlet Tiyatroları bünyesinde proje bazlı görev alan yaklaşık 700 sanat emekçisi, mevcut çalışma sisteminin getirdiği gelir istikrarsızlığı ve güvencesizlikle mücadele ediyor. Sahne üzerinde aktif rol alan ve konservatuvar eğitimi almış olmalarına rağmen, bu sanatçılar genellikle 'figüran' olarak nitelendiriliyor veya günlük yevmiyeli sözleşmelerle çalıştırılıyor. Sanatçılar, bu durumun sona ermesini ve kendilerinin de diğer meslektaşları gibi düzenli bir 4/B statüsünde kadroya geçirilmesini talep ediyor.
Çalışma koşullarındaki belirsizliğin altını çizen ve ismini gizli tutmak isteyen bir tiyatro sanatçısı, aylık gelirlerinin oyun sayısına bağlı olarak 35 bin TL'den 5 bin TL'ye kadar büyük dalgalanmalar gösterdiğini belirtti. Bu gelir düzensizliği, sanatçıları geçimlerini sağlamak amacıyla pazarcılık veya kafe gibi farklı sektörlerde ek işler yapmaya zorluyor. Ancak, ani gelişen turne programları ve yoğun prova takvimleri, bu ek işlerin yürütülmesini de güçleştiriyor. Ayrıca, kurumun, çalışanların hak arama mücadelelerini engellemek amacıyla aylık çalışma sürelerini kasıtlı olarak 25 günle sınırladığı yönünde iddialar da mevcut.
2019 ve 2022 yıllarında yapılan düzenlemelerle kadro hakkı kazanan meslektaşlarıyla aynı görev ve sorumlulukları üstlendiklerini dile getiren sanatçılar, yaşadıkları bu ayrımcılığın sonlandırılmasını istiyor. Sorunun çözümüne yönelik adımlar atmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne başvuruda bulunan tiyatrocular, Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde kalıcı bir yasal düzenleme yapılmasıyla 12 ay boyunca güvenceli ve öngörülebilir bir gelire kavuşmayı umut ediyor. Bu talepler, sanatın toplumsal değerine ve sanatçıların emeğine verilen önemin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Son dönemde Tamer Karadağlı'nın Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'ne atanmasıyla birlikte, kurumdaki güvencesiz çalışma biçimleri konusundaki tartışmalar daha da alevlendi. Karadağlı, göreve başlamadan maaş aldığına dair iddialara karşı, çalışmayanların istifa etmesi gerektiğini belirterek disiplin vurgusu yapmıştı. Sanatçılar ise temel sorunun çalışmamak değil, günlük ücretli ve güvencesiz istihdam modeli olduğunu savunarak, 4/B statüsünde kadrolu ve güvenceli bir çalışma düzeni talep ediyor. Bu durum, sanat emekçilerinin haklı taleplerini ve mevcut sistemdeki iyileştirme ihtiyacını bir kez daha gündeme getiriyor.